Demokratik Dil Kurumları’nın, “Statüden eğitime kadar müzakere için yeni bir çerçeve” şiarıyla 27-28 Haziran tarihlerinde düzenlediği Kürt Dil Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. ÇandAmed Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen açıklamaya, çok sayıda kişi katıldı.
Açıklamanın Kurmancî’sini konferansın hazırlık komisyonu adına Leyla Kaymaz, Kurmançkî’sini ise Mehmet Şahin okudu. Açıklamada, konferansın temel amacının Kürt dilinin hukuki statüsü, dil politikaları ve uygulamaları, anadil eğitimi, toplumsal rolü ve statüsü ile Kürt dilinin geleceğe yönelik stratejileri konusunda akademi, siyaset ve sivil toplum kuruluşları arasında tartışma ve iş birliği için bir zemin oluşturmak olduğu belirtildi. İki gün süren konferansta 19 panelistin çeşitli konularda sunum yaptığı ve 550 delegenin katıldığının aktarıldığı açıklamada, konferansın 7 oturumdan oluştuğu kaydedilerek, “Her konu kendi soru ve sorunlarıyla değerlendirildi, dil ve eğitimle ilgili toplumsal sorunlara çözümler analiz edildi ve sonuç olarak önemli bulgular elde edildi. Mevcut sorunlar analiz edildi ve somut çözüm önerileri ortaya çıktı” denildi.
Konferansta ele alınan konular şu şekilde hatırlatıldı:
Kürtçenin hukuki statüsü, mevcut durumu ve gelecek beklentileri,
Anadil ve çok dilli eğitim stratejileri ve zorlukları
Dil farkındalığının korunmasında kültürün, sanatın ve medyanın rolü ve işlevi
Sivil toplum katılımıyla Kürt dilinin güçlendirilmesine yönelik deneyimler
Kürtçenin nesiller arası aktarımı ve sürdürülebilirlik stratejileri
Partilerin ve yerel yönetimlerin dil stratejileri ve politikaları
Kürtçe dil stratejileri ve politikaları görüşüldü ve kararlar alındı.
‘Kürt halkı için siyasi statü, kimlik ve özgürlüğün anahtarıdır’
Açıklamada, “Konferansımızda dilin insanlar, toplumlar ve uluslar için önemi değerlendirildi. Dil, yalnızca bir iletişim aracı olarak görülmedi. Dil, insanları insan yapar ve insanlara ve uluslara kimlik kazandırır. Dil, bir toplumun büyük hafızasıdır. Varoluşun ve yokluğun öznesidir. Toplumun yapı taşıdır. Ulus olmanın temel direğidir. Kürt halkı için siyasi statü, kimlik ve özgürlüğün anahtarıdır. Dil, geçmişten gelen tarihi hafızayı, kültürel değerleri ve gelenekleri taşıyan ve bunları geleceğe aktaran, böylece hayata anlam kazandıran ve sürekliliğini sağlayan yaşayan bir mirastır. Kürt halkı, tarih boyunca baskı dalgasına karşı direniş göstermiştir ve bu dalgayı püskürtecek güce, iradeye ve yeteneğe sahiptir. Kürt Dili Konferansı, bu dilsel farkındalık ve hafıza doğrultusunda, amaçlarına uygun olarak düzenlenmiş ve Kürt dilinin prestijini yükseltmeye temel teşkil edecek Kürt dili çalışmaları için kriterler belirlenmiştir. Kürt dilinin kullanımı, Kürt yurtseverliğinin vazgeçilmez bir ölçütü olarak tanımlanmıştır. Kürtçe, Kürt halkının siyasi temsili ve Kürt ortamlarının yönetimi için bir araç olarak tanımlanmıştır.
‘Dil için yapılan çalışmalar, savunma kapsamının ötesine geçecektir’
Konferansımız, dil çalışmaları için bir vizyon belirlemiştir; bu vizyonun temeli şudur: Dil için yapılan çalışmalar, savunma kapsamının ötesine geçecektir. Kürt dilinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması, ulusal ve demokratik yaşam için yapıcı bir çaba olarak gerçekleştirilecektir. Konferansımız, Kürt dilinin korunması, yaygınlaştırılması ve geliştirilmesi için statü, anadil eğitimi ve dilin kamusal alanda aktarılması gibi bazı araç ve yöntemleri belirlemiştir. Özellikle, Kürt dilinin nesiller arası aktarımı, geliştirilmesi, canlandırılması ve toplumsallaştırılması için gerekli fırsatlar belirlenmiştir. Bunlar arasında özerk okullar, çevrimiçi okullar, gezici okullar, anaokulları, akademiler ve dil vakıfları kurulması vb. yer almaktadır.
‘Dil çalışmaları raporlarını kamuoyuyla paylaşacaktır’
Konferansımızda Kürt dilinin korunması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması ulusal bir misyon olarak tanımlanmıştır. Dil kurumlarıyla birlikte Kürt hareketinin tüm dinamikleri bu misyonun aktörleri olarak belirlenmiştir. Buna göre, tüm kurumlar, örgütler, platformlar ve yurtsever çevreler Kürt diliyle ilgili yıllık plan ve programlarını açıkça belirleyecek ve dil çalışmaları raporlarını kamuoyuyla paylaşacaktır. Alınan kararların takibi ve Kürt dili çalışmalarının güçlendirilmesi için bir mekanizma kurulacaktır.
‘Kürt dili yasasının oluşturulması kilit konudur’
Konferansımız, Kürtlerin statüsünü demokratik bir çözüm için temel kriter olarak tanımlamıştır. Barış Süreci ve Demokratik Toplumun anahtarı, Kürt dilinin statüsünün anahtarıyla açılabilir. Bu nedenle konferansımız, Kürt dilinin statüsünün önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulunmuştur. Kürt dili yasasının oluşturulması, Kürt halkı için kilit bir konudur. Kürtlerin statüsünün belirlenmesi ve Kürt dilinin hayatta kalması için en önemli kavram müzakeredir. Kürt halkı, Kürt dilinin gelişmesi, korunması ve yaygınlaştırılması için mümkün olan en geniş birliği kuracaktır. Bunun için de iç müzakereler yürütecek ve dilleri için gerekli adımları atacaklardır” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, konferansta gerçekleşen görüşme, değerlendirmelerin ardından heyetin oy birliğiyle ortaya çıkan tavsiye ve kararlar şu şekilde sıralandı:
Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü dil mücadelesinden ayrı tutmuyoruz. Kürtçeyi koruma, geliştirme ve yayma mücadelesini, Sayın Öcalan’ın fiziksel özgürlüğünü elde etme mücadelesinin bir parçası olarak görüyoruz.
Kürt dilinin kullanımı, Kürt halkının siyasi temsilinin bir ölçüsüdür. Kürt halkını temsil etmek ve Kürt ortamlarını yönetmek isteyen herkes Kürtçe bilmelidir.
15 Mayıs (Kürt Dili Günü) haftası festival gibi kutlanacaktır. Bu hafta boyunca, istisnai durumlar dışında, 15 Mayıs’tan önce hiçbir program düzenlenmeyecektir.
Dilin tanıtımı ve canlandırılması amacıyla her 2 yılda bir konferans düzenlenecektir.
Dil kurumlarının tek çatı altında ortak faaliyetler yürütmesini sağlamak amacıyla bir Kürt Dil Kurumları Komünü kurulacaktır.
Kürt dilinin Kürdistan’da birinci dil haline gelmesi için, Kürt kurumlarının tüm belgeleri Kürtçe olarak hazırlanacak ve gerekirse diğer dillere çevrilecektir.
Folklor faaliyetlerinin kurumsallaştırılması ve sürdürülebilirliği için yerel yönetimlerle işbirliği içinde planlama yapılmalıdır.
Her yurtsever kurum ve kuruluş, bütçesinden dil faaliyetleri için bir bütçe ayırmak zorundadır.
Tüm kurumlar, Kürtçe konuşamayan, okuyamayan veya yazamayan çalışanları için, dil yeterlilik seviyelerine göre Kürtçe eğitim atölyeleri düzenleyecektir.
Kurumların resmi internet siteleri, sosyal medya hesapları ve basın açıklamaları öncelikle Kürtçe olarak yayınlanacaktır. Gerekirse diğer dillere çevrilecektir.
Çevrimiçi bir okul kurulması için çalışmalara başlanmalıdır.
Şehrin kentsel yapısının Kürtleştirilmesi için çalışmalar yapılacaktır ( kurumların, bölümlerin, sokakların, caddelerin, parkların vb. isimleri).
Kürt dilinin geliştirilmesi için çalışan tüm çevrelerle birlikte ortak ve koordineli çalışmalar yürütülecektir.
Kürt Dili Konferansı, 8-9 Haziran 2026 tarihlerinde düzenlenen Yerel Yönetimler Konferansı’nda Kürt dilinin kurulmasına ilişkin alınan kararları memnuniyetle karşılar ve destekler.
Kürtçe Kirmanckî/Zazaki lehçesinin yeniden canlı bir dil haline gelmesi için planlı çalışmalar yürütülmelidir. Bu bağlamda, özerk bir kurum (Vakıf veya Akademi) kurulmalıdır.
Kürt Dili Konferansı’nda, kültürel olarak özgün bir televizyon kanalı ve bağımsız bir Kirmanjki/Zazaki kanalı açılması yönünde oy birliğiyle bir öneri sunuldu.