ÖZEL HABER-Güneş OCAĞA
Urfa’nın Viranşehir ilçesinde yaşayan 60 yaşındaki Sultan Senar, kadın emeğinin sessiz ama sarsıcı gücünü temsil ediyor. Evli ve çocuğu olmayan Senar, hayatını toprağa, üretime ve alın terine adamış bir kadın girişimci. Onun hikayesi, vazgeçmeyen kadınların da hikayesi. Toprağa ve üretime adadığı hayatıyla kadın emeğinin gücünü gösteriyor.
MEZOPOTAMYA’NIN ALTIN HİLALİNDE BİR EMEK HİKAYESİ
Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde, Mezopotamya’nın bereketli topraklarında ortaklı olarak kiralanan 30 dönümlük arazide başlayan emek, biberle birlikte uzun ve zahmetli bir yolculuğa dönüşüyor. Tarlada filizlenen biberler, Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki tesislerde isot haline geliyor. Senar, üretimin hiçbir aşamasında geri durmuyor; sürecin her adımında bizzat yer alıyor.
DİYARBAKIR’A UZANAN YOL: İKİ SAATLİK BİR EMEK SERÜVENİ
Hasat tamamlanıyor, yol başlıyor. Viranşehir’den yaklaşık iki saat süren bir yolculuğun ardından Diyarbakır’a ulaşan Senar, kentte üç ayrı semt pazarında tezgah açıyor. Günde ortalama 100 kilo isot satışı yapan Senar, aynı zamanda Diyarbakır’daki lokanta, tostçu ve esnafa da ürün tedarik ediyor. Kalitesiyle tanınan isot, ona sadık bir müşteri kitlesi kazandırmış durumda.
ERKEK EGEMEN BİR ALANDA VAR OLMA MÜCADELESİ
Sultan Senar, satış yaptığı semt pazarlarının tek kadın pazarcısı. Erkek egemen bir alanda var olmanın zorluklarını yakından bildiğini söyleyen Senar, buna rağmen geri adım atmıyor. “Hayat zor ama geçinmek için çalışmalıyım” diyen Senar, 60 yaşında olmasına rağmen üretmekten ve yaşam mücadelesinden vazgeçmiyor.
İNANÇ, EMEK VE KARARLILIK
Diyarbakır’a ve halkına duyduğu sevgiyi her fırsatta dile getiren Sultan Senar, kadınların ekonomik hayatta daha görünür olması gerektiğini savunuyor. Onun yaşamı, yaşın bir engel olmadığını inanç, emek ve kararlılığın gerçek güç olduğunu gösteriyor.
DEQ’LER: HAYATININ SESSİZ TANIKLARI
Yüzünde ve ellerinde çocukluğundan bu yana taşıdığı deq (dövme) izleri ise onun hikâyesinin sessiz tanıkları. Sultan Senar’e göre bu semboller şansı, bereketi, gücü ve şifayı temsil ediyor. Tıpkı onun emeğiyle yoğrulmuş hayatı gibi.