Günaydın Türkiye. Günaydın sevgili Okurlarım. İtibardan tasarruf edilmez. İtibardan tasarruf edilmez tamam. İtibar saraylarınız ise, İtibar, 63 bin kişi kapasiteli ve 6 minareli, 57 bin 500 metrekarelik alana sahip camilerse, İnsanların çoğunun aç yattığı illere saraylar yaptırmaksa,

İtibar insanlar ailesini geçindirecek bir iş bulamazken bir kişinin ikiden çok, Hatta üç, dört maaş almasıysa,
          İtibar, Halk elektrik faturasını ödeyemez durumdayken, sarayın günlük elektrik gideri 100 bin liraya bulabilir diyorsak,
Sarayın bir dakikalık masrafı bir emekli maaşının bir buçuk katı olabilir diyorsak,
Kodamanların milyarlık borçları bir kalemde silinebilir diyebiliyorsak,
İtibar, kullanmadığımız köprülere, yollara para ödemekse her ay periyodik olarak para ödemeliyiz diyorsak,
Müşavirlik, özel kalem müdürlüğü, makam arabası, makam arabasına özel şoför, en az iki koruma  oh gel keyfim gel, 
Daha mı?
Söyleyeyim.
Hele devletin kendisi yapabileceği halde bakanlıklar için binalar kiralamak.
Otluk köyünde saray 660 milyon 
Ahlat’ta saray 633 milyon, bakanlara özel araç
Sarayın günlük maliyeti 1 500 000 lira.
Bütün bunlara evet diyorsak; o zaman ben de evet diyorum İtibardan tasarruf edilmemeli.
Ancak, her şeye rağmen;       
“Her şeyden önce devlet tasarruf etmeli.” Diyorum.
 
&
 
Bakalım kimler ne demiş
İktidardan daha zengin değil, daha şerefli ayrılmak gerek.
Sokrates
                                  …
Devlet insan için vardır. İnsan devlet için değil.
Başka bir deyişle, devlet bizim hizmetkârımız olmalıdır, biz onun köleleri değil.
Albert Einstein
 
                                       &
Türkiye ne zaman düzelir?
“Dine göre bir ahlak mi yoksa ahlaka göre bir din mi?”
Türkiye bu soruya sağlıklı bir yanıt bulduğunda düzelir.
 
&
 
Ey Halkım;
Surların etrafını,
Tarihi özelliği olan çevreleri
Özetle
Diyarbekir’i
Temiz tutalım.
 
&
 
Kulağa hoş gelen sözler
Hiç kimse görmek istemeyen kadar kör değildir.
İbn-i Sina
 
&
 
Kirveme öğütler
Bak kirvem;
İnsanlar;
Hatalarını kabul edebildiği kadar büyük,
Hatalarından ders çıkarabildiği kadar akıllı,
Bu hataları düzeltebildiği ölçüde güçlüdür.
Bunu hiç aklından çıkarma.
Sakın ha…
                                        &
 
Ve yazıma çoğu kez olduğu gibi bir şiirimle son vermeyeceğim..
Bugün kendi şiirlerim yerine 4000 yıl önce Mısırlı din adamı, şair Ankbu tarafından yazılmış şiiri siz sevgili okuyucularına okutmak istiyorum.
Şiir şöyle.
BOZUK DÜZEN
Olup bitenler çileden çıkarıyor insanı.
Memleket baştanbaşa azapla kıvranıyor.
Yıldan yıla büsbütün allak bullak,
Bir öncekini aratıyor, her geçen yıl.
Kargaşalık var ülkede,
Yıkımın eşiğindeyiz.
Kapı dışarı ettiler adaleti.
Hasbin Allah dedim tekrar tekrar okudum yazarın yaşadığı dönemi araştırdım.
4000 yıl önce sanki bugün.
Nasıl şaşırmayayım anlatılanlara bakın bir de günümüze…
Ruhun şad olsun üstat.
Bu ne ileri görüşlülük demekle yetiniyorum.
 
                                                    &
 
Gelelim “Dilimde tüy bitinceye kadar” yazacaklarıma;        
Anzele, büyük bir balıklı göl haline getirilip, turizme kazandırılsın.
Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi MÜZEYE dönüştürülsün.
Daha da önemlisi,
Ve sevgili meslektaşlarım, dernek yöneticileri, STK Yöneticileri; Zerzevan Kalesi, Çayönü, Mitras Tapınağı, Kortik Tepe, Hilar Mağaralarını ve Bırkleyn Mağaralarını koruyalım, tanıtalım, gün yüzüne çıkaranları sahiplenelim.
 
İyi bir hafta geçirmeniz dileğiyle. 
Dostça kalın.