ÖZEL HABER / Mehmet Rumet SOYLU
Kürt edebiyatının en önemli klasik şairlerinden Melayê Cizîrî’nin düşünce dünyasını merkeze alan yeni çalışma, onun şiiri ile felsefesi arasındaki derin bağı kapsamlı biçimde inceliyor. M. Nesim Doru imzasını taşıyan ve Avesta Yayınevi’nden çıkan eser, Cizîrî’nin divanını yalnızca edebi bir metin olarak değil; varlık, bilgi ve hakikat üzerine geliştirdiği özgün yaklaşımın taşıyıcısı olarak değerlendiriyor.
Kitapta, Cizîrî’nin “aşk” ekseninde kurduğu ontoloji, hakikat ile mecaz arasında inşa ettiği dil anlayışı ve mutlak birlik fikri etrafında şekillenen düşüncesi ele alınıyor. Bu yaklaşım, hem tasavvuf geleneği içerisindeki yeri hem de bu geleneği aşan yönleriyle tartışılarak okura şairin dizelerinde açılan felsefi evrenin kapıları aralanıyor.
Eser, Melayê Cizîrî’yi yalnızca klasik Kürt edebiyatının önemli bir ismi olarak değil, kurucu bir düşünür olarak yeniden okumayı öneriyor. Cizîrî’nin dil anlayışı, insan ve varlık tasavvuru ile müzik ve raks gibi pratiklere yüklediği anlamlar farklı başlıklar altında incelenirken, çalışma hem klasik metinleri anlamak isteyen okurlar için bir rehber niteliği taşıyor hem de yeni düşünme imkânları sunuyor.
İslam felsefesi ve tasavvuf alanındaki uzun yıllara dayanan akademik birikimini bu çalışmada bir araya getiren M. Nesim Doru, akademik titizliği anlaşılır bir anlatımla buluşturuyor. Böylece Melayê Cizîrî, hem klasik metinler geleneği içinde yeniden konumlandırılıyor hem de günümüz okurunun düşünce dünyasıyla buluşuyor.