ÖZEL HABER-Mehmet TÜRK-Ceren AKYIL

Sur’un taş döşeli dar sokaklarında yürürken insanı geçmişe götüren bir koku sarıyor etrafı. Taze simidin, yeni çıkmış ekmeğin ve odun ateşinin kokusu. Meryem Ana Kilisesi’nin Sinek Fırınına bakan kapısından yukarı doğru çıkıldığında, tarihin ve emeğin iç içe geçtiği bir mekân karşılıyor ziyaretçileri.

KÜLTÜREL MİRASIN SESSİZ TANIĞI

Eskilerin "Ermeni Tumas’ın Fırını" olarak andığı, bugün ise Lalebey Simit Fırını adıyla hizmet veren bu mekan, yalnızca ekmek ve simit üretmiyor; Sur’un hafızasını da zamanda yolculuk yaparak gelecek nesillere taşıyor. Kimilerine göre 60, kimilerine göre ise bir asrı aşan geçmişiyle fırın, her sabah yeniden yakılan ateşiyle kentin kültürel mirasının sessiz tanıklarından biri olmayı sürdürüyor.

Diyarbakır Sur’da Ermeni Tumas’ın Mirası1

TAŞ FIRINDA ODUN ATEŞİNDEN ÇIKAN LEZZET

Alttan yanmalı eski taş fırında pişen simitler, geleneksel yöntemlerle hazırlanıyor. Modern üretim tekniklerinin yaygınlaştığı günümüzde, odun ateşinde pişirilen simitlerin kokusu ve lezzeti, hem Diyarbakırlıları hem de kenti ziyaret edenleri kendine çekiyor. Fırında çalışan Engin Tetik, üretimin mevsime göre değiştiğini belirterek şunları söyledi:

Diyarbakır Sur’da Ermeni Tumas’ın Mirası2

Amedspor taraftarlarının en çok ceza aldığı 6222 için yeni karar çıkabilir
Amedspor taraftarlarının en çok ceza aldığı 6222 için yeni karar çıkabilir
İçeriği Görüntüle

"Yaz aylarında günlük simit üretimimiz 2 ila 3 bin arasında değişiyor. Kışın ise bu sayı yaklaşık bin 500'e kadar düşüyor. Sabah saat 05.30-06.00 gibi işe başlıyoruz ve akşam saatlerine kadar çalışıyoruz. Normalde 4-5 kişi çalışıyoruz ancak yoğunluğa göre çalışan sayımız artabiliyor. Simitlerimizi odun ateşinde pişiriyoruz."
Yıllardır aynı taş duvarların arasında sürdürülen üretim, yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda Sur’un kültürel belleğinin de önemli bir parçası.

Diyarbakır Sur’da Ermeni Tumas’ın Mirası

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE UZANAN HİKAYE

Her gün fırından çıkan binlerce simit, geçmişten bugüne uzanan bir hikayeyi de beraberinde taşıyor. Çünkü bu fırında yalnızca hamur pişmiyor; çocukluk anıları, mahalle sohbetleri ve Sur’un yüzyıllık hatıraları da yeniden canlanıyor. Sur sokaklarında kaybolan eski günlerin izini sürenler için bu tarihi fırın, hala en sıcak duraklardan biri olmayı sürdürüyor.

Diyarbakır Sur’da Ermeni Tumas’ın Mirası3

Muhabir: Mehmet TÜRK / Ceren AKYIL