ÖZEL HABER / Mehmet Rumet SOYLU–Veli BALTACİ
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Dil Geliştirme ve Koruma Şube Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen “Diller Bahçesi (Gulîstana Zimanan)”, tehlike altındaki dillere dikkat çekmek amacıyla ziyaretçilerini ağırlıyor.
UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ DİLLER HAKKINDA FARKINDALIK
Dil Geliştirme ve Koruma Şube Müdürü Tahir Baykuşak, Uzun yıllardır var olan bahçeyi anlamlı, akılda kalıcı ve farkındalık yaratan bir mekâna dönüştürmek için çalışma yürüttüklerini belirterek, “21 Şubat Uluslararası Ana Dil Günü’nde hayata geçirerek Türkiye’de yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan birçok dile dikkat çekmek istedik.
Bahçede, her biri farklı bir dili temsil eden sokaklar oluşturuldu. Kürtçe, Zazaca, Süryanice, Hemşince, Ermenice, Lazca, Çerkesçe, Romanca, Osetçe ve Abhazca için ayrılan bölümlerde, ilgili dillere ait çeşitli kelimelerin yer aldığı tabelalar bulunuyor.
Umut, güzellik, aşk, onur, yaşam, sevgi, ışık, irade, mutluluk, insanlık, dil, bilgi, inanç ve özgürlük gibi kavramları, her dilde ziyaretçilerle buluşturmayı hedefledik” dedi.
DİL, İNSANLIĞIN ORTAK MİRASIDIR
Unutulmaya yüz tutmuş diller konusunda yurttaşların ilgisini çekmeyi hedeflediklerini ifade eden Baykuşak, “Her sokağın girişinde o dile ait isim tabelasının yanı sıra bir karekod da yer alıyor.
Ziyaretçiler bu karekodları telefonlarıyla okutarak ilgili dil hakkında genel bilgilere, bahçenin hikâyesine ve tabelalarda kullanılan kelimelerin anlamlarına ulaşabiliyorlar. Bu çalışmamızla, dillerin bu bahçedeki güller gibi olduğunu anlatmak istedik.
Bir gülü koparmak nasıl hayatımızdan bir rengi eksiltirse, bir dilin yok olması da insanlığın ortak mirasından bir rengin kaybolması anlamına gelir. Diller ve halklar birlikte yaşadıklarında güzelleşir düşüncesindeyiz” diye ifade etti.
TEHLİKE ALTINDAKİ DİLLER, KORUNMALI
Bölgede benzeri bulunmayan Diller Bahçesi’nin diğer belediyelere de örnek olmasını umduklarını ifade eden Baykuşak şunları söyledi:
“Özellikle tehlike altındaki dillerin korunması gerektiğinin farkındayız. Başta Kürtçe, Zazaca ve diğer lehçelerimiz olmak üzere anadilin korunması ve kullanılmasının ne kadar hayati bir durum olduğuna dönük farkındalık oluşturma amacımızın meyvelerini görmek bizim için sevindirici bir durum.
Her birey, kendi ana dilinde yaşama ve eğitim alma hakkına mutlaka sahip olmalıdır. Diller Bahçesi, yalnızca bir park değil; farklı kültürlerin, kimliklerin ve dillerin bir arada yaşama iradesini simgeleyen önemli bir farkındalık projesi olarak öne çıkıyor.”