HABER / Mehmet Rumet SOYLU
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Dicle Üniversitesinde sağlık alanında yaşanan sorunları 3 bakana sordu.
Cupolo, üniversite hastanelerinin yaşadığı mali darboğazın sağlık sektöründe ciddi bir krize dönüştüğünü belirterek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi sundu. Bir yılı aşan ödeme gecikmeleri nedeniyle medikal firmaların iflas riskiyle karşı karşıya kaldığını vurgulayan Cupolo, tedarik zincirinde yaşanacak kırılmanın hasta hizmetleri ile tıp eğitimi üzerinde ağır sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
İŞLETME MALİYETLERİ NEDENİYLE ÖZ KAYNAKLAR TÜKENDİ
Önergede, Diyarbakır’daki medikal firma temsilcilerinin özellikle Dicle Üniversitesi başta olmak üzere üniversite hastanelerinde yaşanan ödeme gecikmeleri nedeniyle sağlık tedarik zincirinin sürdürülemez hale geldiğine ilişkin uyarılarına yer verildi. Firmaların bir yılı aşkın süredir alacaklarını tahsil edemediği, artan enflasyon, döviz kuru baskısı ve yükselen işletme maliyetleri nedeniyle öz kaynaklarını tükettiği ifade edildi.
Cupolo, mevcut global bütçe uygulamalarının güncel ekonomik koşullar karşısında yetersiz kaldığını belirterek, birçok firmanın nakit akışını sürdürebilmek için yüksek faizli kredilere yönelmek zorunda kaldığını, küçük ve orta ölçekli işletmelerin ise iflas riskiyle karşı karşıya olduğunu kaydetti.
BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR OLUMSUZ ETKİLENİR
Sektör temsilcilerinin, üniversite hastanelerinin ödeme takvimlerinin yeniden yapılandırılması, global bütçe modelinin güncellenmesi ve birikmiş alacaklara yönelik acil finansal çözüm mekanizmalarının hayata geçirilmesi yönündeki taleplerini gündeme taşıyan Cupolo, yaşanabilecek tedarik sorununun yalnızca firmaları değil, doğrudan hasta hizmetlerini, tıp eğitimini ve bilimsel araştırmaları da olumsuz etkileyeceğine dikkat çekti.
Önergesinde, üniversite hastanelerinin işçilik giderlerinin global bütçe dışında karşılanacağı yönündeki taahhütlerin neden hayata geçirilmediğini, medikal firmaların ihalelerden çekilmesinin tıp fakültelerindeki eğitim ve uygulama kalitesine etkilerinin değerlendirilip değerlendirilmediğini ve YÖK tarafından ödeme süreçlerini daha şeffaf ve öngörülebilir hale getirecek bir reform çalışmasının yürütülüp yürütülmediğini sordu.
Cupolo, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından üniversite hastanelerinin mali sorunlarının çözümünün ertelenemez hale geldiğini belirterek, ilgili kurumların acil adım atması gerektiğini vurguladı.
CUPOLO'NUN 3 BAKANA YANITLAMASI AMACIYLA SORDUĞU SORULAR ŞU ŞEKİLDE:
Medikal firmaların ödemelerini bir yılı aşkın süredir geciktirerek, kamu sağlık hizmetini özel sektörün öz kaynaklarıyla finanse etmek bakanlığınızın resmi bir ekonomi politikası mıdır?
Geçtiğimiz ay yayımlanan resmi yazıyla sadece laboratuvar cihazı kiralayan firmaların faturaları tek seferde kapatılırken, hayati tıbbi malzeme sağlayan diğer tedarikçilerin kapsam dışı bırakılmasının yasal ve rasyonel gerekçesi nedir? Bu seçici ödemede hangi kriterler gözetilmiştir?
Artan enflasyon ve döviz kuru karşısında tamamen eriyen üniversite hastanelerinin global bütçe modelini güncel ekonomik gerçeklere göre revize etmeyi planlıyor musunuz?
Üniversite hastanelerinin işçilik giderlerinin global bütçe dışından karşılanacağına dair daha önce taahhüt edilen düzenlemelerin hayata geçirilmemesinin ve bu mali yükün doğrudan tedarikçi firmaların sırtına bindirilmesinin gerekçesi nedir?
Mali darboğaz sebebiyle medikal firmaların üniversite hastanelerinin ihalelerine girmekten vazgeçmesi, tıp fakültelerindeki eğitim, araştırma ve uygulama kalitesini nasıl etkilemektedir?
Üniversite hastanelerinin ödeme takvimlerinin net, şeffaf ve öngörülebilir bir yapıya kavuşturulması amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yürütülen idari bir reform çalışması var mıdır?
Diyarbakır Dicle Üniversitesi başta olmak üzere, üniversite hastanelerine ürün sağlayan medikal firmaların iflasın eşiğine gelmesi nedeniyle ameliyatların durması veya hayati tıbbi malzemelere ulaşılamaması riskine karşı bakanlığınızın bir acil eylem planı var mıdır?
Sektör temsilcilerinin "kritik ürün gruplarında arz sürekliliği riski doğdu" uyarısı dikkate alındığında, tedarik zincirindeki bu kırılmanın doğrudan hasta hizmetlerine ve vatandaşın sağlık hakkına yansıyan bilançosu ne aşamadadır?
Kamu sağlığını doğrudan tehdit eden bu ödeme krizinin çözümü için Hazine ve Maliye Bakanlığı nezdinde yürüttüğünüz somut bir girişim bulunmakta mıdır?