HABER-Mehmet Türk
Diyarbakırlı sanayici Ali İhsan Özdoğan, kamuoyuna açıklanan Mega Sanayi Planı’nda Diyarbakır’ın yer almamasına dikkat çekti. Özdoğan, bu kararın yalnızca bir yatırım tercihi değil, bölgesel kalkınma vizyonu açısından ciddi bir eksiklik olduğunu vurguladı.
“Sanayi yatırımları yalnızca ekonomik büyüme araçları değildir; şehirlerin kaderini belirleyen, göçü yönlendiren ve toplumsal refahı şekillendiren stratejik kararlardır” diyen Özdoğan, genç nüfusu yüksek, üretim iştahı güçlü ve bölgesel ticaret açısından kritik konumda bulunan Diyarbakır’ın böylesine kapsamlı bir planlamada görmezden gelinmesini “ciddi bir eksiklik” olarak nitelendirdi.
“DİYARBAKIR BÜYÜME EŞİĞİNDE”
Özdoğan açıklamasında Diyarbakır’ın sahip olduğu potansiyele dikkat çekti. Şehrin; Türkiye ortalamasının üzerinde genç ve dinamik bir iş gücüne sahip olduğunu, genişleme ihtiyacı bulunan organize sanayi bölgeleriyle büyüme eşiğinde bulunduğunu, Orta Doğu pazarlarına kara bağlantısıyla stratejik lojistik avantaj taşıdığını, Tarım, sanayi ve ticaret entegrasyonunu sağlayabilecek güçlü bir üretim potansiyeli barındırdığını ifade etti.
Buna rağmen plan dışında bırakılmasının, gençlerin umutlarını ve bölgenin üretim gücünü zayıflatacağını belirten Özdoğan, bunun uzun vadede ülkenin dengeli kalkınma hedeflerine zarar vereceğini söyledi.
“GENÇ NÜFUS YÜK DEĞİL”
Genç nüfusun yoğun olduğu şehirlerin desteklenmesi gerektiğini dile getiren Özdoğan, “Eğer gençlere üretim alanı açılmazsa göç artar, sosyal maliyet büyür ve ülke ekonomisi uzun vadede kaybeder. Planlamalar demografik gerçeklerden kopuk olmamalıdır” ifadelerini kullandı.
SANAYİCİLERDEN ÇAĞRI
Bölgedeki sanayiciler adına net bir çağrıda bulunan Özdoğan, Mega Sanayi Planı’nın yeniden gözden geçirilmesini istedi. Diyarbakır ve benzeri yüksek potansiyele sahip şehirlerin bu vizyonun dışında bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Özdoğan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
DİYARBAKIR ÜRETMEK İSTİYOR
“Diyarbakır beklemek değil, üretmek istiyor. Gençlerimiz göç etmek değil, çalışmak istiyor. Şehrimiz yardım değil, fırsat eşitliği talep ediyor.”