HABER-Mehmet TÜRK
Amed Emek ve Demokrasi Platformu, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ile Ortadoğu’da giderek derinleşen savaş ortamına ilişkin basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamada bulunan DİSK Genel-İş 2 No’lu Şube Başkanı Sabahat Sever, bölge halklarını daha büyük bir yıkıma sürükleyecek her türlü askeri müdahaleye karşı olduklarını vurguladı.
“MOLA REJİMİNİN FARKLI KİMLİKLERE OLAN SALDIRISINI DA KABUL ETMİYORUZ”
Mola rejiminin farklı kimliklere olan saldırılarını da kabul etmediklerini ifade eden Sever, şunları dile getirdi:
“Ancak tutumumuz yalnızca dış müdahalelere karşı çıkmakla sınırlı değildir. İran’da başta Kürt halkı olmak üzere farklı kimlik ve inançlara yönelik baskı, katliam ve ayrımcılık politikalarıyla iktidarını sürdüren Molla rejimini de kabul etmiyoruz. Halkların demokratik taleplerini bastıran, kadınların özgürlük mücadelesini şiddetle karşılayan, emekçilerin hak arayışını suç sayan bir yönetim anlayışı ne bölge halklarına ne de insanlığa bir gelecek sunabilir.
Savaş politikaları en ağır bedeli sivillere ödetmektedir. Bombardımanlar, yaptırımlar ve silahlanma yarışı; çocukların, kadınların, emekçilerin yaşam hakkını tehdit etmektedir. Savaşlar halklar arasında düşmanlık duygularını derinleştirmekte, birlikte yaşama umudunu zayıflatmaktadır. Aynı zamanda ekolojik yıkımı hızlandırmakta; su kaynaklarını, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir.
“ÇÖZÜM HALKLARIN EŞİT VE DEMOKRATİK SİSTEMDE”
Bizler Emek Demokrasi Platformu olarak biliyoruz ki Ortadoğu’nun gerçek ve kalıcı çözümü ne emperyalist müdahalelerde ne de tekçi, otoriter rejimlerin baskı politikalarındadır. Çözüm; halkların eşit, özgür ve demokratik bir düzen içinde bir arada yaşayabildiği, inanç ve kimliklerin güvence altına alındığı, kadınların ve emekçilerin haklarının tanındığı bir toplumsal sistemin inşasındadır.
“ORTAK BİR BARIŞ MÜCADELESİNDE BULUŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ”
Sorunların çözümünün savaş, çatışma politikalarında değil, demokratik siyasette,barış politikalarında ısrar etmekte ve halkların kendi kendini yönettiği bir sistemde olduğuna inanıyoruz.
Tüm bölge halklarını savaşa, işgale ve baskı politikalarına karşı ortak bir barış mücadelesinde buluşmaya çağırıyoruz.“