Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmeleri komisyon üyelerinin konuşmalarıyla sürüyor. Bütçenin geneline dair konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Demokratik Yerel Yönetimler Kurulundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki, konuşmasına iktidarın muhalefetin yaptığı eleştirilere verdiği yanıtları eleştirerek başladı.
İktidarın bütün ekonomik başarısızlıklar karşısında farklı bahanelere sığındığını belirten Tİryaki, “2020’den 2023’e kadar bütün eleştirilere ‘Covid var’ dediler. Sanki sadece Türkiye’de Covid oldu da dünyanın başka ülkelerinde hiç olmadı gibi. 2023’ten 2026’ya kadar ‘Covid var, deprem var, asrın felaketi var’ diye yanıt verdiler. Şimdi bir şey daha ekliyorlar: enerji arzı ve tedarik zinciri krizi. Üç şey olmasa ekonomimiz uçacak gibi. Ama sorun şu: Bu sorunlar bütün dünyada var. Dünyada enflasyonun en yüksek olduğu 4'üncü ülkeyiz. Bu dört ülkeden üçü savaş içerisinde. Avrupa ortalaması yüzde 3,2, savaştaki Rusya ve Ukrayna’nın bile enflasyon oranları yüzde 6-8 civarında. Bütün dünya bizden daha iyi durumda. Kendi kendine yeten bir ülke olarak gıda enflasyonunda da dünyanın en kötü birkaç ülkesinden birisiyiz. Tek açıklama şu: Ekonomi iyi yönetilmiyor” ifadelerini kullandı.
'KONUŞMANIZI BU ŞİRKETLERE GÖTÜRÜRSEK...'
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 21 Ekim tarihli sunumundaki tespitlerine de değinen Tiryaki, “Küresel ekonomideki daralmanın en önemli nedenine dair 4-5 kez tekrar ettiğiniz bir tespitiniz var. Yapay zeka odaklı teknoloji yatırımlarının enerji arzı şoklarına rağmen küresel büyümenin temel itici gücü olmayı sürdürdüğünü söylüyorsunuz. Yapay zekanın enerji krizinin etkilerini azalttığını yapay zeka şirketleri bile bu kadar savunmuyor. Alphabet, Meta, Nvidia, Oracle gibi şirketler bile dünyadaki enerji krizinin sonuçlarının ortadan kalktığını söylemiyorlardır. Konuşmanızı bu şirketlere götürsek ‘Biz neymişiz’ diyecekler” ifadelerini kullandı.
BİN 403 BELEDİYEYE AYRILAN BÜTÇE
Mahalli idarelere ayrılan bütçeye dair değerlendirmelerde bulunan Tiryaki, “Türkiye’nin 1403 belediyesi var. Bunun 30’u büyükşehir, 51’i şehir, 519’u büyükşehirlere bağlı ilçe, 403’ü ilçe, 400’ü belde belediyesi. 1403 belediyeye genel bütçe vergi gelirlerinden 2 trilyon 384 milyar TL ayırıyorsunuz. Bütçenin yüzde 8,7’si. Faize ayrılan para 3 trilyon 970 milyar. 86 milyon yurttaşın günlük hizmetlerinin önemli bir bölümünü karşılayan belediyelere ayırdığınız bütçe bunun neredeyse üçte ikisinden az” dedi.
'ZATEN ONLARDAN ALDIĞINIZ PARA'
Aydınlatma giderlerine ilişkin düzenlemeyi eleştiren Tiryaki, “Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle belediyelerin ve il özel idarelerin genel bütçe vergi gelirleri payından aydınlatma giderleri için yapılacak kesinti oranı üç kat arttırıldı. Büyükşehirlerde yüzde 20’den yüzde 60’a, diğerlerinde yüzde 10’dan yüzde 30’a çıkardınız. Zaten genel bütçeden onlardan alıp sonra bir de katkı sunuyormuşuz gibi bütçeye yazmanız adil değil. Zaten onlardan kestiğiniz parayı geri vererek iyi bir şey yaptığınızı söylememelisiniz” diye konuştu.
‘KÖY BAŞINA 800 BİN TL’
Köylere yönelik destek olarak açıklanan bütçe kalemine dair de konuşan Tiryaki, “Türkiye’deki köy sayısı 18 bin 215. 18 bin köye 15 milyar TL destek sunacağız diyorsunuz. Köy başına 800 bin TL yapıyor. En yaygın projelerden biri ‘çoban çantası’. Bir ilde sadece 200 çobana çanta yardımı yapıldığında faaliyet 7 milyon TL’ye mal oluyor. Siz bir köye 800 bin TL’lik yardım yapacağız diyorsunuz. O köydeki çobana çoban çantası bile veremeyecek kadar bir parayı büyük bir yardım gibi yansıtmamalısınız” dedi.
'BELEDİYE BAŞINA 5 MİLYON TL'
Su ve kanalizasyon altyapısına 7,5 milyar TL ayrılacağını hatırlatan Tiryaki, “1403 belediyeye 7,5 milyar TL, belediye başına 5 milyon TL. 5 milyon TL ile bırakın altyapı sorunlarının çözülmesini, küçücük bir mahallede kullanılacak boruların bile satın alınması mümkün değil” ifadelerini kullandı.
‘NÜFUSA ORANINDA YARDIM DOĞRU DEĞİL'
Bütçenin bölgesel eşitsizlikler yarattığını belirten Tiryaki, “Her belediyeye nüfusa oranında yardım yapılması doğru değil. Hakkari ile İstanbul’un, Diyarbakır’la İzmir’in veya Batman’la Şişli’nin temel ihtiyaçları aynı değil. Her belediyenin temel ihtiyaçlarının karşılanacağı kadar altyapı ve su sorunlarının çözümü için bir bütçe ayrılmalı, ondan sonra nüfusa göre katkı sunulmalıdır. Turistik bölgelerdeki belediyelerin yaz nüfuslarının 3 kat, 5 kat, 10 kat arttığını biliyoruz ama onlara da yine nüfusa oranında yardım yapılıyor” diye belirtti.
‘10 YILDIR KAYYIM ELİYLE YÖNETİLİYOR'
Mahalli idarelerdeki seçimin anlamsız hale geldiğini belirten Tiryaki, devamla şunları söyledi: "Bizim belediyelerimiz tam 10 yıldır kayyum eliyle yönetiliyor. Batman 10 yıldır kayyumlarla yönetiliyor. Van, Mardin 10 yıl kayyumlarla yönetiliyor. Hakkari 10 yıldır kayyumlarla yönetiliyor. Türkiye’de sandığın yerel yönetimlerde anlamsız hale geldiği bir dönemden geçiyoruz. Unutmayın, sizler o sandık sayesinde buradasınız. Adalet ve Kalkınma Partisi o sandık sayesinde iktidar. Sayın Cumhurbaşkanı o sandık sayesinde bugün iktidar. Eğer iktidarı anlamsız hale getirirseniz emin olun seçilmiş hiçbir koltuğun güvencesi kalmaz.”





