ÖZEL HABER-Yusuf AKSAÇLI
Diyarbakır’ın Sur ilçesi, İnönü Caddesi üzerinde, Çift Kapı ile Tek Kapı arasındaki bölümde yer alan türbe, Diyarbakır’ın eski surlarının hemen dibindedir. Günümüzde kabri demir parmaklıklarla çevrili ve ziyaret edilebilen bu türbe, etrafında yeşil bezler ve küçük nişan taşlarıyla manevi bir atmosfer sunar.
Türbenin ismi gibi, Hintli Baba’nın kim olduğu da net belgelerle tam olarak bilinmeyen bir figürdür. Ancak halk arasındaki rivayetler ve tarihî kaynak parçaları, bu şahsiyetin etrafında birden çok anlatıyı gündeme getirir:
Bir rivayetler göre; Hindistan’dan gelen bir ermiş zattır kendisi. Bu rivayete göre, Hindistan’dan Diyarbakır’a gelen Hintli Baba, şehrin sokaklarında yaşamış, uzun süre ayakkabı tamirciliği yapmış ve mütevazı hayatıyla halkın gönlünde yer edinmiştir. Ayrıca son derece yardımsever ve ibadetinde olan Hintli Baba yaşarken de Diyarbakırlıların ilgisine mazhar olmuştur. Ölümünden sonra da bugünkü türbeye defnedilmiştir.
DEĞİŞİK RİVAYETLER SÖYLENİR
Bir diğer geleneksel anlatıya göre ise; Hintli Baba’nın 639 yılında Diyarbakır’a giren Arap ordusu sırasında şehit düşen sahabelerden biri olabileceğini söyler. Bu görüşe göre türbe, İslam’ın erken dönemlerinden kalma bir mezar yeridir.
Başka bir iddiaya göre de; ‘Hintli’ lakabı, Hindistanlı olmasından değil, Akkoyunlu Devleti içinde güçlü ‘Hind’ adlı bir aşiretin reisi olmasından dolayı verilmiştir. Bu görüş, ünlü edebiyatçı Süleyman Nazif’in aile geçmişine dayalı anlatılarda da geçer. Nitekim Nazif bu durumu, ‘Gene İran-ı Viran’ başlıklı yazısında, kendisine yapılan saldırıları cevaplandırırken, "Validemin ceddi Akkoyunlu devletinin en kuvvetli istinatgâhı olan 'Hindî' adlı bir Türk aşiretinin reisidir" demektedir.
Türbenin manevi atmosferi, tarihî gerçeklerden daha öteye geçer. Diyarbakırlılar ve şehir ziyaretçileri burayı sadece bir tarihî eser olarak değil, dua ve ziyaret edilen bir kutsal durak olarak görürler. Özellikle bereket, sağlık ve huzur dilemek isteyenler buraya gelir. Ayrıca, çocukları sınavlara giren ve evlenmek isteyenlerin de uğrak yeri haline gelmiştir. İnsanlar buraya yeşil bezler bağlar veya küçük nişan taşları bırakırlar.
EN ÇOK KONUŞULAN, EN AZ BELGELENEN
Diyarbakır’ın surları ve tarihî yapıları kadar, bu tür manevi figürlerin hikâyeleri ve türbeleri, kentin kültür mozaiğinin önemli parçalarıdır. ‘Hintli Baba’ adıyla anılan bu türbe, belgelenemeyen ama nesiller boyunca aktarılan efsaneler, inançlar ve halk hafızası arasındaki köprüyü temsil eder. Hintli Baba Türbesi belki de Diyarbakır’ın en çok konuşulan ama en az belgelenen tarihî kişiliklerinden biri. Bu yüzden ziyaretçileri hem tarihî sorular hem de ruhani meraklarla buluşturuyor.