Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" şiarıyla Elazığ Fevzi Çakmak Mahallesi'nde halk buluşması düzenledi.

DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar'ın katılımıyla düzenlenen buluşmaya çok sayıda yurttaş katıldı. Buluşma barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşu ile başladı.

Buluşmada ilk olarak söz alan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Türkiye'de demokrasinin ve barışın tesis edilmesi adına önemli bir sürecin yaşandığını söyleyerek "Sayın Öcalan'ın barışın toplumsallaşması adına önemli mesajları oldu. Bu süreçte önemli aşamalardan geçtik. Her ne kadar şerhlerimiz olsa da bir rapor geçti. Kök yasayla birlikte Meclis'te tarihinde ilk defa Kürt sorunu tartışıldı. Bu tarihi bir adımdır. Bu süreci hep beraber geliştireceğiz. Sizlerin bu sürece ilişkin kuracağınız her söz çok kıymetli" ifadelerine yer verdi. Ardından konuşan Çewlîg Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, "İnkar edilen yok sayılan bir halk Meclis'te konuşuluyor" diyerek "Yıllardır yok sayılan bu halk kadar dünyanın hiçbir yerinde bu kadar direnmemiştir. Bugün barışı konuşuyorsak bu mücadelenin sayesindedir. Bugün bütün dünya, Ortadoğu'da Kürtleri konuşuyor" dedi.

'ARTIK YASAL ZEMİNDE TARTIŞILIYOR'

Daha sonra konuşan Çiğdem Kılıçgün Uçar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile Kürt sorunun artık yasal zeminde tartışıldığını söyledi. Devletin adım atmaması nedeniyle barışın toplumdan uzaklaştığını söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Dolayısıyla herkes diyor ki 'hareket o kadar adım atıyor devlet niye atmıyor?' Toplum haklı. Bu dönemin en büyük eksikliği seyrediyor olmamız. Bu konuda yol ve yöneteme ihtiyacımız var. Hepimizin vicdanı o müzakere masasında. Bir insan tecrite rağmen kime güvenerek çağrıyı yapar? Halka güvenerek. 'Devlete güveniyor musunuz?' diye soruyorlar. Biz bunu düşünerek bekleyip oturalım mı yoksa Kürtlerin inşa ettiği sistemi bir barışa mı evirelim? Yeni yüz yılı hepimiz kuracağız. Diyorlar ki devletle Kürtler arasında bir süreç var. Bu hareketin paradigmasında öyle bir şey olamaz. Demokratik ulus bu ülkede yaşayan herkesin hakkıyla hukukuyla oluşur. Kürtlerle barışan devlet diğer kimlik ve inançlarla da barışmalı. Bu ülkenin doğasıyla da barışmalı. Her gün kadın cinayetleri yaşanıyor. Devlet kadınlara karşı doğru hukuku kurup kadınlarla barışmalı" şeklinde konuştu.

'TOPLUMSAL DEMOKRATİK GÜCE İHTİYACIMIZ VAR'

Barışın daha önceki süreçlerde de konuşulduğunu söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Önceki dönemlerde devlet hiçbir zaman hazır değildi. Güven güvensizlik meselesinden çıkaralım meseleyi, devleti barışa zorlayalım. Bu ülkede bir daha silaha muhtaç olunmayacağı hukuki zemini kim kuracak? Bu tekli bir şey değil. Başkan diyor ki 'sadece devletten beklemeyin, inşa edin.' Kendi taleplerimizle kendi mekanizmalarımızı kurlarım. Bu toplumsal basınçla olur. Bulunduğumuz yerde Kürt halkının haklı taleplerini inşa edeceğiz. Bu saatten sonra hiç kimse 'Kürt yoktur' diyemez. Kürtler Suriye'de kimliği olmadığı sistemden kendi sistemini kuran, devleti yöneten kimliğe dönüştü. Eğer barışı kurarsak hiç kimsenin o barışı bozamayacağımı bir güç oluşturmamız lazım. Toplumsal demokratik bir güce ihtiyacımız var. Cumhuriyetin demokratikleşmesi önemli bir hedef. Devleti değiştirip dönüştüreceğiz" ifadelerini kullandı.

'ÖNDERLİK KALDIRAMAYACAĞIN YÜKÜN ALTINA GİRMEZ'

Hatimoğulları: Hakikat kayyımla yok edilemez
Hatimoğulları: Hakikat kayyımla yok edilemez
İçeriği Görüntüle

Bir yurttaş "Bize 'iktidarla konuşuyorsunuz' diye eleştiriler geliyor. Peki biz kiminle konuşacağız? İnkar ve imha politikasını iktidarla konuşacağız. Önderlik kaldıramayacağı hiçbir yükün altına girmez. Bir iğne deliği kadar açıklık görse onu değerlendirir. Önderliğin konumuna ilişkin somut bir gelişme yok. Halen anti demokratik gelişmeler yaşanıyor" dedi.

Başka bir yurttaş ise "Bu ilde kendi aramızda bile süreci pek tartışamıyoruz. Bir de toplumsallıktan bahsediyoruz. Süreci kendi aramızda bile konuşamıyorsak süreç nasıl toplumsallaşacak. Öte yandan halkın bir kesimi yayılan antipropagandaya inanıyor. Bunlara cevap olacak bir örgütlü güce sahip değiliz. Temsiliyetlerimiz potansiyelin fazla olduğu yerlerde daha fazla geziyorlar ama potansiyelin daha az olduğu yerlerde de gezilmesi lazım" ifadelerine yer verdi.

Buluşma yurttaşların sürece ilişkin soruları ve değerlendirmeleri ile sona erdi.

Kaynak: MA