ATIK MALZEMELERDEN SANAT ESERLERİ 🔗https://t.co/i519HL5n1p https://t.co/AYKW5jbpsU
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) October 18, 2026
ÖZEL HABER - Mümin AĞCAKAYA
Son yıllarda tüketim salgını insanların çoğunu teslim alıyor. Bu salgın sosyal medya ve görsel basın araçlarında yer alan reklamlarla teşvik ediliyor. Daha ömrünü tamamlamamış, kullanılabilir olan birçok kullanım eşyasından, objelerden giyim eşyalarına kadar birçok şeyi elden çıkarıyor. Çöpe atıyor ya da hurdacılara devrediyor. Bu aşırı tüketim hastalığına karşı olan tasarım ustası Aslan Talay çocukluktan ayakkabısını, elbisesini tamir ederek tekrar kullanılır hale getirmesi onda yeni şeyler üretme merakını geliştirdi. Çocukluktan itibaren başlayan merak sonradan onu atık malzemelerden sanatsal objeler üreten bir sanatçıya dönüştürdü.

Atık malzemelerden sanatsal tasarımlar üreten AslanTalay; hem atık malzemelerin yeniden kullanıldığını hem de yeni hikâyelerin konusu olduğunu söyleyen Aslan Talay Güneydoğu Ekspres Gazetesine çocukluktan sanat tasarımcığına uzanan hikâyesini anlattı.
Atık malzemelerden sanatsal tasarıma uzanan hikâye
Atık malzemelerden sanatsal tasarımcılığa nasıl başladığını;
“Bu işe sekiz yıl önce başladım diyebilirim. Birkaç artık tavus kuşu vardı. Bahçelerde kullanılmış, kırılınca atılan tavus kuşlarına rastladım. Onları farklı bir malzemeyle destekleyip yan yana getirerek bir modelleme oluşturdum. Daha sonra bunu bahçemde kullandım. Ortaya çıkan bu modelleme koşuma gitti. Böylece modelleme ve tasarım uğraşım devam etmeye başladı. Tasarımcılığa böyle başladım diyebilirim.

Bu merakı çocukluğuma kadar da götürebiliriz. Çocukluğumuzda pantolonumuz ya da elbisemiz yırtıldığında onu yamalayarak giyiyorduk. Ayakkabılarımızı da öyle tamir ediyordum. Daha sonra üniversiteye gittiğimde bazı arkadaşların hatta kendi evimizi de sokağa atılan koltuklardan, kanepelerden, halılardan, perdelerden kurduk.”
‘Dönüştürme ruhu her zaman vardı’
“İçimdeki dönüştürme ruhu her zaman vardı. Sokakta geçerken çöplerden, hurdacılardan, antikacılardan, tablacılardan, bitpazarlarından alıyorum. Bazı tasarımlar için Çin’den de eşyalar getirdim. Bu eşyaları bazen birleştirip, bazen de yan yana getirerek fonksiyonel bir heykel konumunda lambaderler, duvar aplikleri ortaya çıktı. Farklı eşyaları yan yana getirerek, farklı objeler yaratabileceğime inandım.
Bir nesneyi gördüğümde hemen kafamda bundan nasıl bir şeyin ortaya çıkacağının hayalini kuruyorum. O nesnenin benim işime nasıl yarayabileceğini tasarlıyorum.
Tasarımı tam bitirmeden, içime sinmeden onu ortaya çıkarmıyorum ya da satmıyorum.
Tasarımla ilgilenenler için Workshoplar

Tasarımlar yapılabilecek eşyaların her birisinin bir anısı da olduğunu bilerek, günümüz koşullarına uygun yeni dönem dekoruna da uygun hale getirilebileceğini başka insanlara da anlatmak istiyorum. Çünkü isteyen herkes yapabilir. Tasarım işi biraz sanat biraz da ruh gerekmektedir. Aynı zaman da sabır işidir. Ama bir tasarım ortaya çıkardığınız zaman, albenisi de yüksek olunca bundan alacağınız hazzı hiçbir yerde alamazsınız. Atık malzemelerden bir dönüşümün nasıl olduğunu, nasıl tasarımlar yapılabileceğini, anlatmak ve göstermek amacıyla da bu mekânı da oluşturdum. Bunun için Workshop gibi bir çalışmaya da dönüştürmek istiyorum.
Vazgeçeceğimiz kot pantolonu nasıl bir tabloya dönüştürebileceğimizi, farklı aksesuarlardan nasıl tasarımlar yapılacağını veya bir şişeden, canttan tutun da yan yana getireceğimiz başka eşyalardan nasıl fonksiyonel bir masa lambasına dönüştüreceğimizi burada uygulamalı bir şekilde word şhop’lar yaparak göstereceğiz.
Burada ayrıca şiir gecesi, müzik, edebiyat, mezat, antika mezat, kitap mezat gibi etkinlikler yapacağız.
Neden bawul?
Bavulu Bawul yaparak daha orijinal bir isim olsun istedim. Bu yüzden bawul. Bawulun da kendine göre bir hikâyesi var. Bir yerden bir yere gidişi, bir göçü anlatır. Özlemi, hasreti anlatır. Bawul aynı zamanda hatıradır. Anıdır. Eskiden insanlar değer verdiği en önemli eşyalarını, hatıralarını bawulda saklardı. Ben de topladığım hikâyelerin tümünü, hatta eşyalarımı bawulda sakladım. Yani yaptığım her şey bawulun içindeydi. Bawulda her türlü hikâye var. O yüzden adını bawul koyduk



