162 yıl önce yaklaşık 1,5 milyon Çerkesin anayurtlarından sürgün edildiği belirtilen açıklamada şöyle denildi:
“Yüz binlerce insan sürgün yollarında ve gemi ambarlarında salgın hastalıklar, açlık ve ağır yaşam koşulları nedeniyle hayatını kaybetti. Hayatta kalanlar ise parçalı ve dağınık iskan politikalarıyla asimilasyona açık hale getirildi. Çerkes halkının yaşadığı tarihsel acılarla yüzleşilmedi, inkâr ve asimilasyon politikaları farklı biçimlerde sür-dürülmeye devam etti. Buna rağmen Çerkes halkı dilini, kültürünü, toplumsal hafıza-sını ve tarihsel varlığını koruma mücadelesinden vazgeçmedi.
Sürgünü, inkarı ve asimilasyonu yaşamış halklar, Türkiye ve Ortadoğu’da bugün benzer politikalara maruz bırakılan halkların acısını en yakından hisseder. Bu nedenle Çerkes halkının anadiliyle, kültürüyle ve kimliğiyle özgürce var olma mücadelesi demokrasi, eşitlik ve ortak yaşam mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır.
ÇERKESLERE EŞİT YURTTAŞLIK HAKKI TANINMALIDIR
Türkiye’de yaşayan Çerkes halkının anadilini öğrenme, kültürünü yaşatma, tarihsel hafızasını özgürce geleceğe taşıma, eşit yurttaşlık hakkına sahip olma, anayurda dönüş ve çifte yurttaşlık talepleri meşrudur ve karşılanmalıdır. Çerkes Soykırımı resmi olarak tanınmalı; halkların tarihsel acılarıyla yüzleşilerek adaletin yolu açılmalıdır. Çünkü geçmişle yüzleşmeyen hiçbir toplum, ortak ve demokratik bir geleceği gerçek anlam-da kuramaz.
DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu olarak, bu ülkenin toplumsal yaşamına, kültürel çeşitliliğine ve demokrasi mücadelesine önemli katkılar sunan Çerkes halkı-nın yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. 21 Mayıs 1864’te sürgün yolla-rında, Karadeniz’in derinliklerinde ve salgın hastalıklar içinde yaşamını yitiren tüm Çerkesleri saygıyla anıyoruz.”