Diyarbakır Haberleri

DESOB Başkanı Ebedinoğlu’ndan esnafa acil düzenleme çağrısı

DESOB Başkanı Ebedinoğlu: “Bağ-Kur primleri esnafı zorluyor, sistem acilen düzenlenmeli” çağrısında bulundu.

Abone Ol

HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkan Vekili ve Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, Bağ-Kur primleri, gecikme faizleri, yapılandırma talepleri ile esnaf kredilerindeki SGK ve vergi borçları başta olmak üzere esnafın yaşadığı birçok önemli soruna ilişkin DESOB hizmet binasında basın açıklaması yaptı.

EBEDİNOĞLU’NDAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA

DESOB Başkanı Alican Ebedinoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Bugün Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Diyarbakır’da da esnaf ve sanatkârlarımız tarihinin en ağır ekonomik darboğazlarından birini yaşamaktadır. Artan maliyetler, yüksek faizler, düşen alım gücü ve daralan piyasa şartları altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız artık nefes alamaz hale gelmiştir.

“BAĞKUR PRİMLERİ KONUSUNDA ORTAYA ÇIKAN TABLO KABUL EDİLEMEZ”

Özellikle Bağ-Kur primleri konusunda ortaya çıkan tablo kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Diyarbakır’da esnafımızın ancak yaklaşık yüzde 35’i Bağ-Kur primlerini düzenli ödeyebilmektedir. Geriye kalan yüzde 65’lik kesim ise her gün işleyen faizler nedeniyle borç batağına sürüklenmektedir. Bugün bir esnaf aylık yaklaşık 11.800 TL Bağ-Kur primi ödemek zorunda bırakılırken, yıllarca prim ödeyip emekli olduğunda aldığı maaş yalnızca yaklaşık 20.000 TL - 21.000 TL aralarında kalmaktadır. Bu durum sosyal güvenlik sistemindeki adaletsizliğin en açık göstergesidir.

“ESNAFIMIZ PRİM YÜKÜ ALTINDA EZİLİYOR”

Esnafımız çalışırken ağır prim yükü altında ezilmekte, emeklilikte ise insanca yaşayabilecek bir gelir elde edememektedir. Üstelik Bağ-Kur’lular hâlâ prim günü konusunda işçilerle eşit şartlara sahip değildir. Yıllardır söz verilmesine rağmen prim gün sayısının 9.000’den 7.200’e düşürülmesi konusunda somut bir adım atılmamıştır. Bu beklenti artık ertelenmemeli, verilen sözler yerine getirilmelidir.

“ESNAF KREDİSİ SAHADAKİYLE ÖRTÜŞMÜYOR”

Diğer taraftan 1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren esnaf kredisi uygulaması da sahadaki gerçeklerle örtüşmemektedir. Esnafın kredi kullanabilmesi için SGK, Bağ-Kur ve vergi borcunun olmaması şartı getirilmektedir. Oysa bugün krediye ihtiyaç duyan kesim zaten ekonomik sıkıntı yaşayan, borcunu çevirmekte zorlanan esnaftır. Borcu olmayan, ekonomik olarak rahat olan bir işletmenin zaten krediye erişim ihtiyacı sınırlıdır.

“DEVLET, ESNAFI ADETA TAHSİLDAR HALİNE GETİRDİ”

Bu uygulama nedeniyle devlet adeta esnafı SGK ve vergi dairesinin tahsildarı haline getirmiştir. Esnafımız krediye ulaşamadığı için ticaretini sürdürememekte, işyerini çevirememekte, kira, elektrik, personel ve hammadde giderlerini karşılayamaz duruma gelmektedir.

KÜÇÜK ESNAFIN BÜYÜK SORUNLARI

Bugün küçük esnaf için en büyük sorunlardan biri de yüksek banka faizleridir. Ticari kredi faizleri birçok işletmenin altından kalkamayacağı seviyelere ulaşmıştır. Çekini, senedini, kirasını ve çalışanının maaşını ödemeye çalışan esnaf artık finansmana erişememektedir. Piyasadaki durgunluk nedeniyle tahsilatlar yapılamamakta, bu durum domino etkisi oluşturarak binlerce işletmeyi kapanma riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır.

“ESNAFIN BELİ BÜKÜLDÜ”

Enerji maliyetleri, stopaj yükü, kira artışları, POS komisyonları, artan vergi yükü ve kayıt dışı ekonomiyle mücadelede yaşanan eşitsizlikler de esnafımızın belini bükmektedir. Zincir marketlerin kontrolsüz büyümesi karşısında mahalle esnafı her geçen gün daha fazla güç kaybetmektedir. Küçük işletmeler korunmadan yerel ekonomi korunamaz.

HÜKÜMET VE İLGİLİ KURUMLARA ÇAĞRI

Buradan hükümete ve ilgili kurumlara açık çağrımızdır:

* Bağ-Kur primleri esnafın ödeme gücüne göre yeniden düzenlenmelidir.
* Gecikme faizleri silinmeli veya makul seviyelere çekilmelidir.
* Kapsamlı ve sürdürülebilir bir yapılandırma sistemi hayata geçirilmelidir.
* Bağ-Kur prim gün sayısı 7.200’e düşürülmelidir.
* Esnaf kredilerindeki SGK ve vergi borcu şartı yeniden düzenlenmelidir.
* Küçük esnaf için düşük faizli, erişilebilir ve gerçekçi destek paketleri hazırlanmalıdır.
* Zincir market yasası çıkarılarak mahalle esnafı korunmalıdır.
* Elektrik, kira ve vergi yükü konusunda esnafa özel destek mekanizmaları oluşturulmalıdır.

“ESNAF BU ÜLKENİN OMURGASIDIR”

Esnaf ve sanatkar bu ülkenin omurgasıdır. Esnafın olmadığı yerde üretim olmaz, istihdam olmaz, sosyal hayat olmaz. Esnaf ayakta kalırsa şehir ayakta kalır, ekonomi ayakta kalır.

Bizler esnaf ve sanatkârlarımızın sesi olmaya, onların haklı taleplerini her platformda dile getirmeye devam edeceğiz.“