Diyarbakır Sur’daki GES Projesi Protestosu sırasında mahalle sakinlerine yönelik kolluk şiddetini Meclis gündemine taşıyan CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’ye; “Kolluk güçlerinin güç kullanımı bakımından orantılılık ve ölçülülük ilkelerine uygun hareket edip etmediğine ilişkin Bakanlığınızca başlatılmış idari inceleme veya mülkiye müfettişi görevlendirmesi var mıdır?” diye sordu.
Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Arzoxlî Mahallesi'nde, mera alanına yapılmak istenen ZENKAR-1 Güneş Enerji Santrali (GES) projesine karşı çıkan mahalleliye cop, tazyikli su, plastik mermi ve biber gazıyla yapılan Jandarma müdahalesinde 15 kişi gözaltına alınırken, sert müdahale nedeniyle 4 kişi de yaralanmıştı.
Gözaltına alınanlardan 3 kişi hastanedeki sağlık kontrolünün ardından serbest bırakılırken, 9 kişi emniyetteki ifade işlemlerinin ardından bırakıldı. Diğer 3 kişi ise Diyarbakır Adliyesi'ne sevk edildi. "Görevi yaptırmamak için direnme" iddiasıyla gözaltına alınan 3 kişi, savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, gözaltına alınan yurttaşların maruz kaldığı şiddeti, İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi tarafından yanıtlanmak üzere Meclise soru önergesi verdi.
Diyarbakır Milletvekili Tanrıkulu önergede şu ifadelere yer verdi:
“Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Sati ve Kervanpınar kırsal mahallelerinde, mera ve arkeolojik sit alanı üzerinde yapılması planlanan “ZENKAR-1 Güneş Enerji Santrali (GES)” projesine karşı mahalle halkı tarafından 3–4 Mart 2026 tarihlerinde protesto eylemi gerçekleştirilmiştir.
Basına ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre; jandarma ekipleri protestoya plastik mermi, biber gazı ve tazyikli su kullanarak müdahalede bulunmuş; 4 yurttaş yaralanmış (yaralılardan birinin hamile olduğu iddia edilmektedir) ve 15 yurttaş gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınanların ifadeleri sonrasında adli kontrol şartıyla veya serbest bırakıldıkları belirtilmektedir.
Anayasa’nın 34’üncü maddesi uyarınca güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ile 17’nci maddede düzenlenen kötü muamele yasağı çerçevesinde olayın hukuki boyutunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.”
DİYARBAKIR SUR’DAKİ KOLLUK ŞİDDETİ MECLİS GÜNDEMİNDE
Tanrıkulu, Meclise sunduğu önergede ise şu soruları sıraladı:
“1-3–4 Mart 2026 tarihlerinde Sur ilçesinde gerçekleştirilen protesto eylemine müdahale edilmesine ilişkin karar hangi makam tarafından alınmıştır? Müdahale talimatı yazılı mıdır?
Müdahale sırasında görev alan jandarma personeli sayısı kaçtır? Müdahalede kullanılan plastik mermi, gaz kapsülü ve tazyikli su miktarı nedir?
2-Kolluk güçlerinin güç kullanımı bakımından orantılılık ve ölçülülük ilkelerine uygun hareket edip etmediğine ilişkin Bakanlığınızca başlatılmış idari inceleme veya mülkiye müfettişi görevlendirmesi var mıdır?
3-Yaralandığı belirtilen 4 yurttaşın sağlık durumlarına ilişkin Bakanlığınıza ulaşan resmi bilgi nedir? 4-Müdahale sırasında hamile olduğu belirtilen yurttaşın durumu hakkında herhangi bir inceleme yapılmış mıdır?
5-Gözaltına alınan 15 yurttaş hakkında isnat edilen suçlamalar nelerdir? Bu kişiler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmış mıdır? Uygulandıysa hangi gerekçeyle?
6-Müdahale sırasında darp ve kötü muamele iddiaları hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde başlatılmış bir soruşturma var mıdır? Bakanlığınız tarafından disiplin soruşturması açılmış mıdır?
7-Protestonun gerçekleştirildiği alanın mera ve arkeolojik sit niteliği dikkate alındığında, eylemin kamu düzenini bozucu nitelikte olduğuna dair somut tespitler nelerdir?
8-Son beş yıl içerisinde Diyarbakır ilinde toplantı ve gösteri yürüyüşlerine kolluk müdahalesi kaç kez gerçekleşmiştir? Bu müdahalelerde kaç kişi yaralanmış ve kaç kişi hakkında adli işlem yapılmıştır?
9-Bakanlığınızın toplantı ve gösteri yürüyüşlerine müdahale usullerine ilişkin güncel genelgesi nedir?
10-Bu genelge Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları doğrultusunda güncellenmiş midir?”