Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından ÇandAmed’de düzenlenen Demokratik Ekonomi ve Ekonomik Örgütleme Çalıştayı, “Dayanışma Ekonomileri Deneyimleri ve Uygulanabilir Model Tartışmaları” konulu panel ile ilk günü son buldu. Panelde Sina Güneş “İnsan-Doğa İlişkisinin Dönüşümü: Kriz ve Alternatifler”, Deniz Güler “Topluluk Mülkiyeti Deneyimlerinde Uluslararası Modeller”, Akademisyen Yazar Azize Aslan “Rojava Demokratik Ekonomi ve Komünal Özyönetim Deneyimi”, Çiftçi Sen kurucusu Abdullah Aysu ise “Agroekoloji Deneyimleri” başlıklı sunum yaptı.
Sina Güneş insanın doğaya ihtiyaç duyduğunu belirterek, “İnsan ve doğa arasındaki ilişki bağımlılık düzeyinde. Dünya tarihi aslında insanlık tarihi. İnsandan öncede de gezegen değişiyordu, sonrasında da değişti. Dünya 4.6 milyar yaşında. Kapitalizm bir metalaşma getiriyor. İnsan en üst ise her şey ona hizmet gerektiğini savunuyor. İnsan doğadan ayrılarak yabancılaşıyor. Eko kıyım sınıf merkezli sistemler tarafından gerçekleştiriliyor. İnsan merkezli yerine sınıf merkezli bir sistem ortaya konuldu. İnsan merkezli bir mücadele içinde olunmalı” dedi.
ÖZYÖNETİM
Deniz Güler ise Özyönetimin toplumun inşasındaki önemine değinerek, “Dünyada birçok kurum, topluluk özyönetim ile üretimini ortaya koyuyor. Gerçek bir demokrasi için öz yönetimi inşa edebiliriz. Üretimde (işçi) özyönetim ve toplumsal (ulusal) özyönetim diyebiliriz. Üretim Özyönetiminde Kooperatifler, dayanışma ekonomileri, kümünler, komiteler, Toplumsal Özyönetimde ise halk hareketleri, yerli topluluklar, alternatif otonom bölgeler, Yugoslav modeli vardır. Bu model her yerde hayat bulmuş ve çözüm yeri olmuştur” diye konuştu.
ROJAVA
Azize Aslan ise şunları söyledi: “Rojava deneyimi Kürtlerin kendi deneyim. Bu deneyim dünya literatürüne katkı yapan bir deneyim. Rojava Devriminin başlangıcı tahıl silolarının ele geçirilmesi ile başlıyor. Tahıl siloları Esed döneminde karakol gibi de kullanılıyordu. Ele geçirilmesi önemli. Meclis ve komünler ile örgütlenmeler başlıyor. Elektrik kooperatifleri ile ekmek kooperatifleri ilk etapta kuruluyor. Kanton yönetiminin oluşması ile birlikte ekonomi yapısı nasıl oluşacağı tartışılırken ekonomi konseyi kuruldu. 2014’te kurulan bu konsey çeşitli çalışmalar yapılıyor. Sömürge ekonomisine karşı bir hareket başlatıldı. Herkesin içinde dahi olabileceği umutlu bir ekonomi modeli devreye konuldu. Hem savaş hem de inşa için bir ekonomi inşa edildi. TEV-DEM komünden bir örgütleme Aboriya Jin kadın boyutunu ele alıyor. Ekonomik konseyi bir çalışma gidiyor. 2016’da Toplumsal Ekonomi Kordinasyonu oluşturuluyor. Hepsi bunun içinde yer alıyor. Kooperatifler hareketi de oluşturuldu. Ekonominin demokratikleşmesi komünden çıkıyor. Buradaki amaç ekonominin demokratikleştirilmesidir.”
KİMYASAL TARIM
Abdullah Aysu ise tarımdaki kimyasalın insan sağlığına büyük zarar verdiğini belirterek, “İnsanlar uzun bir süredir tarım ile uğraşıyorlar. 6 kuşaktır kimyasal tarım ile tanıştık, hayatımızı alt üst etti. Hayatımıza girme sebebi ‘karın doyurmuyor’ oldu. Endistüriyel tarım toprağın yapısını bozup, yer altı ve yer üstü sularımızı kirletti. Ekolojiye zarar verdi. Dünyanın her ölümün 5’te biri bundan kaynaklı oluşuyor. Tarımı çözsek küresel krizin büyük bir kısmın çözeriz. Adroekoloji doğa ile barışık bir sistem. Adroekolojik üretim marketlerden daha ucuz. Tarımın kimyasaldan kurtulması gerekiyor. Tüketiciler şehirlerden örgütlenip doğal tarımın inşasında katkıda bulunabilir. Marketlerin sağlıksız ürünlerine karşı doğal beslenmeliyiz” diye konuştu.
Çalıştay yarın da devam edecek. Yarınının programı şu şekilde:
Tarımsal Krize Karşı Demokratik Üretim Ekonomisi” başlıklı oturumla başlayacak. Bu oturumda Fatih Çiçek ve Nasır Demirkıran “Kürdistan’da Tarımın Tasfiyesi ve Kırsal Ekonominin Yeniden İnşa Edilmesi: Komünal-Ekolojik Üretim İmkanları” başlıklarıyla sunum yapacak.
“Yerel Yönetimler ve Demokratik Ekonomi Deneyimi: Sınırlar ve İmkanlar” başlığıyla gerçekleşecek. Gülistan Sönük ve Abdullah Zeydan, “Yerel Yönetim Deneyimleri ve Demokratik Ekonomi Modeli: İmkânlar, Sınırlar” başlığıyla sunum yapacak.
“Esnaf, Hizmet, Turizm ve Kent Ekonomisi Politikaları” başlıklı panelde ise Hülya Alökmen ve Samet Ucaman “Kent Ekonomisi, Küçük Esnafın ve Hizmet Sektörünün Çıkış Arayışları” başlıkları ile sunum yapacak.
“Toplumsal Finans, Adil Ticaret ve Eko-Endüstri” başlığıyla yapılacak olan panelde Haluk Levent ve Necati Pirinçoğlu “Borçlandırılmış Toplumdan Dayanışmacı Yerel Ekonomiye: Demokratik Finans ve Toplumsal Üretim İmkanları” başlığıyla sunum yapacak.
Son oturumda ise “Demokratik Komünal Ekonomi Uygulamaları İçin Yol Haritası” belirlenecek.