Diyarbakır'da ailelere kritik dil ve konuşma uyarısı
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) July 19, 2026
🔗https://t.co/aBJRP0wO5A pic.twitter.com/wjs8X8TUfI
ÖZEL HABER - Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ
Diyarbakır'da yaklaşık 400-450 öğrenciye hizmet veren Merkezi, ağırlıklı olarak dil ve konuşma bozukluğu yaşayan çocuklara eğitim veriyor. Merkezin Müdürü Azat Aydın, merkezde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi vererek, erken müdahalenin çocukların gelişim sürecinde büyük önem taşıdığını söyledi.
Merkezde artikülasyon bozukluğu, dil ve konuşma gecikmesi, apraksi, afazi, kekemelik ve konuşma güçlüğü gibi durumların hastalık değil, dil ve konuşma bozukluğu olduğunu vurguladı.
Aydın, “Bazı çocuklarda terapi süreci kısa sürede olumlu sonuç verebildiği gibi, bazılarında ise daha uzun bir süreç gerektirebiliyor. Her çocuğun gelişimi farklıdır. Bu nedenle üç ayda ya da bir yılda kesin sonuç alınacağını söylemek mümkün değildir. Elimizde sihirli bir değnek yok. Süreç tamamen çocuğun gelişimine, aile desteğine ve terapilere verdiği yanıta göre şekilleniyor. Bizler, 9 uzman dil ve konuşma terapisti ile toplam 20 kişilik bir ekiple hizmet vermeye çalışıyoruz. Ailelerin tedavi sürecindeki rolü en az terapi kadar önemlidir” dedi.
AİLELERE EKRAN UYARISI
Çocukların susturulması amacıyla telefon, tablet veya televizyon karşısında uzun süre bırakılmasının ciddi riskler oluşturduğunu söyleyen Aydın, şu değerlendirmede bulundu:
"Çocuk ağladığında onu telefonla susturmak kısa vadede kolay bir çözüm gibi görünse de uzun vadede dil gelişimini olumsuz etkileyebilir. Telefon, tablet ve televizyon, konuşma gecikmesi, dil gelişiminde yavaşlama ve iletişim problemlerine neden olabiliyor. Ailelerin çocuklarıyla birebir vakit geçirmesi, oyun oynaması, sohbet etmesi ve sosyal ortamlarda bulunmalarını sağlaması çok daha faydalıdır."
FARKINDALIK SEMİNERLERİ DÜZENLENİYOR
Merkez olarak, yalnızca terapi hizmeti vermediğini belirten Aydın, “Diyarbakır'da ailelere ve kurumlara yönelik farkındalık seminerleri de düzenliyoruz. Kısa bir süre önce Diyarbakır’da geniş katılımlı bir dil ve konuşma farkındalık semineri gerçekleştirdik. Çok verimli geçti, seminerlerde ailelere ev ortamında nelere dikkat etmeleri gerektiğini anlattık. Aynı şekilde resmi kurumlarda ve özel kuruluşlarda da eğitimler verdik. Çocuklarla çalışan personelin ve öğretmenlerin bu süreçte nasıl hareket etmesi gerektiğini anlatıyoruz. Erken fark edilen sorunlarda doğru yönlendirme çocukların gelişim sürecini olumlu etkiliyor." diye konuştu.
“3 YAŞ SONRASI BELİRTİLER DİKKATE ALINMALI”
Dil ve konuşma gelişiminde özellikle 3 yaş sonrasının önemli bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Aydın, “Bu yaşta beklenen konuşma becerilerinin görülmemesi halinde ailelerin zaman kaybetmeden uzman desteği alması gerekmektedir. Birçok hastanede dil ve konuşma terapisi birimleri bulunmaktadır. İhtiyaç halinde çocukların özel merkezlere de yönlendirilebildiğini” ifade etti.
“KEKEMELİK, BİR KONUŞMA BOZUKLUĞUDUR”
Toplumda en sık karşılaşılan sorunlardan birinin de kekemelik olduğunu belirten Azat Aydın, “Bu konuda toplumda yanlış bilinen birçok inanış bulunuyor. Kekemelik bir hastalık değildir. Bir konuşma bozukluğudur. Akran zorbalığı, sosyal baskı ve çevresel etkenler çocukları olumsuz etkileyebiliyor. Ancak doğru terapi yöntemleriyle kekemeliğin etkileri önemli ölçüde azaltılabilir. ‘Çocuk büyüyünce düzelir’ anlayışı, doğru değildir. Bunun yanında, kekeme olanların kimi mekan ve kişilerin yanına götürülmesi hiçbir işe yaramamaktadır. Erken dönemde ve mutlaka uzman desteği alınması, çok daha etkili sonuçlar verecektir” diye konuştu.
“ÇOCUKLAR EKRANLA DEĞİL, SOSYAL HAYATLA BÜYÜMELİ”
Aydın, açıklamasının sonunda ailelere önemli bir çağrıda bulunarak çocukların sosyal yaşam içinde daha fazla yer almasının dil gelişimine büyük katkı sağladığını söyledi.
"Çocuklar kısa süreliğine telefon ya da televizyonla oyalanabilir. Ancak uzun vadede bunun olumsuz etkileri görülebilir. Çocuklarımızın arkadaşlarıyla vakit geçirmesi, oyun oynaması, dışarıda bulunması ve aileleriyle kaliteli zaman geçirmesi dil gelişimlerini destekleyecektir." dedi.






