Diyarbakır Haberleri

Diyarbakır Tekstilkent Başkanı Ayaz’dan müjde: Fabrikalar işçi alımına başladı

Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB’de, fason üretimin yurt dışına kaymasıyla gerileyen istihdam, Ortadoğu’daki gerilimlerin etkisiyle yeniden yükselişe geçti. Tekstilkent Başkanı Sezai Ayaz, üretim kapasitesinin yüzde 100’e ulaştığını ve fabrikaların yeniden işçi alımına başladığı müjdesini açıkladı.

Abone Ol

ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Daha önce fason üretimin Mısır, Bangladeş, Cezayir ve Fas gibi ülkelere kaymasıyla daralma yaşayan Diyarbakır Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB), istihdam 7 binden 5 bine kadar gerilemişti. Ancak Amerika-İran gerilimi nedeniyle söz konusu ülkelerde yaşanan enerji krizleri, küresel markaların siparişlerinde gecikmelere yol açtı. Bunun üzerine firmalar, üretim için yeniden Türkiye’ye ve Diyarbakır’a yöneldi. Yaşanan gelişmeleri Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e değerlendiren Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB Başkanı Sezai Ayaz, Tekstilkent’te üretim kapasitesinin yüzde 100’e ulaştığını ve fabrikaların yeniden personel alımı için ilan vermeye başladığını açıkladı.

Ayaz, sektörün sürdürülebilir büyümesi için kamu desteğinin önemine dikkat çekerek, Cevdet Yılmaz ile yaptıkları görüşmeye de değindi. Mevcut döviz uygulamasında ihracat gelirlerinin belirli bir kısmının bozdurulduğunu hatırlatan Ayaz, bu oranın artırılması halinde sektördeki canlılığın kalıcı hale gelebileceğini ifade etti.

DİYARBAIR’DA YAŞANAN KAN KAYBININ NEDENLERİ?

Ortadoğu ülkelerinde yaşanan enerji krizi maliyetleri nedeniyle global markaların Diyarbakır tekstiline yöneldiğini dile getiren Tekstilkent Başkanı Sezai Ayaz, şunları ifade etti:

“Son iki-üç yıldır artan maliyetler nedeniyle sektör genelinde bir kan kaybı yaşanıyordu. Bunun başlıca nedeni, maliyetlerin daha düşük olduğu ülkelerin öne çıkması ve küresel markaların siparişlerini bu ülkelere kaydırmasıydı. Türkiye ise bu süreçte görece daha pahalı bir üretim merkezi haline geldi.

“KÜRESEL MARKALAR YENİDEN TÜRKİYE’YE YÖNELDİ”

Ancak Ortadoğu’daki savaş ve gerilimler, özellikle düşük maliyetli ülkelerde enerji krizine yol açınca, üretim süreçleri aksadı ve siparişlerde gecikmeler yaşandı. Bu durum, küresel markaların yeniden Türkiye’ye ve özelde Diyarbakır’a yönelmesine neden oldu.

“DİYARBAKIR, BÖLGE TEKSTİLİ ALANINDA KENDİNİ KANITLADI”

Bilindiği üzere Türkiye, tekstil altyapısı açısından oldukça güçlü bir ülkedir. Diyarbakır özelinde bakıldığında da üretim kapasitesinin yüksek olduğu görülmektedir. Bölge, tekstil alanında kendini kanıtlamış durumdadır. Özellikle son üç ayda, Amerika ile İran arasındaki gerilimlerin etkisiyle Diyarbakır’da tekstil sektöründe yeniden bir canlanma yaşanmış, kapasite kullanımında yüzde 100’e varan bir artış görülmüştür.

“YATIRIMLARLA YÜKSEK KAPASİTELİ FABRİKALAR İNŞA EDİLDİ”

Ayrıca son iki-üç yılda yapılan yatırımlarla inşa edilen yüksek kapasiteli fabrikalar, Diyarbakır’ın pazardaki rekabet gücünü artırmış ve bölgeye önemli bir avantaj sağlamıştır.”

“TABLO DEĞİŞTİ, SANAYİCİLER PERSONEL ALIM İÇİN İLAN VERİYOR”

Fabrikalarda iş alımlarının yeniden başladığını belirten Ayaz, “Bugün 8 bin metrekare kapalı alana sahip bir tesis normalde 400 kişiye kadar istihdam sağlayabilecek kapasitedeyken, yakın zamana kadar bu sayı yaklaşık 200 kişiyle sınırlı kalıyordu. Ancak tekstil sektöründeki yeniden canlanmayla birlikte bu tablo değişmeye başladı. Sanayiciler yeniden personel alımı için ilanlar veriyor, İŞKUR ile yapılan görüşmeler sonucunda iş gücü temini hız kazanıyor. Ciddi bir istihdam artışı söz konusu; iş kaybı durmuş, aksine işe alımlar yeniden başlamıştır. Zaten bu fabrikalar Diyarbakır’daki insanlara istihdam sağlamak amacıyla kurulmuştu ve atıl kalmaları istenmiyor” dedi.

“BU ARTIŞIN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASINI İSTİYORUZ”

Kalıcı bir çözüm istediklerini vurgulayan Ayaz, “Tekstil sektörü temsilcileri olarak, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile de görüşmeler gerçekleştirildi. Bu görüşmelerde, bölgedeki savaş ve gerilimlerin sektöre geçici bir avantaj sağlamasından duyulan rahatsızlık dile getirildi. Amaç, bu artışın geçici değil, sürdürülebilir olmasıdır. Sektör temsilcileri, yapay bir yoğunluk yerine kalıcı çözümler talep etmektedir” diye kaydetti.

“DÖVİZ ORANINI YÜZDE 10 SEVİYESİNE ÇIKSIN”

Sanayicilerin eski gücüne dönmesi için dövizin yüzde 10 seviyesine yükselmesini istediklerini belirten Ayaz, son olarak şunları söyledi:

“Bu noktada en önemli beklenti, ihracatçıların rekabet gücünü artıracak düzenlemelerdir. Mevcut uygulamada yurtdışından gelen dövizin belirli bir kısmı (yaklaşık yüzde 3) bozdurulmaktadır. Bu oranın yüzde 10 seviyelerine çıkarılması halinde, sektörün savaş gibi dış etkenlere bağlı olmadan da aynı yoğunluğu sürdürebileceği ifade edilmektedir. Böyle bir adım, ihracatçıların fiyat tutturmasını kolaylaştıracak ve sektörün yeniden eski güçlü günlerine dönmesine katkı sağlayacaktır.”