ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Genel Başkan Vekili ve Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Başkanı Alican Ebedinoğlu, ABD-İran hattında sertleşen söylemler ve artan saldırılar nedeniyle enerji krizinin ekonomik krize dönüştüğünü söyledi.
EBEDİNOĞLU’NDAN EKSPRES’E ÖNEMLİ AÇIKLAMA
Ebedinoğlu, Hürmüz Boğazı’nın dünya enerji tedarikinin yaklaşık yüzde 20’sini sağladığını bu nedenle yaşanan gelişmelerin yalnızca Diyarbakır’ı, ya da Türkiye’yi değil, tüm dünyayı etkilediğini ve bu etkinin her geçen gün daha da arttığını söyledi. Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e önemli açıklamalarda bulunan Ebedinoğlu, şunları ifade etti:
AVRUPA’DA YÜZDE 30, TÜRKİYE’DE YÜZDE 40 ORANINDA ARTIŞ OLDU
Örneğin Avrupa’da akaryakıt fiyatları neredeyse her gün değişiyor. Benzin fiyatlarına yaklaşık yüzde 30 oranında zam yapılmış durumda. Türkiye’de ise artış oranı yüzde 40’a yaklaşmış bulunuyor ve ayın 25’inden itibaren yeni bir zam beklentisi var. Şu anda mazot fiyatları 80 liranın üzerine çıkmış durumda. Bu artışlar, üretimden tüketime kadar tüm girdileri etkiliyor. İçtiğimiz sudan kullandığımız araçlara, giyimden günlük ihtiyaçlara kadar hayatımızın her alanında bu etkileri hissediyoruz. Ne yazık ki dünya kamuoyu ise bu gelişmelere karşı büyük ölçüde sessiz kalıyor.
“BÖLGESEL GERİLİM, KÜRESEL KRİZE DÖNÜŞÜYOR”
İran’ın iç yönetim biçimi tartışılabilir ve eleştirilebilir. Ancak mevcut tabloda asıl mesele, bölgesel gerilimin küresel bir krize dönüşme riskidir. Hatta bazı değerlendirmelere göre, bu süreç fiilen bir ‘üçüncü dünya savaşının ekonomik boyutlarıyla yaşandığını düşündürüyor.
“SAVAŞ, FİYATLAR VE TİCARETİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR”
Bu gelişmelerin ekonomik etkileri tüm dünyada hissedilirken, Türkiye de özellikle coğrafi konumu nedeniyle daha fazla etkileniyor. İran ile sınır komşusu olmamız, ticari ilişkileri doğrudan etkiliyor. Bölgemizde tüketilen sebze ve meyvenin önemli bir kısmı İran’dan geliyor. İran’ın tarımsal üretim açısından verimli bir bölge olması nedeniyle, Diyarbakır’da dahi İran menşeli ürünleri pazarlarda görmek mümkündür. Ancak bölgede yaşanan gerilim ve savaş ortamı, bu ticareti ve dolayısıyla fiyatları doğrudan etkiliyor.
“HÜKÜMET ÖNEMLİ BİR KARAR ALDI, AMA EKONOMİK BASKI ARTIYOR”
Geçen günlerde hükümet önemli bir karar aldı ve bu, Türkiye ekonomisi açısından çok kritik bir adım oldu. Akaryakıt ÖTV’sinin yüzde 75’inin gelen zamların etkisine tabi olmayacağını açıkladı. Eğer bu karar alınmasaydı, Türkiye’de mazot fiyatları 100 TL’nin üzerine çıkmış olacaktı. Bu karar, fiyat artışını bir ölçüde frenledi. Ancak savaş giderek büyüyor ve ekonomi üzerindeki baskı artıyor.
“KAPSAMLI BİR EKONOMİK TEDBİR ALINMALI”
Hükümetin bir an önce kapsamlı ekonomik tedbirler alması gerekiyor. Hem ithalat hem de ihracat yapan üretim firmalarımız var. Özellikle Gaziantep, Diyarbakır, Mardin ve Van gibi sınır illerimiz, Ortadoğu pazarına doğrudan hitap ediyor. Maliyetler yükseldikçe üretim yavaşlayacak ve bu durum istihdama doğrudan yansıyacak. İstihdam düşerse ekonomik kriz kaçınılmaz hale gelecek. Dolayısıyla hükümetin hızlı ve etkili tedbirler alması şart. Buna sürece seyirci kalamayız.
“SİYASİ UYARLILIK EKONOMİK ALANDA DA SÜRDÜRÜLMELİ”
Bugüne kadar Türkiye, bu savaş karşısında dengeli ve temkinli bir duruş sergiledi. Ilımlı politikasıyla ve stratejik yaklaşımıyla ülkemiz birkaç füze saldırısıyla savaşın içine çekilmek istendiğinde bile oyuna gelmedi. Ancak bu duyarlılık yalnızca siyasi alanda değil, ekonomik alanda da sürdürülmeli. Küçük esnaftan büyük sanayiciye kadar herkesin krizden korunması gerekiyor.
“CİDDİ VE HIZLI ADIMLAR ATILMALI”
Savaşın kısa vadede biteceğini öngörmek zor. Uzun vadede yayılma ihtimali yüksek. Bu nedenle hükümetin, ÖTV örneğinde olduğu gibi, esnafı ve sanayiciyi korumak için ciddi ve hızlı adımlar atması elzem. Umuyorum ve diliyorum ki, bu savaş bir an önce sona erer ve ekonomik istikrar tekrar sağlanır.
“HERKES HARCAMALARINA DİKKAT ETMELİ”
Herkes artık harcamalarını daha dikkatli yönetmek zorundadır. Özellikle esnafımızın, bu süreçte kendi tedbirlerini alması hayati önem taşıyor. Buradan Diyarbakırlı esnafımıza bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Esnafımız özellikle stok yönetimi ve alışveriş planlamasında dikkatli olmalı. Akaryakıt fiyatlarındaki artış, nakliye maliyetlerini yükseltiyor ve bu maliyetler doğrudan soframıza yansıyor. Bu yansımaların önümüzdeki dönemde de süreceğini göz önünde bulundurmalıyız. Dolayısıyla esnafımızın, mal alımlarını planlarken borçlanma ve maliyet yönetimi konusunda temkinli davranması şart.
“SADECE BİREYSEL DEĞİL, KURUMSAL TEDBİRLERDE ALINMALI”
Aynı şekilde hizmet sektöründe de ciddi sıkıntılar yaşanabilir. Bu süreç, sadece bireysel değil, kurumsal tedbirler almayı da zorunlu kılıyor. Herkesin bilinçli ve planlı hareket etmesi, hem ekonomik istikrar hem de sürdürülebilir iş yönetimi açısından büyük önem taşıyor.
“TURİZM SEKTÖRÜ CİDDİ SIKINTILAR YAŞIYOR”
Şu anda turizm sektöründe ciddi sıkıntılar yaşamaya başladık. Otellerimizde eski doluluk oranlarını yakalayamıyoruz maalesef. Eskiden bayramlarda ve bahar aylarında, özellikle Mart ve Nisan’da, Suriçi’nde adım atacak yer bulamazdık. Çözüm sürecinin bir yıl boyunca devam etmesiyle Diyarbakır’da turizm ciddi bir hareketlilik kazanmıştı. Ancak bu savaşın başlamasıyla birlikte turizmde duraklama yaşandı. Bu durum, turizm ve hizmet sektöründeki esnafımızı doğrudan etkiliyor ve savaş devam ederse etkisi daha da büyüyecek. Kentimizde turizm sektöründe yaklaşık yüzde 50’lik bir düşüş söz konusudur.
“NAKLİYE VE ULAŞIM SEKTÖRÜNE DESTEK VERİLMELİ”
Ayrıca nakliye ve ulaşım sektörüne de destek sağlanması gerekiyor. Kentimizde ulaşım ücretleri geçtiğimiz hafta yaklaşık yüzde 40 oranında zamlandı, çünkü mevcut maliyetler artık karşılanamıyor. Akaryakıt fiyatları artmaya devam ederse, ulaşıma yeniden zam gelmesi kaçınılmaz. Bu süreçte vergi muafiyetleri veya borç ertelemeleri gibi tedbirler alınması hayati önem taşıyor.
“ESNAF VE SANATKARLAR OLARAK RAPOR HAZIRLIYORUZ”
Esnaf ve sanatkarlar olarak bizler de yaşanan durumla ilgili bir rapor hazırlıyoruz. Bu raporu hükümete ve Ticaret Bakanlığı’na sunarak, sektörün sorunlarının çözümü için somut adımlar atılmasını talep edeceğiz.