Diyarbakır'da Peygamber Sevdalıları Vakfı, Alimler ve Medreseler Birliği (İttihad-ul Ulema) ve Özgür Kudüs Platformu öncülüğünde merkez Sur ilçesindeki Ulu Cami önünde bir araya gelen katılımcılar, tekbir getirip ABD ve İsrail karşıtı sloganlar attı.
Grup adına açıklama yapan Habip Akdoğan, Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze'nin İsrail'in sistematik saldırıları ve yayılmacı politikaları altında ağır bir kuşatma yaşadığını belirtti.
İsrail'in Gazze'de başlattığı ve Lübnan, Suriye, Yemen ile İran'a yaydığı çatışma sürecinin asla bir "güvenlik" meselesi olmadığını ifade eden Akdoğan, bölge ülkelerini zayıflatma, parçalama ve köleleştirme operasyonu olduğunu söyledi.
İsrail'in "saldırganlığının" dünya barışını doğrudan tehdit eden bir boyuta ulaştığını dile getiren Akdoğan, şunları kaydetti:
"Tüm bu saldırılar göstermektedir ki zulmün rengi, dili veya sınırı yoktur. Batılı güçler ve siyonist akıl, İslam coğrafyasını zayıflatmak için tek bir vücut gibi hareket etmektedir. Emperyalist güçler kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakıp İslam coğrafyasına karşı birleşmişken, bugün Müslümanlara düşen kendi aralarındaki ihtilafları bir kenara bırakmaları, ümmet bilincini yeniden güçlendirmeleri, mazlumların yanında güçlü bir duruş sergilemeleri, vahdet içinde hareket etmeleri ve bu küresel kuşatmaya karşı sarsılmaz bir kale inşa etmektir. Gazze'de dökülen kan ile Yemen'de açlıktan can veren çocuğun feryadı birdir. Gazze'nin okullarında bombalanan çocuklarla Tahran'ın okullarında bombalanan kız çocukları birdir."
Mardin
Merkez Artuklu ilçesindeki Şakir Nuhoğlu Camisi önünde bir araya gelen grup İsrail'e lanet, Filistin ve Mescid-i Aksa'ya destek mesajları içeren döviz ve pankartlar taşıdı.
Grup adına açıklama yapan Fasih Memiş, Orta Doğu'nun, modern dünyanın gözleri önünde sistematik bir yok etme operasyonuna sahne olduğunu belirtti.
Kudüs ve Mescid-i Aksa'da süren işgal ve baskı politikalarının Orta Doğu'da kalıcı istikrarsızlığa neden olduğunu, bölgesel çatışmaları derinleştirdiğini, uluslararası gerilimleri artırdığını ve dünya barışını tehdit eden krizleri büyüttüğünü ifade eden Memiş, şöyle konuştu:
"Müslümanların ilk kıblesi Kudüs, siyonist işgalin pençesinde kimliksizleştirilmeye çalışılırken İsrail'in başlattığı saldırılarla Gazze, tarihin en büyük toplu mezarlığına dönüştürülmüştür. Bu, sadece bir toprak kavgası değil, bir inancın ve halkın kökünü kazıma girişimidir. Gazze'de taş üstünde taş bırakmayan, Kudüs'ün mahremiyetini çiğneyen bu terör mekanizmasının lokomotifi olan Amerika ve İsrail ikilisinin bölgedeki yayılmacı emelleri, bölgedeki kaosun ana kaynağıdır. İsrail, bugün İran'ı doğrudan hedef alarak bölgesel bir savaşı tetiklemekten, bölgeyi topyekün bir yangın yerine çevirmekten çekinmemektedir."
Midyat ilçesinde de Bahçelievler Mahallesi'ndeki Veysel Karani Cami önünde toplanan vatandaşlar, tekbir getirdi, İsrail karşıtı sloganlar attı.
Grup adına açıklama yapan Murat Yalçın, Kudüs'ün yalnızca Filistin halkının değil bütün Müslümanların ve tüm insanlığın ortak mirası olduğunu belirtti.
Yalçın, Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze'nin özgür olması gerektiğini kaydetti.