Diyarbakır Haberleri

Diyarbakır’dan kadınlara önemli uyarı! Rahim kanseri ölümleri arttı

Bölgedeki rahim ağzı kanserinin nedenlerine dikkat çeken Dr. Zelal Savaş Coşkun, “Bölgemizde kadınlar sık muayeneye gitmedikleri için rahim ağzı kanserine bağlı ölümler diğer bölgelere oranla daha fazla oluyor” dedi.

Abone Ol

ÖZEL HABER / Güneş OCAĞA - Ceren AKYIL

Rahim ağzı kanseri, dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer alırken, kansere bağlı kadın ölümlerinde ise 4’üncü sırada bulunuyor. Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Zelal Savaş Coşkun, bölgede birçok kadının düzenli kontrol yaptırmadığını, bu nedenle hastaların çoğu zaman erken evrede değil, doğrudan kanser tablosuyla hastaneye başvurduğunu ifade etti.

“RAHİM AĞZI KANSERİ ÖLÜMLERDE 4’ÜNCÜ SIRADA YER ALIYOR”

Dr. Coşkun, rahim ağzı kanserinin dünyada 100 binde 4-5 kadında görüldüğünü belirterek, Türkiye ise dünyadaki sıralamada 9-10’uncu sırada yer aldığını söyledi. Coşkun, “Bu kanserin görülme sıklığı ve buna bağlı ölümler gerçekten üzücü bir durum. Meme, akciğer ve kalın bağırsak kanserlerinden sonra rahim ağzı kanseri, ölümlerde 4’üncü sırada yer alıyor. Ancak rahim ağzı kanseri erken dönemde tespit edilebilirse yüzde 100’e yakın tedavi edilebilen bir hastalıktır. Özellikle düzenli smear testi yaptıran hastalarda hastalığı erken evrede yakalamak mümkündür. Bazen hiç semptom vermeden de rahim ağzı hastalıkları gelişebilir. Bizim bölgemizde ise rahim ağzı kanserine bağlı ölümler diğer bölgelere göre daha fazla. Bunun en önemli nedeni, kadınların düzenli muayeneye gitmemesidir. Sosyo-ekonomik nedenlerle tarama yapılmadığı için çoğu zaman hastalar doğrudan rahim ağzı kanseri tanısıyla karşımıza geliyor” dedi.

“RAHİM AĞZI KANSERİNİN YÜZDE 99 NEDENİ HPV’DİR”

Sağlık ocaklarında 30 yaşından sonra her kadına 5 yılda bir ücretsiz HPV testi yapılmasının mümkün olduğunu dile getiren Dr. Coşkun, bu işlemin kadınlar için hayati önem taşıdığını vurgulayarak şöyle devam etti:

“HPV’si pozitif olan kişilerde rahim ağzı kanseri görülme olasılığı daha yüksektir. Rahim ağzı kanserlerinin yüzde 99’unun nedeni HPV’dir. HPV bir virüstür. Bu virüs, genellikle cinsel aktivite ile birlikte rahim ağzına yerleşir ve zamanla hücresel değişikliklere yol açar. Bu değişim süreci yaklaşık 10-20 yıl sürebilir. Örneğin, 20’li yaşlarda HPV bulaşan bir kadın, 35-40’lı yaşlarda rahim ağzı kanseri ile karşılaşabilir. Pap smear testi ile rahim ağzı kanserinin öncü lezyonlarını erken dönemde tespit edebiliyoruz. Ancak hastalar arasında yanlış bilinen bir durum var; smear testi yaptıranlar HPV testine ihtiyaç duymadığını düşünüyor. Oysa her iki testin birlikte yapılması gerekir. 21-30 yaş arası kadınların 3 yılda bir smear testi yaptırması, 30 yaşından sonra ise 5 yılda bir HPV testi ile birlikte smear yaptırması ve bu taramaların 65 yaşına kadar düzenli sürdürülmesi gerekir.”

ERKEN EVLİLİKLER RİSK TAŞIYOR

Dr. Coşkun, risk grubunda genç yaşta evliliklerin önemli bir yer tuttuğunu ve rahim ağzı kanserinin en sık 30-60 yaş aralığında görüldüğünü ifade etti. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde erken yaşta yapılan evliliklerin riski artırdığına dikkat çeken Coşkun, “Bölgemizde 14 yaşında evlilikler görülebiliyor. Eğer bir kadın 14 yaşında HPV ile karşılaşırsa, 29-30 yaşlarında kanserle karşımıza gelebilir. Daha geç yaşta evlenen kişilerde ise hastalık genellikle 40’lı yaşlarda ortaya çıkar. Bu nedenle erken evlenen kadınların 30 yaşına kadar 3 yılda bir smear testi yaptırması, 30 yaşından sonra ise HPV testi ile birlikte düzenli takip edilmesi gerekir. HPV aşısı ile bu kanserden büyük ölçüde korunmak mümkündür. Özellikle cinsel aktivite başlamadan önce, 11 yaşından itibaren aşılama yapılması önerilir. Aşı ne kadar erken yapılırsa koruyuculuğu o kadar yüksek olur. 11 ile 45 yaş arasındaki bireyler HPV aşısı olabilir” diye konuştu.

“BELİRTİLERİN ÖNEMSENMESİ GEREKİYOR”

Cinsel partner sayısının da risk faktörlerinden biri olduğuna değinen Coşkun, “Sigara kullanımı ve yetersiz beslenme, vücut direncini düşürür. Bu durumda virüs vücuda girdiğinde kansere yol açma ihtimali artar. Bağışıklık sistemi ne kadar güçlü olursa, virüs o kadar hızlı vücuttan atılabilir. Rahim ağzı kanserinin belirtileri arasında ilişki sonrası kanama, tekrarlayan ve kötü kokulu akıntı, karın ağrısı ve adet düzensizlikleri yer alır. Özellikle adet kanamasının artması önemli bir uyarı işaretidir ve mutlaka dikkate alınmalıdır. Bu tür belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır” dedi.

“ERKEKLERDE DE HPV GÖRÜLEBİLİR, MUTLAKA AŞI OLUNMALI!”

Erkeklerin de HPV taşıyıcısı olabileceğini belirten Dr. Coşkun, aşı konusunda uyarılarda bulundu. Coşkun, “HPV, erkeklerde nazofarenks kanseri başta olmak üzere boğaz ve penis kanserine neden olabilir. Kadınlarda ise sadece rahim ağzı kanseri değil, dış genital organ kanserleri ve anüs kanseri ile de ilişkilidir” dedi.

“14 YAŞINDAN SONRA 3 DOZ AŞI OLUNMALI”

Kadınların kendilerini korumaya almaları gerektiğinin altını çizen Dr. Coşkun, sözlerini şöyle tamamladı:

“HPV taşıyıcısı olan eşten virüs kadına bulaşabilir. Bazı kadınlar HPV pozitif çıktığında eşlerinin kendilerini aldattığını düşünebiliyor, hatta bu durum boşanmalara bile neden olabiliyor. Oysa virüs daha önceden bulaşmış olabilir. Çünkü HPV, vücutta 10-15 yıl kalabilir. HPV pozitif olan kişilerin yılda bir smear testi yaptırması gerekirken, negatif olanların 3 yılda bir test yaptırması yeterlidir. Ancak bir kez pozitiflik saptandıysa düzenli takip şarttır. HPV aşısı 11-14 yaş arası çocuklarda 0 ve 6’ncı aylarda iki doz olarak uygulanır. 14 yaşından sonra ise 0, 2 ve 6’ncı aylarda toplam üç doz şeklinde yapılmalıdır. Aşı, korunmada büyük önem taşır ve hem kadınların hem de erkeklerin mutlaka aşılanması gerekir.”