27 yıl resmi olmak üzere kırk yıla yakın eğitim sektöründe çalıştım. Aşağıda sıralanan felaketlere öğrencilerim uğramasın diye her şeye rağmen canla başla çalıştım. Birçok seferinde başarılı olduğuma da inanıyorum. Ama bu kötü sistemin değişmesine yaradı mı? Sanmıyorum.

Edebiyat Fakültesini bitiren edebiyat öğretmeni, Kimya Mühendisliğini bitiren kimya öğretmeni, Dil Tarih-Coğrafya Fakültesini bitiren tarih ya da coğrafya öğretmeni yapılan bir ortam da eğitim sisteminin doğru yürüdüğünü iddia etmek, yanlışların en büyüğü olur.

Çünkü edebiyatçı olmak ayrı bir şey, edebiyat öğretmeni olmak ayrı bir şeydir. Tarihçi olmak farklı bir şey tarih öğretmeni olmak farklı bir şeydir…

Ama muktedirler böyle olmasını istediler. İyi okumayı, başarılı bir öğrenim görmeyi çok gördüler öğrenciye. Düşünebilen, yorumlayabilen, araştıran, sorgulayan, fark etme yeteneği olan insan yetişmesini ülkem insanına çok gördüler.

Eğitim psikolojisi yok, eğitim sosyolojisi yok, çocuk psikolojisi yok, pedagoji yok…

Köy Enstitülerini aklımıza sağlık kapattık. Yüksek Öğretmen Okullarını ne gerek var diye sonlandırdık, Öğretmen Okullarını bir kenara attık. Ya Eğitim Enstitülerine ne demeli? Zaten ülkenin bu tip eğitim kurumlarına gereği yoktu. Nasıl olsa Süleyman Demirel’in dediği gibi 15 günde kabak yetişmezken, biz öğretmen yetiştirdik MC dönemlerinde.

Bu yazımda öğretmen yetiştiren ama gerçekten kaliteli öğretmen yetiştiren bunca okulları neler bahane edilerek, neden kapattıkları üzerinde durmayacağım. Herkesçe malûm. Söyleye söyleye dilimizde tüy bitti.

Kötü dediğimiz bu eğitim düzeninde; öğrencilerimizi nasıl harcadık biliyor musunuz?

En büyük yanlışlarımız nelerdi hiç düşündünüz mü?

En iyi problem çözeni doktor yaptık. İçinde insan sevgisi var mı yok mu diye bakmadık.

En iyi ezber yapanı hukukçu yaptık. Kalbinde adalet duygusu var mı yok mu diye aldırış etmedik.

En iyi matematik bileni mühendis yaptık. Kul hakkı korkusu var mı yok mu diye sınamadık…

İşte bu yüzden merhametli pek çok çocuk problem çözemediği için adil olamaz, pek çok çocuk ezber yapamadığı için namuslu olamaz ve pek çok çocuk da sınavda hata yaptıkları için doktor, hukukçu ve mühendis olamadılar.

Paran kadar sağlık, adamına göre hukuk varsa ve çöküyorsa binalar, yollar, köprüler ve maden ocakları, işte bu yüzdendir.

O gün bile bu bozuk, yanlış, insan yetiştirmeye uygun olmayan bu eğitim sistemi bu günlere geldi. Belki onlarca kez yazdım. Öğrencilerimizi nasıl harcıyoruz sorusuna bugünkü yazımda tekrar cevap aramaya çalıştım. Ne yazık ki muktedirlerin memnun olduğu bir sistemi ne sistemin içinde mücadele edenler ne de bizler değiştiremedik. İçi kaynar su dolu kazan, taşıyanın kafasından eli belinde önde gidenin muktedirin üstüne devrilmedikçe suyun sıcak olduğu anlaşılmayacak.

                                    &

Şimdi de sıra haftanın öğüdünde;

Kirveme öğütler;

Kirvem, “Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır.”

                                    &

Haftanın şiiri;

BEDDUAMDIR

 

BU ÜLKE ZENGİN,
          BU ÜLKEYİ SÖMÜRENLER ÖLSÜN.
          BU ÜLKE BARIŞ GÖLÜ
          DÖVÜŞTÜRENLER ÖLSÜN.
          BU ÜLKEDE RUM ERMENİ VAR,
          KISKANDIRANLAR ÖLSÜN.
          BU ÜLKEDE KÜRT VE TÜRK VAR,
          VURUŞTURANLAR ÖLSÜN.
          BU ÜLKEDE ALEVİ VAR SÜNNİ VAR,
          AYRI KOŞANLAR ÖLSÜN.
          BU ÜLKE GÜZEL,
          BU ÜLKEYİ SEVMEYEN ÖLSÜN.
          BU ÜLKEDE BEN VARIM SEN VARSIN,
          AYRIŞTIRANLAR ÖLSÜN.
          GELİN HEP BİR AĞIZDAN SÖYLEYELİM:
          BEN U SEN YAŞASIN HAYINLAR ÖLSÜN.
                                                            RECEP YILMAZ

                                            &

Güzel bir hafta dileğiyle,

Dostça kalın… 

“Diyarbekir 5 Nolu Cezaevi, MÜZEYE dönüştürülsün.”

“SUR İÇİ; DÜNYANIN EN BÜYÜK AÇIK HAVA MÜZESİ OLSUN.

“Sur İlçesinin adı “ESKİ DİYARBEKİR” olsun.”

 “ŞEHRİN STADI, ŞEHRİN ÖZGÜRLÜK MEYDANI OLSUN.”

Daha da önemlisi;

YAKIP YIKILAN BÖLGELERDE

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol