Küresel piyasalarda altın, yılın ilk bölümündeki rekor seviyelerin ardından sert bir düzeltme yaşarken, ekim ayına yüksek oynaklıkla girdi. Gram altın Türkiye’de 6 bin 500 TL seviyesinin üzerinde tutunurken, ons altında gözler ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası, doların seyri, ABD tahvil faizleri ve jeopolitik gelişmelere çevrildi. Uzman ve büyük yatırım kuruluşlarının yıl sonu tahminleri ise geniş bir aralıkta bulunuyor.

Altın piyasasında 2026 yılının ikinci yarısında başlayan dalgalı seyir ekim ayında da devam ediyor. Yılın başında tarihi zirveler gören ons altın, daha sonra önemli ölçüde gerilerken, son günlerde 4 bin-4 bin 200 dolar bandında tutunmaya çalışıyor.
3 Ekim 2026 itibarıyla gram altın 6 bin 542 TL civarında işlem görüyor. Çeyrek altının satış fiyatı yaklaşık 10 bin 689 TL, Cumhuriyet altınının satış fiyatı ise yaklaşık 44 bin 619 TL seviyesinde bulunuyor. Ons altın ise 4 bin 142 dolar civarında.
EYLÜL AYINDA YÜZDE 6’NIN ÜZERİNDE GERİLEDİ
Altında özellikle eylül ayında belirgin bir satış baskısı oluştu. Reuters'ın aktardığı verilere göre ons altın, eylül ayını yüzde 6'nın üzerinde kayıpla tamamladı. 2 Ekim'de ise spot altın yaklaşık 4 bin 140 dolar seviyesine geriledi ve haftalık kayıp yüzde 3,4 civarına ulaştı.
Satışların arkasındaki temel faktörlerden biri ABD tahvil faizlerindeki yükseliş oldu. 10 ve 30 yıllık ABD Hazine tahvili getirilerinin 2002'den bu yana görülen en yüksek seviyelere yaklaşması, faiz getirisi bulunmayan altının alternatif maliyetini artırdı.
Bunun yanında doların güçlenmesi de ons altın üzerinde baskı oluşturdu.
FED POLİTİKASI ALTININ YÖNÜNDE BELİRLEYİCİ OLACAK
Piyasaların önündeki en önemli başlıklardan biri ABD Merkez Bankası'nın faiz politikası.
ABD'de açıklanan ağustos ayı enflasyon verisinin beklentilerden daha ılımlı gelmesi, Fed'in ekim ayında faiz artırabileceği beklentisini önemli ölçüde zayıflattı. Reuters'a göre piyasa fiyatlamalarında ekim ayında faiz artırımı ihtimali, bir hafta önce yaklaşık yüzde 69 seviyesindeyken veri sonrasında yüzde 31'e kadar geriledi.
Ancak tablo tamamen tek yönlü değil.
Yüksek petrol fiyatlarının yeniden enflasyon baskısı oluşturması, ABD tahvil faizlerinin yüksek seyretmesi ve Fed yetkililerinin daha sıkı para politikasına ilişkin açıklamaları altın açısından risk oluşturmaya devam ediyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde ABD enflasyonu, istihdam verileri, Fed açıklamaları, dolar endeksi ve tahvil faizleri altının günlük ve haftalık hareketlerinde belirleyici olmaya devam edecek.
ALTINDA 4 BİN DOLAR KRİTİK EŞİK
Piyasalarda 4 bin dolar seviyesi teknik ve psikolojik açıdan önemli bir eşik olarak izleniyor.
Reuters'ın aktardığı değerlendirmelere göre bazı analistler, güçlü istihdam veya yeniden faiz artırımı beklentisinin oluşması halinde ons altında 4 bin dolar seviyesinin yeniden test edilebileceğini belirtiyor. Buna karşılık, faiz artırımı beklentilerinin zayıflaması ve ekonomik aktivitede belirgin bir yavaşlama görülmesi halinde altının yeniden yükseliş eğilimine girebileceği değerlendiriliyor.
Dünya Altın Konseyi de 2026'nın ilk yarısındaki hareketin altının ne kadar yüksek oynaklığa sahip olduğunu gösterdiğine dikkat çekiyor. Kurumun temmuz ayında yayımladığı değerlendirmeye göre altın, yılın ilk yarısında 5 bin 500 doların üzerine çıkarken daha sonra 4 bin doların altına kadar gerilemişti.
MERKEZ BANKALARININ ALIMLARI ÖNEMLİ DESTEK
Altın açısından olumlu tarafta ise merkez bankalarının devam eden alımları bulunuyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankaları 2026'nın ikinci çeyreğinde 289 ton altın satın aldı. İlk yarıdaki toplam altın talebi ise 2 bin 522 tona ulaştı ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 arttı.
Bu durum, altındaki uzun vadeli talebin yalnızca bireysel yatırımcılardan oluşmadığını gösteriyor.
Merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla altın almaya devam etmesi, fiyat düşüşlerinde önemli bir destek unsuru oluşturabilir.
BÜYÜK KURULUŞLARIN TAHMİNLERİ NEDEN BİRBİRİNDEN FARKLI?
2026 yıl sonu için piyasalarda tek bir fiyat beklentisi bulunmuyor.
Goldman Sachs, eylül ayında yayımlanan değerlendirmesinde yıl sonu altın tahminini 4 bin 900 dolar/ons seviyesinde tutarken, merkez bankalarının güçlü alımlarının ve altın destekli ETF'lere yatırımcı girişlerinin artmasının yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirtti. Buna karşılık Fed'in daha fazla faiz artıracağı beklentisinin güçlenmesi halinde fiyatın daha düşük seviyelerde kalabileceği değerlendirmesi yapıldı.
HSBC ise ekim başında 2026 yılı ortalama altın fiyatı tahminini 4 bin 490 dolar/ons seviyesine çekti. Banka, kısa vadede baskının devam edebileceğini ancak fiyatların 4 bin dolar civarında merkez bankası alımlarıyla destek bulabileceğini öngördü.
Bazı büyük kuruluşlar ise daha yüksek seviyeler öngörüyor. Piyasa raporlarında Citi, Amundi, Natixis ve Deutsche Bank'ın 5 bin dolar civarında hedefleri yer alırken, farklı senaryolarda daha yüksek seviyeler de bulunuyor.
J.P. Morgan'ın haziran ayında yayımladığı tahmin ise çok daha yüksek bir senaryo içeriyordu; banka 2026'nın son çeyreğinde ortalama 6 bin dolar/ons seviyesini öngörmüştü. Ancak banka temmuz ayında daha temkinli bir tahmin yayımlayarak dördüncü çeyrek için 4 bin 500 dolar seviyesini işaret etmişti.
Bu farklılık, altın fiyatının önümüzdeki aylarda Fed politikası, jeopolitik gelişmeler ve merkez bankası talebine son derece duyarlı olacağını gösteriyor.
Gram altın için ons kadar dolar/TL de önemli
Türkiye'deki yatırımcı açısından ons altındaki hareket tek başına yeterli değil.
Gram altının fiyatını kabaca iki temel unsur belirliyor:
Ons altın × dolar/TL kuru
Bu nedenle ons altın düşse bile dolar/TL'deki yükseliş gram altındaki düşüşü sınırlayabilir. Tersine, ons altının yükselmesiyle birlikte dolar/TL'nin de artması gram altında daha güçlü bir yükseliş yaratabilir.
Bu nedenle Türkiye'de yıl sonu gram altın beklentisi oluştururken yalnızca uluslararası altın fiyatına değil, döviz kuruna, Türkiye'deki enflasyon görünümüne ve TCMB'nin para politikasına da bakmak gerekiyor.
ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMDE ÜÇ FARKLI SENARYO
Altının önündeki tabloyu üç ana senaryo üzerinden değerlendirmek mümkün:
1. Faizlerin yüksek kaldığı senaryo:
ABD'de enflasyonun yeniden yükselmesi ve Fed'in daha sıkı para politikasına yönelmesi halinde dolar ve tahvil faizleri güçlenebilir. Böyle bir ortam altın üzerinde aşağı yönlü baskı yaratabilir.
2. Faiz indirim beklentisinin güçlendiği senaryo:
ABD ekonomisinde belirgin yavaşlama görülmesi ve enflasyonun kontrol altına girmesi halinde faiz indirimi beklentileri güçlenebilir. Bu durum altının yeniden yatırımcı ilgisi kazanmasına yardımcı olabilir.
3. Jeopolitik risklerin artması:
Savaşların, enerji arzı sorunlarının veya küresel ekonomik belirsizliğin artması halinde güvenli liman talebi güçlenebilir. Dünya Altın Konseyi de jeopolitik ve ekonomik risklerdeki artışın altın için yukarı yönlü katalizör olabileceğini belirtiyor.
GRAM ALTINDA YIL SONU İÇİN KESİN RAKAM VERMEK NEDEN ZOR?
Bugünkü yaklaşık 6 bin 542 TL'lik gram altın fiyatı üzerinden yapılacak hesaplamalarda ons altının gelecekteki seviyesi kadar dolar/TL'nin de hangi noktaya geleceği belirleyici olacak.
Dolayısıyla uluslararası kuruluşların ons altın için verdiği hedefleri doğrudan gram altın fiyatına çevirmek yanıltıcı olabilir.
Örneğin ons altının 4 bin 500, 4 bin 900 veya 5 bin dolar seviyelerine çıkması durumunda gram altının kaç TL olacağını belirleyecek ikinci değişken dolar/TL olacaktır.
Bu nedenle yıl sonu için tek bir rakamdan ziyade ons altın + dolar/TL kombinasyonlarına dayalı senaryolar daha sağlıklı bir yöntemdir.
SONUÇ: ALTINDA YÖNÜ DÖRT BAŞLIK BELİRLEYECEK
2026'nın son çeyreğine girilirken altın piyasasının önünde birbirine zıt iki güçlü unsur bulunuyor.
Bir tarafta yüksek ABD faizleri, güçlü dolar ve yüksek tahvil getirileri altını baskılıyor. Diğer tarafta ise merkez bankalarının altın talebi, jeopolitik riskler, ekonomik belirsizlik ve olası faiz indirimi beklentileri fiyatı destekleyebilecek unsurlar olarak öne çıkıyor.
Bu nedenle uzmanların beklentileri birbirinden oldukça farklılaşıyor. Mevcut veriler, altının önümüzdeki dönemde de yüksek oynaklık göstermesinin mümkün olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye'deki yatırımcı açısından ise kritik nokta yalnızca ons altının yönü değil; dolar/TL'nin seyri ve Türkiye'deki enflasyon-faiz dengesi olacak.
Kısacası, ekim ayına 6 bin 500 TL'nin üzerinde giren gram altın için yılın kalan bölümünde en önemli soru, küresel piyasalarda altının yeniden yükseliş trendine dönüp dönmeyeceğinden çok, hangi koşulların bu dönüşü tetikleyeceği olacak.



