‘AMİDA Bize Ne Söylüyor?’ https://t.co/VbkWQIMINm pic.twitter.com/OjWLtAnDKQ
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) September 25, 2026
Özel Haber-Mümin AĞCAKAYA
Diyarbakır TÜYAP 10. Kitap Fuarında kitapların yanında DİTAV Diyarbakır Şubesi tarafından hazırlanan; ‘Amida Bize Ne Söylüyor’ fotoğraf sergisi ve bu konu başlığı altında bir de söyleşi gerçekleştirilecek.

Fotoğraf sergisini düzenleyen DİTAV Diyarbakır Şube Başkanı Şeyhmus Diken ve serginin küratörü ressam Gökhan Aslan Güneydoğu Ekspres Gazetesine konuştu.
Şeyhmus Diken konuşmasında; “DİTAV Diyarbakır olarak AMİDA’nın 1910’unu anlatan, üç yazarın; Max Van Berchem, Josef Strzygowskı ve Gertrude Lowthıan Bell’in kaleme aldığı ‘AMİDA’ kitabını bastık. Sonra bu kitabın basılıp gündeme taşınmasıyla yetinmemek gerektiğini düşünerek; Fuarda kitapların dünyası içine görselliği de katarak AMİDA’nın 1910 fotoğraflarından oluşan bir sergi programladık. Gökhan Aslan bu serginin küratörlüğünü üstlendi. Yarın 26 Eylül Cumartesi günü sergi Fuarın resmi açılışıyla beraber izleyicilerin gündemine taşınacak. 9 Gün boyunca 4 Ekime kadar gelen konuklarımız ‘Amida Bize Ne Söylüyor’ sergisini izleyebilecek.

Aynı zamanda 2 Ekim 2026 Cuma Günü saat 17.00’de Amida Bize Ne Söylüyor’un bir de paneli-söyleşisi olacak. Söyleşide; Amida Höyük kazılarının Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, ben Şeyhmus Diken yer alacağız. Moderatörlüğünü de Lal Laleş moderatörlüğünde gerçekleşecek” Diye konuştu.
Serginin küratörü ressam Gökhan Aslan’da sergi hakkında; “Bu sergi yoğun araştırmalar sonucunda ortaya çıktı. 1910’lu yıllarda özellikle Diyarbakır’da Avrupa’dan gelen üç yabancı yazar tarafından hazırlandı. Bu yazarlar aynı zamanda şehrin çeşitli yerlerinde fotoğraflar da çektiler. Sergide yer alan fotoğraflar kitabın içinde yer alan fotoğraflardan oluşan seçkilerle hazırlandı. Sergide yer alan fotoğraflar geçmişle günümüz arasında bir köprü ve bütünleştirmek için böyle bir çalışma oluşturuldu.

Üç yazarın 1910’lu yıllarda oluşturduğu bu çalışma daha sonraki yıllarda Fransız arkeolog ve araştırmacı Albert Luis Gabriel tarafından da daha geniş bir şekilde ele alındı.




