Güncel

Kürtler neden 13 Ocak’ı yılbaşı olarak kutlar?

Her yıl 13 Ocak geldiğinde Kürt coğrafyasında sessiz ama anlamlı bir hareketlilik başlar. Evler temizlenir, sofralar kurulur, çocuklara küçük hediyeler verilir.

Abone Ol

ÖZEL HABER - Mehmet Rumet SOYLU

Sonrasında köy, mahalle ve sokaklarda, oraların mukimi çocuklar kendilerini boyayıp makyaj yaparak bulundukları yerlerdeki komşularını ziyaret ederler. Bu ziyaretteki çocuklardan biri kadın olur diğeri de erkek olur. Yüzleri tanınmayacak kadar boyanır ve ellerindeki torba-poşetlerle kapılar çalınır. Kosegeli dediklerimiz çaldıkları kapı açıldıktan sonra,

Serê Salê Binê Salê
Qerquş Merquş
Xwedê Sebîyekî Bide Xwedîyê Vê Malê

Sözleri ile oynamaya ve komiklikler yapmaya başlarlar.
Kapının önünde devam eden, bu eğlenceden sonra çocuklara meyveler, cevizler, pestiller o sırada evde bulunan en kıymetli şeyler hediye edilir. Güzel dilekler ve temennilerden sonra, eğlence başka bir sokak ve evin kapısında devam eder.

Peki ama herkes 1 Ocak’ı yılbaşı olarak kutlarken, Kürtler neden 13 Ocak’ta yeni yıla girer? Bugün dünyada yaygın olarak kullanılan takvim Miladî (Gregoryen) takvimdir. Ancak bu takvim, tarih boyunca kullanılan tek zaman ölçüsü değildir.

Kürtlerin Serê Salê olarak kutladığı yılbaşı, Jülyen (ya da Rûmî) takvimine dayanır. Jülyen takvimi ile Miladi takvim arasında 13 günlük bir fark vardır.
Jülyen takvimine göre 1 Ocak, Miladi takvime göre 13 Ocak’a denk gelir. Yani Kürtlerin 13 Ocak’ta kutladığı yılbaşı, aslında eski takvime göre yılın ilk günüdür.
Osmanlı coğrafyasında ve Ortadoğu’da yaşayan birçok halk, uzun süre Rûmî/Jülyen takvimini kullanmıştır. Devletler resmî olarak Miladi takvime geçse bile, halklar kendi gündelik yaşamlarında eski takvimi terk etmemiştir.

Kürtler de bu sürekliliği koruyan halklardan biridir. Bu yüzden Serê Salê, resmî takvimden bağımsızdır, devlet tarafından tanımlanmış bir bayram değildir buna rağmen halkın hafızasında canlıdır. Bu yönüyle Serê Salê, ‘bizim zamanımız’ demenin kültürel bir ifadesidir.

Serê Salê Kürtler için sadece yeni bir yıl ve takvimsel bir başlangıç değildir. Aynı zamanda, bereket dileği, evin ve hayatın temizlenmesi, kötü enerjilerden arınma ve yeni yıla ‘daha hafif’ girme isteğidir ve dileğidir. Bazı bölgelerde, narlar kırılır, yer yer ateş yakılır ve bu güne özel yemekler yapılır. Bunların tamamı bolluk, korunma ve devamlılık sembolleridir.

Kürtler için zaman da politiktir. Hangi günün bayram sayıldığı, hangi tarihin önemli olduğu, kimliğin tanınmasıyla doğrudan ilişkilidir. Serê Salê’nin resmî olarak tanınmaması ama halk arasında ısrarla yaşatılması; Kürtlerin sadece diliyle değil, zaman algısıyla da var olma mücadelesinin bir parçasıdır. Bu nedenle Serê Salê, sessiz bir direniş ve günlük hayatın içine saklanmış bir kimlik hatırlatmasıdır.

Serê Salê, Newroz ile karıştırılmamalıdır. İkisi farklıdır ama aynı kültürel damar üzerinden beslenir. Kürtlerin 13 Ocak’ı yılbaşı olarak kutlaması, basit bir ‘gecikme’ ya da ‘alışkanlık’ değildir. Bu tarih; kültürel sürekliliğin, halk bilgisinin, resmî olana karşı yerelin, unutmaya karşı hatırlamanın bir ifadesidir. Serê Salê, takvimde küçük bir fark gibi görünse de, hafızada büyük bir anlam taşır.
Serê Salê pîroz be.