HABER / Mehmet Rumet SOYLU
TESK Genel Başkan Vekili ve DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu, Diyarbakır’ın geleceğinin siyasi tartışmalarla değil, üretim, yatırım ve istihdam odaklı bir anlayışla şekillenmesi gerektiğini belirtti. Ebedinoğlu, seçimlerin hiçbir baskı veya siyasi etkinin gölgesinde kalmadan, demokratik ilkeler doğrultusunda gerçekleştirilmesi çağrısında bulundu.
Diyarbakır’ın binlerce yıllık ticaret kültürü, girişimci kimliği ve üretim gücüyle bölgenin en önemli ekonomik merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Ebedinoğlu, şehrin geleceğini belirleyecek en önemli unsurun üreten insanların emeği ve yatırımcıların cesareti olduğunu ifade etti.
MESLEK KURULUŞLARI SİYASETİN DEĞİL, ÜRETİMİN ORTAK AKLI OLMALI
Meslek kuruluşu seçimlerinin yalnızca yeni yöneticilerin belirleneceği bir süreç olmadığını dile getiren Ebedinoğlu, bu seçimlerin aynı zamanda Diyarbakır ekonomisine yön verecek anlayışın da belirleneceği önemli bir dönemeç olduğuna dikkat çekti. Meslek kuruluşlarının siyasetin mücadele alanı değil; üretimin, ticaretin, istihdamın ve kalkınmanın ortak akıl merkezleri olduğunu belirten Ebedinoğlu, bu kurumların bağımsızlığının korunmasının hem üyelerin temsil gücü hem de ekonomik istikrar açısından hayati olduğunu kaydetti. Hiçbir siyasi anlayışın ya da grubun bu kurumları kendi etkisi altına almaması gerektiğini vurguladı.
Diyarbakır’ın bugün en fazla yatırım, üretim, ihracat ve istihdama ihtiyaç duyduğunu ifade eden Ebedinoğlu, gençlerin geleceğe umutla bakabilmesi, esnafın ayakta kalması, sanayicinin büyümesi ve tüccarın önünü görebilmesi için güçlü ve bağımsız meslek kuruluşlarına ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Toplumsal birlik ve ortak hedeflere dikkat çeken Ebedinoğlu, “Artık enerjimizi ayrışmaya değil birleşmeye, tartışmaya değil üretmeye, kutuplaşmaya değil kalkınmaya harcamalıyız. Kaybedilen her fırsat Diyarbakır’ın kaybettiği bir fırsattır. Kazanılan her yatırım ise yalnızca bir işletmenin değil, bütün şehrin kazancıdır.”
Ebedinoğlu, yaklaşan seçimlerin kardeşlik, sağduyu ve demokratik olgunluk içerisinde gerçekleşmesini temenni ederek, “Kazanan kişiler ya da gruplar değil; Diyarbakır’ın ekonomisi, üreticisi, esnafı, sanayicisi ve geleceği olmalıdır.” dedi.