Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekili Ceylan AKÇA CUPOLO, Adalet, İçişleri Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıkları ile Cumhurbaşkanı Yardımcısına, verdiği soru önergeleri ile Diyarbakır’da ilk 7 ayda 2 bin 520 kadının şiddet başvurusu yapmasını Meclis gündemine taşıdı.

Diyarbakır’da ilk 7 ayda 2 bin 520 kadının şiddet başvurusu yapması ve tırmanan şüpheli kadın ölümlerinin kentte kadınların can güvenliğinin kalmadığını gösterdiğini ifade eden Cupolo, “Bunun en somut örneği olan Nurcan Akpirinç'in şüpheli ölümünün ardından, ailesinin olayın üzerini örtmek isteyen faillerce köy imamı ve yerel unsurlar aracı kılınarak tehdit edilmesi baskının ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor” dedi.

Cupolo, 3 Bakanlık ve Cumhurbaşkanı Yardımcısına, verdiği soru önergelerinde şu ifadelere yer verdi:

“Diyarbakır’da kadınların maruz kaldığı şiddet ve peş peşe gelen şüpheli ölümler, kentteki kadınların can güvenliğinin kalmadığını gösteriyor. Sadece ilk 7 ayda 2 bin 520 kadının şiddet sebebiyle resmi makamlara başvurması, vahim bir tablonun net bir göstergesidir. Her yıl bir önceki yılı aşarak katlanan kadın cinayetleri ve şüpheli ölümler, yalnız can kayıplarıyla sınırlı kalmıyor; faillerin olayın üzerini örtme ve aileleri susturma çabalarıyla daha da tehlikeli bir boyuta ulaşıyor.

Nitekim Bağlar ilçesine bağlı Kırmasırt Mahallesi’nde 20 Haziran’da evinde ölü bulunan 2 çocuk annesi ve 2 aylık hamile Nurcan Akpirinç’in ardından yaşananlar bu durumun en somut örneği. Nurcan Akpirinç’in şüpheli ölümünün hemen ardından ailesi sistemli bir baskı cenderesine alındı. Anne Asiye Akpirinç’in beyanlarına göre aile, ölüm öncesinde ve sonrasında dini nikahlı eş M.A. ve yakınları tarafından tehdit edildi. Haberlerin kaldırılması ve olayın kamuoyundan gizlenmesi için köylüler ve köy imamı aracı kılınarak aileye gözdağı verildi. Baba Hasan Akpirinç’in jandarmaya başvurusu üzerine koruma kararı alınmış olsa da bu vaka, faillerin adalet arayışını boğmak için yerel mekanizmaları nasıl fütursuzca kullandığını açıkça sergiliyor. Soruşturmaların karartılmasına göz yummak ve tehdit edilen aileleri koruyamamak, devleti bu suçların doğrudan ortağı haline getirir.”

“SON 5 YILDA ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMÜ VEYA İNTİHAR OLARAK KAYITLARA GEÇEN, ANCAK CİNAYET OLDUĞU ANLAŞILAN DOSYA SAYISI VE ORANI KAÇTIR?”

Diyarbakır Milletvekili Ceylan AKÇA Cupolo’nun, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yanıtlanmak üzere önergede yönelttiği sorular şöyle:

“1.Son 5 yılda şüpheli kadın ölümü veya intihar olarak kayıtlara geçen, ancak soruşturma ilerledikçe cinayet olduğu anlaşılan dosya sayısı ve oranı kaçtır?

2.Soruşturması devam eden şüpheli kadın ölümlerinde, adli tıp ve otopsi raporlarının gecikmeksizin tamamlanması için yürütülen özel bir standart prosedür mevcut mudur?

3.Nurcan Akpirinç vakasında mağdur aileyi tehdit eden veya haberleri bastırmaya çalışan şahıslar hakkında resen başlatılan bir işlem var mıdır? Benzer vakalarda adil yargılamayı etkileme ve nitelikli tehdit suçlarından açılan işlem sayısı kaçtır?”

“BÖLGEYE ÖZEL ACİL ÖNLEM VE KRİZ MÜDAHALE PLANI HAZIRLANMIŞ MIDIR?”

Cupolo’nun Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından yanıtlanmasını istediği sorular önergede şöyle sıralandı:

1.Diyarbakır’da ilk 7 ay gibi kısa bir sürede 2 bin 520 kadının şiddet başvurusu yapmış olması karşısında, bölgeye özel acil önlem ve kriz müdahale planı hazırlanmış mıdır?

2.Kadına yönelik şiddetle mücadelede Bakanlığınızın hedefleri ve söylemleri ortadayken, başta İçişleri ve Adalet Bakanlıkları olmak üzere diğer kurumların sahadaki yetersiz ve uyuşmayan pratiklerini nasıl değerlendiriyorsunuz; bu kurumsal direnç ve koordinasyonsuzluğu gidermek adına ne tür somut adımlar atmaktasınız?

3.Bölgedeki ŞÖNİM (Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri) ve kadın konukevlerinin kapasiteleri, katlanarak artan bu şiddet ve başvuru sayılarını karşılamakta yeterli midir; yeni merkez açılması planlanmakta mıdır?”

“KADINLAR İÇİN VERİLEN KORUMA VE TEDBİR KARARLARININ İHLAL EDİLME ORANLARI NEDİR?”

Cupolo’nun İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yönelttiği sorular da şöyle:

“1.Nurcan Akpirinç dosyasında olduğu gibi, şüpheli ölümlerin ardından adalet arayan ailelerin toplumsal veya yerel dinamikler (imam, kanaat önderi, köylü vb.) kullanılarak baskı altına alınmasını engelleyecek bir koruma protokolü var mıdır?

2.Bölgede dini nikahla evlendirilen, şiddet gören veya risk altında olan kadınların tespiti için muhtarlıklar ve kolluk kuvvetleri entegre bir erken uyarı sistemiyle çalışmakta mıdır?

3.Kadınlar için verilen koruma ve tedbir kararlarının Diyarbakır ve çevre illerindeki fiili uygulanma ile ihlal edilme oranları nedir?”

FilmAmed Belgesel Film Festivali ertelendi
FilmAmed Belgesel Film Festivali ertelendi
İçeriği Görüntüle

“BU PERSONEL HAKKINDA İDARİ SORUŞTURMA BAŞLATILMIŞ MIDIR?”

Diyarbakır Milletvekili Cupolo’nun Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yönelttiği sorular ise şöyle:

“1.Nurcan Akpirinç vakasında iddia edildiği üzere, bir köy imamının şüpheli kadın ölümünü örtbas etmek, haberleri sildirmek ve mağdur aileyi baskı altına almak amacıyla faillerin elçisi/aracısı gibi hareket etmesi bilginiz dahilinde midir; bu personel hakkında idari soruşturma başlatılmış mıdır?

2.Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev yapan din görevlilerinin (imam, vaiz, müftü), kadına yönelik şiddette ve şüpheli kadın ölümlerinde fail veya şüpheli aileler lehine aracılık yapmasını, hakikatin karartılmasına alet olmasını engelleyici açık bir talimatınız ya da etik kodunuz var mıdır?

3.Yerellerde din görevlilerinin adalet mekanizmasını felç eden, hukuku baypas eden ve kadınları sindiren gayriresmi barıştırma veya üstünü kapatma süreçlerine müdahil olmalarına karşı uyguladığınız bir yaptırım mevcut mudur?”

Kaynak: HABER MERKEZİ