Türkiye’de sermaye piyasalarında yaşanan son gelişmeler Meclis gündemine taşındı. DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, fon ve borsa piyasalarında yaşanan krize ilişkin dikkat çekici iddiaları ve soruları gündeme getirdi.
Cupolo, önergesinde bazı hisse senetleri ve yatırım fonlarında yaşandığını belirttiği olağan dışı fiyat artışlarına dikkat çekerek, piyasada oluşan büyük ölçekli değer artışlarının ve ardından gelen likidite sorunlarının kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini savundu. Önergede, örnek olarak TLY fonunun 2021-2026 döneminde 524 kat arttığı ve Destek Faktoring’in piyasa değerinin 15 milyar liradan 1,3 trilyon liraya yükseldiği iddialarına yer verildi. Cupolo, bu hareketlerin piyasanın sağlıklı işleyişi açısından ciddi soru işaretleri yarattığını belirtti.
Milletvekili Cupolo ayrıca, SPK’nın 28 Ağustos’ta mevzuatı sıkılaştırmasının ardından yatırımcıların art arda nakit çekme taleplerinde bulunduğunu, bunun da özellikle hacmi düşük hisselerde likidite sorunlarına ve zincirleme temerrütlere yol açtığının ileri sürüldüğünü aktardı. Önergede, SPK kararları doğrultusunda 7 portföy yönetim şirketine ait toplam 131 fonun alım-satıma kapatılarak tasfiye sürecine alındığı ve süreçten yüz binlerce yatırımcının etkilendiği iddiası da yer aldı.

“KRİZ, YALNIZCA FİNANSAL BİR SORUN DEĞİL”
Cupolo, yaşananları yalnızca bir borsa veya fon piyasası problemi olarak değerlendirmedi. Önergede, soruşturmalar kapsamında ortaya çıkabilecek siyasi, bürokratik ve finansal bağlantıların kamuoyuna açık biçimde araştırılması gerektiği vurgulandı. Cupolo, özellikle iktidar çevreleriyle bağlantılı olduğu iddia edilen kişi ve grupların finansal işlemlerinin mercek altına alınıp alınmadığını sordu. Milletvekili, soruşturma dosyalarında AKP ve iktidar blokunun üst düzey yöneticileri, milletvekilleri, parti organlarında görev yapan isimler, bakan yardımcıları, üst düzey bürokratlar veya bunların birinci derece yakınlarının yanı sıra başka siyasi ve bürokratik isimlerin bulunup bulunmadığının araştırılıp araştırılmadığını sordu.
Cupolo ayrıca, bu kapsamda olağan dışı hesap hareketlerinin tespit edilip edilmediğinin ve kaç siyasi ya da bürokratik figürün incelemeye konu edildiğinin açıklanmasını istedi.
“163 MİLYON LİRALIK BAŞLANGIÇ SERMAYESİNİN KAYNAĞI ARAŞTIRILDI MI?”
Soru önergesinin en dikkat çeken başlıklarından biri ise yüksek tutarlı ilk nakit yatırımlara ilişkin oldu. Cupolo, soruşturma dosyalarında veya kamuoyuna yansıyan bilgilerde adı geçen siyasi yetkililer ile yakınlarının Borsa İstanbul ve fon piyasalarında işlem yapmak amacıyla kullandıkları ileri sürülen yüz milyonlarca liralık kaynakların nereden geldiğini sordu.
Önergede, 163 milyon lira ve üzerindeki başlangıç sermayeleri özellikle gündeme getirilerek, söz konusu paralar hakkında MASAK veya vergi incelemesi yapılıp yapılmadığı soruldu.
“SPK, NEDEN DAHA ÖNCE MÜDAHALE ETMEDİ?”
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Kasım 2025’te manipülasyonlara ilişkin uyarılarına ve bazı fonlarda yaşandığı belirtilen olağan dışı değer artışlarına rağmen SPK ve ilgili kurumların neden daha erken harekete geçmediğini soran Cupolo, müdahaledeki gecikmenin idari bir ihmalden mi yoksa siyasi bir tercihten mi kaynaklandığının açıklanmasını istedi. “Bu gecikmede idari veya siyasi bir ihmal ya da bir hesap var mıdır?” sorusunu yöneltti.
“İKTİDARA YAKINLAR İÇİN AYRI BİR HUKUK MU VAR”
Cupolo’nun önergesindeki en sert ifadelerden biri ise sermaye piyasalarında hukuk uygulamasına ilişkin oldu.
Milletvekili, siyasi iktidara yakın isimlerle diğer yatırımcılar arasında farklı bir hukuki uygulama olup olmadığının açıklanmasını istedi. Önergede doğrudan, ‘Türkiye’de sermaye piyasasında da iktidara yakın olanlar için ayrı, diğerleri için ayrı bir hukuk düzeni mi işletilmektedir?’ sorusu yöneltildi.
“PARANIN İADE EDİLMESİ SUÇU ORTADAN KALDIRMAZ”
Cupolo ayrıca, kamuoyuna yansıyan ve haksız kazançların geri ödendiği yönündeki açıklamaların hukuki sorumluluğu ortadan kaldırıp kaldırmadığını da gündeme getirdi.
Sermaye Piyasası Kanunu ve Türk Ceza Kanunu kapsamında, elde edilen haksız kazancın iade edilmesinin tek başına varsa suçu ortadan kaldırmayacağını belirten Cupolo, sorumlular hakkında idari ve adli süreçlerin eksiksiz işletilip işletilmediğini sordu ve bu kapsamda bugüne kadar hangi idari ve adli işlemlerin yapıldığının da açıklanmasını talep etti.
Cupolo’nun soru önergesi, fon ve borsa piyasalarındaki gelişmelerin yanı sıra siyasi bağlantılar, servet artışları, finansal kaynakların izlenebilirliği, düzenleyici kurumların müdahale zamanlaması ve hukuk uygulamasındaki eşitlik tartışmalarını da Meclis gündemine taşımış oldu.
Şimdi gözler, yöneltilen bu sorulara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz adına verilecek yanıtta.





