İsviçre Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ile Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) öncülüğünde Lozan, Cenevre ve St. Gallen’de düzenlenen anmalarda Madımak ve Çorum katliamlarında yaşamını yitirenler ile Koçgiri direnişinin öncüleri Alişer ve Zarife anıldı. Etkinliklerde katliamlarla yüzleşme, eşit yurttaşlık ve demokratik barış sürecine destek çağrısı yapıldı
İsviçre Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ile Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) öncülüğünde, İsviçre’nin Cenevre ve St. Gallen kentlerinde Madımak ve Çorum katliamlarında yaşamını yitirenler ile Koçgiri direnişinin öncüleri Alişer ve eşi Zarife anısına anma etkinlikleri düzenlendi.
Cenevre’deki Mahatma Gandhi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen anma programı, FEDA İsviçre Eş Sözcüsü Songül Aslan‘ın katliamların tarihsel ve siyasal arka planını değerlendirdiği konuşmayla başladı. Ardından Pir Ali Çalhan gulbang verdi, çerağlar uyandırıldı.
“UNUTMADIK, AFFETMEDİK, VAZGEÇMEDİK”
Programın devamında FEDA Lozan Temsilcisi Ercan Laçin tarafından hazırlanan FEDA ve DAKB’nin ortak basın açıklaması okundu.
Açıklamada, Kerbela’dan bugüne Alevilere yönelik katliamların ve asimilasyon politikalarının sürdüğü belirtilerek, “Tek millet, tek ırk, tek din dayatmasıyla halkların inanç ve kimliklerine yönelik saldırıları unutmadık” denildi.
9 Temmuz 1937’de katledilen Koçgiri direnişinin öncüleri Alişer ile Zarife de anılırken, Alişer’in özgürlük mücadelesi ile Zarife Hatun’un emeği, cesareti ve fedakarlığının halkın ortak hafızasında yaşamaya devam ettiği vurgulandı.
Açıklamada ayrıca, 1980 Çorum Katliamı ile 2 Temmuz 1993 Madımak Katliamı hatırlatılarak, katliamlarla yüzleşilmeden, sorumlular yargı önüne çıkarılmadan ve eşit yurttaşlık hakkı güvence altına alınmadan toplumsal barışın sağlanamayacağı vurgulandı.
Anmaların ardından Muharrem ayı dolayısıyla aşure lokmaları pay edildi.
LOZAN’DA DEMOKRATİK BARIŞ ÇAĞRISI
Lozan Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde (DKTM) düzenlenen anma ise Pir Ali Çalhan’ın verdiği gulbang ile başladı. Çerağın uyandırılmasının ardından FEDA Sözcüsü Filiz Güven konuştu.
Muharrem ayında Kerbela’da katledilen Hz. Hüseyin ve yol arkadaşlarını anarak konuşmasına başlayan Güven, Alevilerin tarih boyunca sistematik katliamlara maruz bırakıldığını belirtti. Tekçi devlet anlayışının farklı halklara, inançlara ve kimliklere yönelik saldırılarının hafızalarda derin izler bıraktığını ifade eden Güven, Koçgiri Katliamı’nın ardından direnişin öncü isimlerinden Alişer Efendi ile eşi Zarife Hatun’un 9 Temmuz 1937’de Ovacık’ın Tujik Dağı’nda pusuya düşürülerek katledildiğini hatırlattı.
Filiz Güven, 1980 Çorum Katliamı’nda 57 kişinin yaşamını yitirdiğini anımsatarak sorumlularla mutlaka yüzleşilmesi gerektiğini söyledi.
Gerçek toplumsal barışın ancak geçmiş katliamlarla yüzleşilmesiyle mümkün olacağını ifade eden Güven, “Katliamlarla yüzleşilmeden, sorumlular ortaya çıkarılmadan, cezasızlık politikalarına son verilmeden ve eşit yurttaşlık yasalarla güvence altına alınmadan gerçek bir toplumsal barışın mümkün olmayacağını söylüyoruz. Bu nedenle demokratik barış sürecinin yanında duruyoruz” diye konuştu.