Güncel

Demokrasi Platformu'nda 'Adalet hemen şimdi' paneli

Demokrasi Platformu'nun düzenlediği "Adalet hemen şimdi" başlıklı panelde konuşan Sevtap Yokuş, Türkiye'nin belirsizliğe sürüklendiğini belirterek "Bir mahkemenin verdiği kararı başka mahkeme tanımıyor" dedi.

Abone Ol

Demokrasi Platformu "Adalet Hemen Şimdi!" başlığı ile İstanbul Fatih ilçesinde Akgün Otelin Topkapı Konferans salonunda panel düzenledi. Panele çok sayıda iş insanı, akademisyen ve yurttaş katıldı. Panele konuşmacı olarak avukat Figen Çalıkuşu, Prof. Dr. İzzet Özgenç, Prof. Dr. Sevtap Yokuş ve Anayasa Mahkemesi eski başkanı Haşim Kılıç katıldı. Panelin kolaylaştırıcılığını Prof. Dr. Hüseyin Çelik yaptı.

'TÜRKİYE BELİRSİZLİK FIRTINASINA SÜRÜKLENİYOR'

Adaletsizliğin toplumu çürüttüğünü vurgulayarak sözlerine başlayan Figen Çalıkuşu şöyle devam etti: “Türkiye belirsizlik fırtınasına sürükleniyor. Yaralarımız derin. Bir mahkemenin verdiği kararı başka mahkeme tanımıyor. Selahattin Demirtaş, Osman Kavala hala tutsaksa, KHK’lıların hakları hala verilmiyorsa, takipsizlik kararı verilen KHK’lar hala işine dönemiyorlarsa, Cumartesi Anneleri 31 yıldır hiç yılmadan kaybolan yakınlarını arıyorsa, ülkede çocuklarımız öğretmenlerini, anne babalarını akranlarını öldürebiliyorsa, adalet bakanı çıkıp da 6 yıldır devletin içine çöreklenen uçların kanlı elleriyle üzeri kapatılmış genç bir kadın evladınız Gülistan Dokun’nun soruşturmasını açarken katilleri aramızda geziyorsa hala Narin yavrumuzu orada bırakan hukukun devletinin ruhu da rahmetli olmuş demektir.”

‘DEMOKRASİDEN TAMAMEN UZAKLAŞTI’

Panel devamında söz alan Anayasa Hukukçusu Sevtap Yokuş, Türkiye’nin cumhuriyet döneminin başından 2002 yılına kadar tam anlamıyla demokratik bir ülke olmadığını vurgulayarak, “AKP'nin gelişiyle birlikte ve ilk dönem AB uyum yasaları konusunda adımların da atılmasıyla bunun bir umut olacağını düşündük. Özellikle 2004 yılında ‘iç hukuk ve AİHM kararları birbirleriyle çakışıyorsa AİHM kararları bağlayıcıdır.’ Türkiye hükümetinin aldığı karardan sonra artık demokrasi yolunda ilerlendiğini düşündük ancak bugün gelinen noktada nasıl yanıldığımızı görebiliyorum. 2017 yılında başkanlık rejimine geçişle birlikte artık demokrasiden tamamen uzaklaşıldı. Dünyada başkanlık sistemiyle yönetilen ve demokrasi sayılabilecek sadece ABD örneği var. Yarı başkanlık sistemine örnek olarak da sadece Fransa örnek olarak gösterilebilir” dedi.

'DARBELERİN GERÇEKLEŞMESİNDE YARGININ ETKİSİ VAR'

Haşim Kılıç ise 1990 yılından beri HSK içinde olduğunu uzun yıllar askeri vesayetin zorluğunu çok gördüğünden bahsederek şöyle devam etti: “2010 yılında referandum döneminde yeni bir anayasa için çok heyecanlandık. Ancak şimdi çok özür dileyerek söylüyorum, askeri vesayet dönemi adaletini çok özlüyorum. 2010'dan sonra parti kapatılmadı ama bu, demokratik bir ortamda yaşadığımız anlamına gelmiyor. Darbelerin gerçekleşmesinde yargının tarafsız olmamasının çok büyük bir etkisi var.”