3 Haziran 2026 tarihinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelen Sırrı Sakık, Rûdaw’a yaptığı görüşmenin içerisi ile ilgili bilgi verdi.
Sakık, "Cumhurbaşkanı ile yaptığım o görüşmede, Meclis’in tatile girmemesi ve yaz aylarında süreç için yasal düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledim. Birkaç gün sonra Meclis Başkanı da benzer bir açıklama yaptı. Tüm bunlar olumlu gelişmeler, ancak şu ana kadar Meclis’te bu konuda atılmış pratik bir adım görmüyoruz. Biz de Meclis’in tatile girmeyerek resmi bir karar almasını ve bunu ilan etmesini bekliyoruz” dedi.
Sakık, Kürt sorununun çözüm süreci konuşulduğunda yeni yasaların çıkarılması gerektiğinin altını çizdi.
DEM Parti’nin çözüm sürecini görüşmek üzere parti ve siyasetçilere yönelik yeni bir ziyaret turu başlatıp başlatmayacağına ilişkin soruya Sakık, "Aslında DEM Parti’nin herhangi bir yere gitmesine gerek yok. İşin aslı, Meclis’in üzerine düşeni yapmasıdır. DEM Parti ilk günden beri aktiftir; gitmediği yer, ziyaret etmediği siyasi parti kalmamıştır. DEM Parti 25 aydır sokakta, halkın içindedir; şimdi adım atma sırası Meclis’tedir" yanıtını verdi.
2 SÜREÇ ARASINDAKİ FARKI AÇIKLADI
Kürt sorunu konusunda en deneyimli vekillerden biri olan Sırrı Sakık, Rûdaw’ın "bu çözüm sürecinin geçmiş dönemlerden farkı ne?" sorusuna ise şöyle cevap verdi:
"Burada yetkili merci Meclis’tir. Kürt sorunu 100 yıllık bir sorundur ve biz bu sorunun çözümünde ret, imha ve inkar politikalarıyla karşı karşıya kaldık. İşte bugün de hala bazı gerçekleri kabul etmek istemeyenler var. Ancak olgunlaşmış bir süreç söz konusudur ve hiç kimsenin bunu görmezden gelme veya erteleme hakkı yoktur."
Sakık, görüşmenin ardından X sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Erdoğan ile çekilmiş bir fotoğrafını paylaşarak şu ifadeleri kullanmıştı:
“Dün akşam Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdim. Görüşmemizde halkımızın barışa, demokrasiye ve adalete dair beklentilerini, ‘Demokratik Toplum ve Barış’ sürecinin somut adımlarla ilerlemesine yönelik talep ve umutlarını kendisine ilettim. Bu tarihsel sürecin günlük siyasetin çok üzerinde değerlendirilmesi gerektiğini, kanın, gözyaşının ve çatışmanın Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkmasının toplumun ortak arzusu olduğunu ifade ettim.
Ayrıca başta Ağrı olmak üzere bölgemizde ve ülkemizde yaşanan yoksulluk, sağlık hizmetlerine erişimdeki sorunlar, işsizlik ve göç gibi temel meseleleri gündeme getirerek çözüm önerilerimizi paylaştım. Gerçekleştirilen bu görüşmenin, sorunların çözümüne ve ülkemizde barışın güçlenmesine katkı sunmasını temenni ediyor ve teşekkür ediyorum.”
DEM Parti’nin eleştirilerine ve sürecin daha da hızlandırılması yönündeki taleplerine rağmen, Türkiye Meclisi’nde çözüm sürecine dair çalışmalar devam ediyor ve herhangi bir kesinti yaşanmış değil. Şimdi gözler, devlet kanadından gelecek yasal adımlara çevrilmiş durumda.