Bismil Belediyesi tarafından, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İklim Değişikliği Başkanlığı ve Avrupa Birliği (AB) eş finansmanıyla hayata geçirilen “Tarımda Kendi Kendine Yeten Bismil” projesinin açılış toplantısı, Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Toplantıya Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, Bismil Belediye Eşbaşkanları Mizgin Ekin ve Güven Tanrıkulu, ilçe belediye eşbaşkanları, DİSKİ Genel Müdürü Mehmet Şerifoğlu, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Yönetim Kurulu Üyesi Çetin İnanç ve yurttaşlar katıldı.
Programın açılışında konuşan İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Uzmanı Erdoğan Karaca, Avrupa Birliği ile birlikte yürütülen hibe programı kapsamında desteklenen çalışmanın yerel uygulamalara önemli katkılar sunacağını belirtti.
“STRATEJİK BİR ÇALIŞMA HAYATA GEÇİRİLDİ”
Bismil Belediyesi Eşbaşkanları Mizgin Ekin ve Güven Tanrıkulu ise Bismil’in toprağını ve geleceğini koruma altına almak amacıyla stratejik bir çalışmanın hayata geçirildiğini ifade etti. Bismil’in Mezopotamya’nın kalbinde yer aldığını ancak iklim değişikliği nedeniyle artık ciddi krizlerle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Eşbaşkanlar, şunları söyledi: “İklim değişikliği; çiftçimizin mahsulünde, musluğumuzdan akan suda hissettiğimiz bir gerçekliktir. İklim krizine karşı dirençli bir kent inşa etmek istiyoruz. Bu projeyle doğayla savaşmadığımızı, onunla uyum içinde yaşayabileceğimizi birlikte ortaya koymak istiyoruz.”
BUCAK: İKLİM KRİZİNE KARŞI DOĞRU POZİSYON ALMAK
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak da iklim krizinin yarattığı tahribat karşısında hem evrensel hem de kent ölçeğinde doğru bir pozisyon alınmasının önemine dikkat çekti. Mezopotamya’nın binlerce yıldır insanları doyuran verimli bir coğrafya olduğunu belirten Eşbaşkan Bucak, insan ile ekoloji arasındaki ilişkinin korunmasının ve doğanın kentteki üretimle uyumlu hale getirilmesinin hayati önemde olduğunu söyledi.
Eşbaşkan Bucak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler uzun yıllardır kendi toprağında doyabilen, üretebilen ve yaşamını sürdürebilen bir toplum için doğayı koruma anlayışının ne kadar önemli olduğunu ifade ediyoruz. Yerelde seçilmiş yönetimlerin, kentin ihtiyaçları temelinde halkla, üreticiyle, katılımcı, şeffaf ve çoğulcu bir anlayışla yürüttüğü çalışmalar son derece kıymetlidir. Bu projenin de coğrafyamızda tarımsal alanda yürütülecek yeni çalışmalara vesile olmasını diliyorum.”
PROJENİN HEDEFİ
Tarımsal üretimde yerel kapasitenin güçlendirilmesini ve iklim krizine karşı dayanıklı bir üretim modelinin oluşturulmasını hedefleyen projenin; kamu kurumları, yerel yönetimler ve meslek örgütlerini bir araya getirmesi planlanıyor.