HABER / Mehmet Rumet SOYLU - Veli Batlaci

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin onadığı kararda, Türk Medenî Kanunu'ndaki iyi niyet ilkesine dikkat çekildi. Buna göre, bir taşınmazın başkası tarafından kullanıldığını bilen ya da makul bir araştırmayla bunu öğrenebilecek durumda olan tapu malikinin iyi niyet iddiasında bulunamayacağı vurgulandı. Bu nedenle mahkemenin verdiği tapu iptali ve tescil kararı hukuka uygun bulundu.

YILLARDIR SÜREN MAĞDURİYETLERE EMSAL OLABİLECEK

Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde bazı müteahhitlerin veya satıcıların aynı bağımsız bölümü birden fazla kişiye satması nedeniyle binlerce kişi mağdur oluyor. Tapuyu daha sonra alan kişiler ile daireyi yıllardır kullanan alıcılar arasında uzun süren davalar yaşanıyordu.
Yargıtay'ın bu kararı, benzer uyuşmazlıklarda mahkemeler için önemli bir emsal oluşturabilecek nitelikte değerlendiriliyor.

Yargıtay1-1

İYİ NİYETLİ OLMADIKLARINA KARAR VERİLİYOR

Bir müteahhitten daireyi adi yazılı sözleşmeyle satın alıp, parasını ödedikten sonra daireye taşınan ve oturan bir vatandaş, müteahhitin daha sonra aynı daireyi başkasına satıp tapuyu onun adına geçirmesi karşısında mağdur oluyor.
Ancak, daireyi alan ikinci kişi dairenin kullanıldığını görmesine veya bunu kolaylıkla öğrenebilecek durumda olmasına rağmen tapuyu devralmışsa, Yargıtay'ın ortaya koyduğu ilkeye göre iyi niyetli sayılmayabiliyor. Bu durumda mahkeme, tapunun iptal edilerek ilk alıcının adına tesciline karar verebiliyor.

Diyarbakır pazarlarında yerli ürün bereketi: Şimdi alan karlı çıkar
Diyarbakır pazarlarında yerli ürün bereketi: Şimdi alan karlı çıkar
İçeriği Görüntüle

UZMANLARDAN UYARI

Hukukçular, taşınmaz satın alacak kişilerin yalnızca tapu kayıtlarını incelemekle yetinmemesi gerektiğini belirtiyor. Satın alınacak konutun fiilen kim tarafından kullanıldığının araştırılması, olası hak kayıplarının önüne geçebilmek açısından büyük önem taşıyor.
Yargıtay'ın bu kararı, özellikle aynı taşınmazın birden fazla kişiye satıldığı uyuşmazlıklarda iyi niyet kavramının nasıl değerlendirileceğine ilişkin önemli bir içtihat olarak öne çıkıyor ve benzer davalarda mağduriyet yaşayan birçok kişi için yeni bir hukuki umut niteliği taşıyor.

Muhabir: Mehmet Rumet SOYLU – Veli BALTACİ