ÖZEL HABER-Mehmet TÜRK
Emekliler Meclisleri Sendikası Diyarbakır Meclisi Sözcüsü Erol Peçenek, Türkiye’de emeklilerin yıllar içinde artan sayısına rağmen milli gelirden aldıkları payın neredeyse yerinde saydığını belirterek, “Bu tablo emekli aylıklarının sistemli biçimde eritilmesinin sonucudur” dedi.
Emekliler Meclisi Diyarbakır Sözcüsü Erol Peçenek, Güneydoğu Ekspres’e yıllara oranla asgari ücret ve emekli maaşıyla ilgili özel açıklama yaptı. Peçenek’in açıklamasına göre, Türkiye’de emekli sayısı son 25 yılda yaklaşık 3 kat arttı, ancak emeklilerin milli gelirden aldığı pay aynı oranda artmadı.
25 YILDA EMEKLİ SAYISI 2.8 KAT ARTTI
Resmi verilere dayalı çalışmaya göre;2001 yılında 5 milyon 603 bin olan emekli sayısı, 2024 Ekim itibarıyla 15 milyon 783 bine ulaştı.
Emekli sayısı hızla artarken, 2001’de emeklilere milli gelirin yüzde 4,33’ü ayrılırken, bu oran 2024’te yüzde 5,90 seviyesinde kaldı. Peçenek’e göre bu artış, emekli başına düşen payın büyüdüğü anlamına gelmiyor:
“Emekli sayısı neredeyse üçe katlandı ama emeklinin milli gelirden aldığı pay büyümedi. Bu, emekli aylıklarının reel olarak eridiğini gösteriyor.”
EMEKLİ MAAŞI, ASGARİ ÜCRETİN GERİSİNE DÜŞTÜ
Peçenek’in dikkat çektiği en kritik başlıklardan biri, emekli aylıkları ile asgari ücret arasındaki makasın tersine dönmesi oldu.
2002 yılında ortalama emekli aylığı, net asgari ücretin yüzde 36 üzerindeydi. 2024’te ise ortalama emekli aylığı, net asgari ücretin yüzde 22 altına geriledi. En düşük emekli aylığı açısından tablo daha da çarpıcı:
• 2016’dan bu yana en düşük emekli aylığı asgari ücretin altında.
• 2024’te asgari ücret 17.002 TL, en düşük emekli aylığı ise 14.925 TL oldu.
Tüketici güven endeksi üzerinden yapılan reel hesaplamalar, 2023’te en düşük emekli aylığının asgari ücretin sadece yüzde 70’ine denk geldiğini ortaya koyuyor.
“EMEKLİ AYLIKLARI DİBE DOĞRU EŞİTLENİYOR”
Peçenek, Türkiye’de emekli maaşlarının yukarı doğru değil, aşağı doğru eşitlendiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de ortalama emekli aylığı 2003’te asgari ücretin yüzde 36 üzerindeyken, bugün asgari ücretin yüzde 22 altına düşmüş durumda. Emekli aylıkları dibe doğru eşitleniyor.”
Verilere göre: 2002’de ortalama emekli aylığının kişi başına GSYH’ye oranı yüzde 46,4 iken, 2025’te bu oran yüzde 29’a geriledi.
TÜRKİYE, AVRUPA’NIN GERİSİNDE KALDI
Emekli harcamalarının milli gelire oranı açısından Türkiye, Avrupa ülkelerinin oldukça gerisinde bulunuyor. AB-27 ülkelerinde emekli aylıkları ve hak sahiplerine yapılan ödemelerin GSYH’ye oranı ortalama yüzde 9,8. Türkiye’de ise bu oran yalnızca yüzde 3,7.
Ayrıca 2009–2024 arasında Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapılan bütçe transferlerinin hem bütçe hem de GSYH içindeki payı ciddi biçimde azaldı.
“EMEKLİ SAYISI FAZLA” İDDİASI GERÇEĞİ YANSITMIYOR
Kamuoyunda sıkça dile getirilen “Türkiye’de emekli sayısı çok fazla, sistem bu yükü kaldıramaz” iddiasının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Peçenek, aktif-pasif oranına dikkat çekti.
EMEKLİLER YENİDEN ÇALIŞMAK ZORUNDA KALIYOR
Düşük emekli aylıkları, emeklileri yeniden işgücü piyasasına itiyor. 2002’de çalışan ya da iş arayan emeklilerin oranı yüzde 36,6 iken, Aralık 2024’te bu oran yüzde 65,7’ye yükseldi. Peçenek’e göre bu tablo, emekliliğin fiilen ortadan kalktığını gösteriyor.
MAAŞLAR, ALTIN KARŞISINDA ERİDİ
Yapılan karşılaştırmalı analizler, emekli maaşı ve asgari ücretin altın karşısındaki değer kaybını net biçimde ortaya koyuyor:
• 2000’lerin başında emekliler asgari ücretlilerden daha avantajlıydı.
• 2016’dan sonra asgari ücretliler öne geçti.
• 2021 sonrası ise her iki kesim için de sert bir alım gücü çöküşü yaşandı.
• 2025’te emekliler 2,8 gram, asgari ücretliler 3,6 gram altın alabildi.
• 2026’da sınırlı bir toparlanmaya rağmen emekliler 2.5 gram, asgari ücretliler 3.87 gram altın seviyesinde kaldı.
“EMEKLİLER TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK TOPLUMSAL GRUBU”
2024 itibarıyla emekli ve hak sahipleri Türkiye nüfusunun yüzde 18,5’ini oluşturuyor. 15,9 milyon emekli ve hak sahibiyle Türkiye, Avrupa’da bu alanda üçüncü sırada yer alıyor. Peçenek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Emekliler bu ülkenin yükü değil, yıllarca bu ülkenin yükünü taşımış insanlardır. Sorun emeklilerin çokluğu değil, emekliye ayrılan payın azlığıdır.”