ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Cegerğun Polat, yaz aylarında kalp sağlığını korumanın en etkili yollarından birinin düzenli tempolu yürüyüş olduğunu belirterek, egzersizin süresinden çok yoğunluğunun önem taşıdığını söyledi. Sıcak havalarda ise özellikle öğle saatlerinde açık havada egzersiz yapılmaması gerektiğini vurgulayan Polat, risk grubundaki kişilerin daha dikkatli davranması gerektiğine işaret etti.
“GÜNDE 40-45 DAKİKA TEMPOLU YÜRÜYÜN”
Bilimsel çalışmaların, kalp sağlığını desteklemek için günde 40-45 dakikalık tempolu yürüyüşün önemli faydalar sağladığını gösterdiğini ifade eden Polat, bu sürenin en az 15-20 dakikasının kalp atım hızını artıracak düzeyde orta ve yüksek tempoda geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Bu sayede kan dolaşımının hızlandığını, kalbin daha verimli çalıştığını ve dayanıklılığın arttığını belirten Polat, düzenli yürüyüşün kalp ve damar sağlığının korunmasına katkı sunduğunu dile getirdi.
“EN AZ 5 GÜN DÜZENLİ YÜRÜYÜŞ YAPIN”
Haftanın en az beş günü düzenli yürüyüş yapılmasını öneren Polat, geçmişte egzersiz önerilerinin daha çok adım sayısına göre yapıldığını, günümüzde ise sürenin ve egzersiz yoğunluğunun daha fazla önem kazandığını söyledi. Yaklaşık 10 bin adımın değerli bir hedef olduğunu ancak gün içine yayılan yürüyüşlerin tek başına yeterli olmayabileceğini ifade eden Polat, önerilen egzersizin aralıksız yapılan, vücut ısısını artıran ve ısınma ile soğuma bölümlerini de içeren bir program olması gerektiğini belirtti.
JAPON ARAŞTIRMACILARIN ÜÇ DAKİKALIK ÖNERİLERİ NEDİR?
Bazı bilimsel çalışmalarda alternatif yürüyüş yöntemlerinin de öne çıktığını aktaran Polat, özellikle Japon araştırmacılar tarafından önerilen üç dakika hızlı, üç dakika yavaş tempoda dönüşümlü yürüyüş modelinin de etkili seçeneklerden biri olarak değerlendirildiğini söyledi.
“YÜRÜYÜŞ SONRASI DUŞ VE UYKU ÖNEMLİ”
Yaz aylarında egzersizin günün serin saatlerinde yapılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Polat, gündüz sıcak nedeniyle yürüyüş yapamayanlar için sabah erken saatler ile akşam saatlerinin daha uygun olduğunu ifade etti. Akşam yürüyüşünün gün içinde oluşan hareketsizliği azaltabileceğini belirten Polat, yürüyüşün ardından dinlenmenin, duş almanın ve yeterli uyku süresine dikkat etmenin genel sağlık açısından da yararlı olduğunu kaydetti.
“AŞIRI SICAKLAR VÜCUT İÇİN CİDDİ ÇEVRESEL BİR RİSK”
Aşırı sıcakların vücut için ciddi bir çevresel stres oluşturduğunu vurgulayan Polat, sıcak hava dalgalarının dünya genelinde önemli sağlık sorunlarına yol açtığını söyledi. Toplumun sıcak havaya alışkın olmasının riskleri ortadan kaldırmadığını belirten Polat, özellikle güneş ışınlarının dik geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneş altında bulunulmaması gerektiğini ifade etti.
“BU SAATLERDE VÜCUT ISISI HIZLA YÜKSELİYOR”
Bu saatlerde vücut ısısının hızla yükseldiğini ve başta kalp ile beyin olmak üzere birçok organın daha fazla yük altında kaldığını dile getiren Polat, sıcak havalarda cilt damarlarının genişlemesi nedeniyle tansiyonun düşebileceğini söyledi. Hipertansiyon, kalp-damar hastalığı, kalp yetmezliği ve diyabet gibi kronik hastalıklara sahip bireylerde sıvı kaybı ile tansiyon değişikliklerinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti.
“AÇIK RENKLİ VE HAFİF HAVA GEÇİREN KIYAFETLER GİYİN”
Dışarı çıkılması gerektiğinde açık renkli, hafif ve hava geçirgen kıyafetlerin tercih edilmesini öneren Polat, geniş kenarlı şapka kullanılmasını ve yanlarında her zaman serin, ancak buz gibi olmayan su bulundurularak düzenli aralıklarla su tüketilmesini tavsiye etti.
“EN CİDDİ SONUÇ GÜNEŞ ÇARPMASIDIR”
Aşırı sıcakların en ciddi sonuçlarından birinin güneş çarpması olduğuna işaret eden Polat, bu durumun yalnızca cilt yanıklarıyla sınırlı olmadığını belirtti. Güneş çarpmasının tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı ve iç organların normal işlevlerini yerine getirememesi gibi ciddi tablolar oluşturabileceğini söyleyen Polat, bazı hastalarda hastane tedavisinin gerekebileceğini ifade etti.
“ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE HAVA SICAKLIKLARI DAHA DA ARTACAK”
Önümüzdeki dönemde hava sıcaklıklarının daha da artmasının beklendiğini hatırlatan Polat, özellikle 65 yaş üzerindeki bireyler, kronik hastalığı bulunanlar ve çocukların sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Polat, gençlerin de sıcak havanın olumsuz etkilerini hafife almaması gerektiğini vurguladı.
“EGZERSİZ İÇİN KLİMA VE KAPALI ALANLARI TERCİH EDİN”
Öğle saatlerinde açık havada spor yapılmasını doğru bulmadığını belirten Polat, egzersiz için klimalı kapalı alanların tercih edilmesini ya da günün serin saatlerinde yüzme gibi aktivitelerin yapılmasını önerdi. Açık havuzlarda dahi 11.00 ile 15.00 saatleri arasında uzun süre güneş altında kalmanın güvenli olmadığını ifade etti.
NASIL BESLENMELİYİZ?
Yaz aylarında beslenme konusunda da ölçülü olunması gerektiğini belirten Polat, meyvelerin vitamin açısından değerli olmasına rağmen doğal şeker içerikleri nedeniyle aşırı tüketilmemesi gerektiğini söyledi. Özellikle diyabet hastalarının porsiyon kontrolüne dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Polat, yüksek su ve lif içeriğine sahip karpuzun uygun porsiyonlarda tüketildiğinde sıvı ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayan iyi bir alternatif olduğunu sözlerine ekledi.