ABD Başkanı Donald Trump, New York’ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 81’inci Genel Kurulu’nda konuştu. Trump, konuşmasın öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlarken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e "Savaşı bitir" mesajı iletti.

Trump'ın BM konuşmasına İran’a yönelik tehditlerle başladı. Trump, “ İran'la bir anlaşma yapılacak mı yoksa ben İslam Cumhuriyeti'ni yok edip onları hayatta kalma şansları olmayacak şekilde cehenneme mi göndereceğim; ben bir anlaşma yapacağımıza inanıyorum. Ara seçimlerden sonra bir anlaşma yapacağımıza inanıyorum Ara seçimler, İran konusundaki kararımı etkilemeyecek. İran asla bir nükleer silaha sahip olmayacak. Buradaki korkaklar ve hainler ABD mühimmatı bitmek üzere demekten memnun oluyorlar ama bu gerçek değil. Kullanmayı aklımıza bile getiremeyecek kadar mühimmatımız var. Depolarımızı geçmişte olmadığı kadar hızlı dolduruyoruz. Buna ek olarak yakın gelecekte muazzam boyutta mühimmat fabrikaları da kapılarını açacak” dedi.
Tüm ülkelerin İran’ın ekonomik olarak izole edilmesi için kendilerine destek vermesini isteyen Trump, “Terör desteğini sonlandırana ve nükleer hedeflerinden vazgeçene kadar bize katılmalarını istiyoruz” diye konuştu.
‘SAVAŞLARI BİTİRMEK ŞEREF KAYNAĞIM’
Gazze’deki savaşı bitirdiğini ve binlerce kişinin hayatnı kurtardığını iddia eden Trump, “Herkes bunun bir mucize olduğunu düşündü ama biz bunu yapabildiğimizde sokaklarda kutladılar. Göreve geldiğimden beri 8 savaşı bitirmek benim en büyük şeref kaynağım oldu. Barışı sağlamak çok büyük bir şerefti. Onlarca yıldır devam edenler vardı. Bu anlaşmaları sağlayabilmemin sebebi bugüne kadarki özel ilişkilerimi kullanabilmem oldu. Ticareti de kullandım. Gümrük vergilerini ve ülkeden ülkeye değişen farklı araçları kullandım” ifadelerini kullandı.
‘KARTELLER DAİŞ İLE AYNI’
Venezule’ya yönelik operasyonun emrini kendisinin verdiğini anımsatan Trump, “Venezuela'nın başkentinin derinliklerine girdiler ve her türlü saldırıya karşı muazzam savunması olan ve bir suçlu olan diktatör Nicolas Maduro'ya yönelik operasyonu gerçekleştirdik. O günden beri binlerce siyasi tutuklu serbest bırakıldı. Venezuela halkı için çok büyük adımlar atıyoruz. Şu anda bile etkilerini görmeye başladık. Dünyanın en büyük petrol şirketleri Venezueala'ya giriyor. ABD ve Venezuela'yı eklediğiniz zaman dünyadaki petrolün yüzde 60'ından fazlasına sahibiz. Venezuela'da onlarca yıl boyunca diğer yönetimler bölgenin şiddet ve vahşi çeteler tarafından kontrol edilmesine, kontrolsüz güç ve yabancı güçler tarafından etki altına alınmasına göz yummuşlardı. Bu artık devam etmeyecek. ABD askeri gücünün gerektiğinde kullanılması konusunda adımlar attık. Bölgede daha güvenli bir gelecek kurduk. Uyuşturucu kartellerini yabancı terör örgütü olarak nitelendirdim. Karteller batı yarımkürenin IŞİD'idir. Bu teröristlerin kesinlikle ortadan kaldırılması gerekiyor. Bununla birlikte ABD kartelin uyuşturucu taşıyan teknelerine de yüzlerce saldırı gerçekleştirdi. Ülkeye uyuşturucu girişinin en önemli ayaklarından biriydi. Kartel şiddetinin başkenti olan Meksika'da da önemli operasyonlar yaptık” dedi.
KÜBA’YA TEHDİT
Trump, konuşmasının devamında şunlara yer verdi: “ABD'yi tehdit eden düşmanlarımız için bir üs olmasına izin vermeyeceğiz. Küba rejimi sol kanat ve komünist ağlarla da birlikte çalıştı. Dışişleri Bakanlığımızın verdiği rapora göre ABD komünist partisi ve ANTİFA ile de işbirliği yaptılar. Komünizm asla ABD'ye gelmeyecek ama Küba'ya özgürlük gelecek. Küba'ya ve Meksika'ya güvenlik gelecek.
Grönland konusunda burada Danimarka ile bir anlaşma yaptık. Grönland halkı da ABD güvenlik konusunda tüm ihtiyaçlar için tam kontrol verdi. Hiçbir hasmımız Grönland tarafında bize tehdit oluşturamayacak tabii ki. Bizim onayımız olmadan yatırım da yapmayacaklar. Uygun merkezlerde büyük bir askeri üs inşasını da kısa sürede gerçekleştireceğiz.
BM’Yİ HEDEF ALDI
Çok uzun zamandır söylüyorum Birleşmiş Milletler aşırı solcuların, kimsenin seçmemiş olduğu aşırı solcu bürokratların küreselci hedeflerini desteklemekten vazgeçmeli. Uluslararası denizcilik organizasyonunu küresel karbon vergisi koymasını engellemiş olduk. Uluslararası denizcilik maliyetlerini artıracaktı. Ben başkan olduğum sürece küresel vergi olmayacak.
UCM’Yİ HEDEF ALDI
ABD aynı şekilde kontrolden çıkmış Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne de karşı. Biz hiçbir şekilde ABD askerlerinin ABD karşıtı mahkemeler tarafından sözde hedef alınmasına izin vermeyeceğiz. UCM'den, bu haydut kurumdan görevlerini bırakmaları çağrısında bulunuyorum."
Geçen yıl göreve gelir gelmez İran ile nükleer müzakereleri başlattığını fakat sundukları tekliflerin İran tarafından reddedildiğini söyleyen Trump, "Bu büyük bir hataydı. Ardından ABD Ordusu, Geceyarısı Çekici Operasyonu ile İran’ın nükleer programını dağların altında, enkazın altında bıraktı. İran’a yine anlaşma çağrısında bulundum. Yine reddettiler. İran rejimi, bölgedeki her Amerikan askerinin ve bölgedeki diğer herkesin güvenliğini tehdit eden devasa bir füze ve insansız hava aracı (İHA) stoku oluşturmaya devam etti. Avrupa’yı vurabilecek füze de yaptılar ve bununla çok gurur duyuyorlardı. Umarım Avrupalılar, İran’ın gayesinin konvansiyonel balistik füze kalkanı arkasında nükleer bombaya doğru çılgın bir şekilde ilerlemek olduğunu fark ederler" dedi.
İran’ın başarılı olması halinde terör ve ölüm yayma konusunda serbest hareket edebilecek duruma gelmiş olacağını söyleyen Trump, İran’ı masum sivillere karşı işkence ve cinayetlerle suçladı. İran’a anlaşma yapması için her fırsatı verdikten sonra harekete geçtiklerini savunan Trump, "Destansı Öfke Operasyonu sonucunda donanmalarındaki 159 geminin tamamı artık denizin dibinde. Hava kuvvetleri artık yok. Radarları yok. Uçaksavar sistemleri yok. Füze ve İHA üretim kapasiteleri neredeyse tamamen yok edildi. Ekonomileri de çöktü. Artık İran’da var olan tek şey enflasyon. Ülkeyi mahvediyor ve şu anda yüzde 300’ün oldukça üzerinde" dedi.
İran’ı nükleer görüşmeler için ateşkese ulaşılmasının ardından sivil gemilere ateş açarak ateşkesi ihlal etmekle suçlayan Trump, İran’ın saldırılarını kınayan bir kararın kabul edilmesi nedeniyle BM Güvenlik Konseyi’ne teşekkür etti.
"SEÇİMLERDEN HEMEN SONRA BİR ANLAŞMAYA VARACAĞIMIZA İNANIYORUM"
Hürmüz Boğazı’nda mevcut durumda savaşın başından bu yana hiç olmadığı kadar fazla petrol akışı sağlandığını da açıklayan Trump, "ABD Donanması Hürmüz Boğazı’ndan 1 milyar varilden fazla petrolün güvenli biçimde geçişine eşlik etti" ifadelerini kullandı. Trump, "Ancak vermem gereken büyük bir karar var. İran’la ülkenin yeniden yapılanmasına ve daha önce hiç olmadığı kadar güçlü, belki de Orta Doğu’nun, hatta dünyanın en büyük ülkelerinden biri haline gelmesini sağlayacak bir anlaşma mı yapılacak? Yoksa İran’ı hızlı bir şekilde ortadan kaldıracak ve böylece onlara bir daha insanları öldürme fırsatı vermeyecek miyim? Onları gelecek nesiller için yeniden büyük olma umudu bırakmayacak şekilde cehenneme mi sürükleyeceğim? Ben, seçimlerden hemen sonra bir anlaşmaya varacağımıza inanıyorum. Çünkü bunun aksi onlar açısından mantıklı değil. Ara seçimlerde nasıl bir sonuç alacağımı görmek için bekliyorlar" dedi.
"BENİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN ŞEY, İRAN’IN ASLA NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMAMASIDIR"
Trump, "Fakat fark etmedikleri bir şey var. Ben aday değilim. İki buçuk yıl daha burada olacağım. İran söz konusu olduğunda seçimlere hiçbir önem vermedim ve vermeyeceğim. Bu konu aklıma bile gelmiyor. Benim için önemli olan şey, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmamasıdır" dedi.
TÜM ÜLKELERİ İRAN’I EKONOMİK OLARAK TECRİT ETMEYE ÇAĞIRDI
Trump, "İran ticari gemilere yönelik saldırılarını durdurana, nükleer emellerinden vazgeçene ve teröre desteğini kesene kadar tüm ülkeleri İran’ı ekonomik olarak bütünüyle tecrit etmek üzere bize katılmaya çağırıyorum" dedi.
Birlikte hareket edilmesi halinde "dünyanın İran tehdidinden kurtulacağını" söyleyen Trump, "Cesaret ve kararlılıkla her şey mümkündür. Büyük değişiklikler olabilir ve bunlar çok hızlı gerçekleşebilir" dedi.
"GAZZE BARIŞ KURULU’NA ÜYE ÜLKELERİN YARDIM ÇALIŞMALARINA SAĞLADIĞI MİLYARLARCA DOLAR KATKI İÇİN MİNNETTARIZ"
Bir yıl önce BM Genel Kurulu’na hitap ederken Gazze’de savaşın tüm şiddetiyle sürmekte olduğunu hatırlatan Trump, "Genel Kurul’un oturum aralarında her şeyi değiştiren ilk adımları attık ve birkaç hafta içinde Gazze’deki savaşı sona erdirdik. Binlerce insanın hayatını kurtardık ve hayatta olan ve ölmüş tüm rehineleri geri getirdik" dedi.
Gazze’de barış planının oy birliğiyle desteklendiğini ve Barış Kurulu’nun resmen kurulduğunu anlatan Trump, "Bu çok önemli bir grup olacak ve kurula yaklaşık 30 ülke katıldı. Bu kurulun başkanlığını üstlenmekten gurur duyuyorum. Gazze Barış Kurulu’na üye ülkelerin yardım çalışmalarına sağladığı milyarlarca dolar katkı için minnettarız. Bu paralar doğrudan Gazze’nin yeniden imar ve yardım çalışmalarına gidiyor. Fas, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Kazakistan, Suudi Arabistan, Türkiye ve daha birçok ülke katkıda bulundu. Bu ülkeler son derece cömert davrandı" dedi.
Trump, "Başka ülkeler de inanılmaz miktarlarda katkı sağlamaya başlıyor. Çünkü insanların yaşamasını istiyorlar. İnsani yardım çalışmalarının gerektiği şekilde yürümesini istiyorlar. Olağanüstü davranıyorlar" dedi.
Gazze’nin istikrarı için asker, polis ve eğitim desteği taahhüdünde bulunan ülkelere de teşekkür eden Trump, "Bunların arasında Endonezya, Fas, Arnavutluk, Kosova, Kazakistan, Mısır, Ürdün ve diğer ülkeler bulunuyor" ifadelerini kullandı.
"SEKİZ BÜYÜK SAVAŞA SON VERDİM"
Göreve geldiğinden bu yana gümrük vergisi tehdidi ve başka araçları kullanarak sekiz büyük savaşa son verdiğini belirten Trump, "Çözüme kavuşturulanlar arasında Kamboçya ile Tayland, Kosova ile Sırbistan, Demokratik Kongo ile Ruanda, Pakistan ile Hindistan, Ermenistan ile Azerbaycan ve elbette Gazze savaşı var" dedi.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ve Rus heyetinin de hazır bulunduğu oturumdaki konuşmasında Trump, "Rusya ve Ukrayna liderleriyle çok yakın çalışıyoruz ve yakında bu savaşı da sonlandıracağız. Bunun insanların düşündüğünden daha hızlı gerçekleşeceğine inanıyorum. Artık yeter. Her ay, çoğu asker 25 bin genç ölüyor. Ayda 25 bin kişi. Savaş alanından gelen görüntülere bakıyorum ve artık gerçekten bunların olduğunu görmek istemiyorum. Dehşet verici" dedi.
Trump, "ABD ayrıca İran ile de kesinlikle bir sonuca ulaşacak. Bunu çözeceğiz. İran meselesi şöyle ya da böyle, hızlı bir şekilde çözülecek" dedi.
VENEZUELA PETROLÜNÜ "GANİMET" OLARAK TANIMLADI
Bir yıl önceki BM Genel Kurulu toplantısından bu yana çok şey olduğunu ve Venezuela’ya gerçekleştirilen askeri operasyonun da bunlardan biri olduğunu ifade eden Trump, Venezuela ile artık yakın bir şekilde çalıştıklarını ve geçtiğimiz ay tarihin en büyük petrol anlaşmasına imza attıklarını söyledi. Trump, "Anlaşma 65 milyar varil petrolü kapsıyor. Bu hem Venezuela’ya hem de ABD’ye büyük fayda sağlayacak ve dünya genelinde enerji maliyetlerinin düşmesine yardımcı olacak. Etkileri şimdiden görülmeye başlandı" dedi.
Trump, "Bu bir savaştı ama belki de şimdiye kadar yapılmış en büyük anlaşmaya dönüştü. ‘Ganimet, kazananındır’ sözünü hepiniz duymuşsunuzdur" dedi.
"KOMÜNİST REJİM BÜYÜK BASKI ALTINDA"
Konuşmasında Küba’ya da değinen Trump, "Yönetimim Küba’da köklü bir değişim sağlamaya çalışıyor. Komünist rejim büyük baskı altında. Şimdiye kadar karşılaştıkları en şiddetli baskıyla karşı karşıya bulunuyorlar" dedi.
Küba’yı "başarısız bir devlet" olarak tanımlayan Trump, "Küba, daha önce hiç olmadığı kadar çöküyor ve çökecek. (Dışişleri Bakanı) Marco Rubio, müzakere yürütüyor ve müzakereler oldukça ilerlemiş durumda. Bakalım ne olacak" dedi.
Trump, Küba’nın ABD’nin düşmanlarının barınabileceği bir sığınak olmasına izin vermeyeceklerini söyledi. Trump, "Amerika’ya asla komünizm gelmeyecek ama Küba’ya özgürlük, Meksika’ya da güvenlik ve emniyet gelecek. Meksika ile çok iyi ilişkilerimiz olduğunu memnuniyetle duyurmak isterim. Uyuşturucu kartellerini onlar da istemiyor ve onlarla büyük ilerlemeler kaydettik" dedi.
"ABD, GRÖNLAND İLE BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ BİR ANLAŞMAYA VARDI"
Ardından Grönland’a ilişkin açıklamalarda bulunan Trump, "ABD, büyük ve stratejik açıdan hayati öneme sahip toprak parçası Grönland ile benzeri görülmemiş bir anlaşmaya vardı. Danimarka ve Grönland ile yapılan anlaşma, ABD’ye bu toprakların güvenliği ve ihtiyaçları konusunda kalıcı denetim sağlayacak. Amerikan kıtası, Avrupa ve başka bölgeleri savunmak için gerekli olanları yapmak konusunda tam yetkiye sahip olacağız" dedi.
Trump, "ABD’nin hiçbir düşmanı, Grönland’da askeri varlık bulunduramayacak ve bizim açık ve yazılı onayımız olmadan kimse hassas yatırımlar yapamayacak. Uygun noktalarda büyük çaplı askeri varlık oluşturma sürecini derhal başlatacağız ve iki büyük çaplı üs inşa edeceğiz. Bu anlaşma bugün imzalanacak" ifadelerini kullandı.
Anlaşmanın NATO’yu da önemli ölçüde güçlendireceğini söyleyen Trump, ittifak dahilinde savunma harcaması hedeflerinin yüzde 2’den yüzde 5’e çıkarılmasının çok daha güçlü bir koruma sağlayacağını söyledi. Rusya ile Ukrayna arasındaki "felaket niteliğindeki" savaşı sona erdirme çalışmalarına bir kez daha değinen Trump, "Geçen hafta Senatör Lindsey Graham onuruna Kongre tarafından kabul edilen ve bana çok geniş yeni gümrük tarifesi yetkileri veren güçlü bir yasayı imzaladım. Gerekirse bunları kullanmak zorunda kalacağım. Artık öldürmeleri durdurmanın zamanı geldi" dedi.
UCM’DEN ÇEKİLME ÇAĞRISI
Gazze’deki soykırım nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında yakalama emri çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni (UCM) hedef alan Trump, "ABD, Uluslararası Ceza Mahkemesi olarak bilinen kontrolden çıkmış kuruma karşıdır" dedi. Mahkemeyi "Amerikan karşıtı" olarak tanımlayan ve kurumun Amerikan askerlerini yargılamasına asla müsaade edilmeyeceğini söyleyen Trump, "UCM üyesi tüm ülkelere bu kurumdan derhal ve resmen çekilmeleri çağrısında bulunuyorum" dedi.
ABD merkezli şirketlerin öncülük ettiği yapay zeka alanındaki gelişmelere de değinen Trump, "yapay zeka" kavramındaki "yapay" ifadesinin sanki sahtelik havası verdiğini vurgulayarak, yapay zekanın adını "süper zeka" olarak değiştirmek istediğini açıkladı. Yapay zekanın kısaltması olarak da "SI" (Super intelligence) kullanılmasını öneren Trump, "Bakalım tutacak mı? Kulağa çok daha iyi geliyor" dedi.
TRUMP’IN KONUŞMASI SIRASINDA İRAN VE KÜBA HEYETLERİ SALONU TERK ETTİ
Trump’ın BM Genel Kuruluna hitabı sırasında iki ülkenin heyetleri salonu terk etti. Trump, İran’a karşı aralıklarla düzenlenen askeri saldırılardan söz etmeye başladığında İran heyeti salonu terk etti. Heyetten yalnızca bir kişi yerinde oturmaya devam etti.
İran Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı, yıllık toplantı için New York’ta bulunuyor olmalarına rağmen Trump’ın konuşması sırasında Genel Kurul salonunda bulunmuyorlardı. Salonda bulunan alt düzey personel ve heyet üyeleri ise, konuşmanın başlamasından yaklaşık 10 dakika sonra ayrıldı. Küba heyeti de Trump’ın Küba’yı "başarısız bir devlet" olarak nitelendirmesi ve Küba’ya "özgürlük geleceği" şeklindeki ifadelerinin ardından salonu terk etti.



