TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Bölge toplantısında konuşan Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu; “Engelli bireylere yönelik asıl ihtiyaç, mevzuatın ötesinde, onların hayatını kolaylaştıracak toplumsal empati ve yaklaşım dönüşümüdür” dedi.
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Bölge (Diyarbakır, Batman, Bitlis, Mardin, Siirt, Şırnak ve Van) İlleri İstişare Toplantısı yapıldı.
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu tarafından Batman, Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şırnak ve Van illerini kapsayan Bölge İstişare Toplantısı, Diyarbakır’da gerçekleştirildi.
Diyarbakır Valiliği ev sahipliğinde düzenlenen toplantı; Komisyon Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu,ValiMurat Zorluoğlu, Komisyon Başkanvekili ve AK Parti Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu, AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, AK Parti Elazığ Milletvekili Prof. Dr. Erol Keleş, AK Parti Konya Milletvekili Latif Selvi, AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba, DEM Parti Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Emrullah Gördük, 7 ilin ilgili kamu kurum müdürleri, akademisyenler, engelli dernek yöneticileri ve ilgili paydaşların katılımıyla gerçekleştirildi.
Kasapoğlu: “Sorunları Bizzat Muhataplarından Dinlemek İçin Sahadayız”
Toplantının açılışında konuşan TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, komisyonun çalışma yönteminin “86 milyonun sesini duymak” üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Ankara’daki mevzuat çalışmalarının sahada karşılık bulmasının kritik önemde olduğunu belirten Kasapoğlu, şunları kaydetti:
“Bugün Diyarbakır’dayız. Mardin’i, Şırnak’ı, Van’ı; bu kadim coğrafyanın sesi ve nefesi olan şehirlerimizi konuşmak için buradayız. Sorunları birlikte ele almak, çözümleri birlikte masaya yatırmak için bir aradayız. Mezopotamya’nın kalbinde, sizlerle birlikte olmak bizler için büyük bir onur. Biz Türkiye’nin komisyonuyuz; 86 milyonun komisyonuyuz. Bu nedenle yöntemimiz de 86 milyonun sesini, nefesini bu komisyonda duymak, hissetmek üzerine kurulu. Elbette Meclis’te çalışmalar yapıyoruz; dosyalara, mevzuata bakıyoruz. Ama yalnızca Ankara’da yazılan metinlerle yetinmiyoruz. O metinlerin Şırnak’ta, Van’da, Mardin’de ne anlama geldiğini; hayata nasıl yansıdığını yerinde görmek istiyoruz.”
“Kâğıt Üzerindeki Hak, Sahada Hizmete Dönüşmeli”
Konuşmasında erişilebilirlik meselesinin bir hak meselesi olduğunun altını çizen Kasapoğlu, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Kâğıt üzerinde bir hak olarak görünen bir düzenleme, eğer Bitlis’te, Siirt’te, Batman’da ya da Diyarbakır’ın bir ilçesinde vatandaşın hayatına hizmet olarak dokunmuyorsa, orada bir tıkanıklık var demektir. İşte biz komisyon olarak tam da bu nedenle sahadayız. Varsa bir tıkanıklığı yerinde görmek, varsa bir mesafeyi yerinde ölçmek, sorunları bizzat muhataplarından dinlemek için bugün burada, Diyarbakır’dayız.
Diyarbakır’ın bir köyünde yaşayan işitme engelli bir kardeşimizin bir kamu kurumunda kendini ifade edebilmesi, bir erişilebilirlik meselesidir. Bu mesele İzmir’de nasılsa, Türkiye’nin diğer illerinde nasılsa, Diyarbakır’da da aynı hassasiyetle ele alınmalıdır. Amacımız; eksik olanı tespit etmek, yapıcı eleştirilerle çözüm yollarını ortaya koymak, mevcut standartları nasıl yükseltebileceğimizi birlikte konuşmaktır.”
Vali Zorluoğlu: “Asıl Mesele Mevzuat Değil, Empati ve Zihinsel Dönüşümdür”
Ev sahibi sıfatıyla katılımcılara hitap eden Vali Murat Zorluoğlu ise konuşmasına, Diyarbakır’ın 12 bin 500 yıllık tarihiyle medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu hatırlatarak başladı. Vali Zorluoğlu, engelli bireylerin toplumsal hayata katılımı konusunda önemli değerlendirmelerde bulunarak şunları kaydetti:
“Gelişmişlik düzeyi, kültür, gelenekler ve eğitim gibi nedenlerle engellilerin yaşadığı zorluklar ülkeden ülkeye farklılık gösterse dedünya nüfusunun yaklaşık yüzde 15’ini oluşturan engelli bireyler birçok ülkede halen sosyal dışlanmaya ve fırsat eşitsizliğine maruz kalmaktadırlar. Bu eşitsizlik özellikle eğitim, istihdam, kamusal yaşama katılım, erişilebilirlik ve sağlık hizmetleri gibi alanlarda yoğunlaşmaktadır. Şüphesiz sosyal devlet anlayışı, engelli bireylere pozitif ayrımcılık yapılmasını, çeşitli özel tedbirler alınarak onlara her alanda fırsat eşitliği sunulmasını ve koruyucu tedbirlerle onların topluma yük olmadan sosyal hayatta yerlerini almalarını sağlamayı gerektirmektedir.”
Türkiye'de son 20-25 yılda gerek mevzuatta gerekse uygulamada devrim niteliğinde adımlar atıldığını belirten Vali Zorluoğlu, toplumsal duyarlılık ve empati eksikliğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“1889 yılında İstanbul’da ilk sağır, dilsiz ve kör okulunun açılmasından başlatabileceğimiz bu süreç, 2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ile başka bir düzeye yükselmiş, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi ile taçlandırılmıştır. Mevzuat anlamında ciddi bir eksiğimiz olduğunu düşünmüyorum. Ancak büyük bir sorunumuz var; o da engellilere dönük toplumsal anlayışımızdaki eksiklerimiz ve empati yapamama sorunumuzdur. Yaya geçidi üzerine aracını park eden sürücünün veya kurumunu erişime uygun hale getirmeyen yöneticinin sorunu mevzuat değil, yaklaşım sorunudur. Bu nedenle engelli konusunda zihinsel dönüşümü hızlandıracak çalışmalara ve projelere de çok ihtiyaç olduğunu değerlendiriyorum.”
Toplantı, engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak adımların güçlendirilmesine yönelik istişarelerle tamamlandı. Toplantı, bölge illerindeki mevcut durumun analizi ve paydaşların çözüm önerilerinin istişare edilmesiyle sona erdi.