Diyarbakır'dan Gazze'ye toplanan yardımlar gönderildi
Diyarbakır'dan Gazze'ye toplanan yardımlar gönderildi
İçeriği Görüntüle

ÖZEL HABER - Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ

Saray Kapı’da kahve evi işletmeciliği yapan Değirmenci, Sisteme yönelik eleştirileriyle dikkat çeken, yeni çalışmasında Cumhuriyet sonrası Kürtlere yönelik asimilasyon politikalarını ele alıyor.

Amedspor Sevdalısı Yazar3

ERZURUM’DAN DİYARBAKIR’A UZANAN HAYAT HİKAYSİ

1979 yılında Erzurum’da dünyaya geldiğini ifade eden Zafer Değirmenci, “Babasının memuriyeti nedeniyle 1983 yılında ailece Kayseri’ye taşındık. Uzun yıllar Kayseri ve Mersin’de yaşadık. Yaklaşık 15 yıl önce eşimin memleketi olan Diyarbakır’a yerleştim. Bir pazarlama işi için gelmiştim Diyarbakır’a ve tesadüf eseri tanıştım eşimle. O tanışıklık bir aşka ve bunca yıl süren bir evliliğe döndü. Diyarbakır’da hem yazarlık hem de esnaflıkla uğraşıyorum. Hayatımın önemli bir bölümünü geçirdiğim bu güzel kentle, çok güçlü bir bağ kurmayı başardım” dedi.

BABAMIN YARIM BIRAKTIĞI HAYALİ TAMAMLIYORUM

Yazarlık serüveninin çocukluk yıllarına dayandığını belirten Değirmenci, “En büyük ilham kaynağım babam oldu. Babam, daktiloda romanlar yazmaya çalışırdı. Daktilonun sesi yüzünden annemle sık sık tartışırlardı. Babam hiçbir romanını bitiremedi. Ben de onun yarım bıraktığı hayali tamamlamak istedim. Profesyonel olarak yayımlanan ilk kitabımın üzerinden yaklaşık 12 yıl geçti. Son kitabımla birlikte toplam beş kitap yazdım. Daha önce yayımlanan dört kitabımdan ikisi toplatıldı. Kitaplar sakıncalı görüldü çünkü. 21. Yüzyılda hala kitaplar toplatılıyorsa, vay halimize” diye ifadede bulundu.

Amedspor Sevdalısı Yazar4

SİSTEME VE ULUSLARARASI KURUMLARA ELEŞTRİ

Kitaplarında genellikle sistem eleştirisine yer verdiğini ifade eden Değirmenci’nin “Son kitabım, Filistin ve Gazze’de yaşananlara odaklanıyor. Kitabın yayımlandığı dönemde Gazze dünya gündeminin merkezindeydi ama hiç kimse bir şey yapmıyordu laftan başka. Mazlumun ezildiği her noktada yazar olarak elimizi taşın altına koymamız gerektiğine inanıyorum. Bu son çalışmamda başta Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği olmak üzere uluslararası kuruluşların savaş ve insani krizler karşısındaki tutumlarını eleştirmeye çalışıyorum. Mazlumların yaşadığı acılar çoğu zaman sadece istatistik olarak görülüyor” görüşünü dile getirdi.

YENİ KİTAP, KAYIP HARFLER ÜLKESİ

Yayıneviyle görüşmeleri devam eden yeni kitabının hazır olduğunu söyleyen Değirmenci, “Kayıp Harfler Ülkesi adını taşıyan son çalışmamda, Cumhuriyet sonrası dönemde Kürtlere yönelik asimilasyon politikalarını ele almaya çalıştım. Kişisel görüşüm, etnik kimlikler ve farklılıklar üzerinden değil, insanlık ortak paydasında buluşulması gerektiğini her çalışmamda vurgulamaya çalışıyorum. İnsanların nereli olduğu, dili, dini ya da ırkı benim için önemli değil. Önemli olan insanlığıdır. Ben aradığım insanlığı çoğu zaman Diyarbakır’da buldum. Bu anlamda Kürtler’in çektiği acılara da dikkat çekmek gibi bir görevimin olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

Amedspor Sevdalısı Yazar5

KAHVE VE KİTAP AYNI ÇATIDA

Yazarlığın yanı sıra 15 yıldır Diyarbakır’da esnaflık yaptığını belirten Değirmenci, “Eşimle birlikte işlettiğimiz kafede özel kahve çeşitleri sunmaya çalışıyoruz. Kumda kahve konseptiyle hizmet vermeye çalışıyoruz. Bu anlamda sekiz farklı özel kahvemiz var. Bunlardan biri olan ‘Portakallı değirmen kahvesidir’. Bu kahvenin yapımı oldukça zahmetli bit iştir. Yarım kilosunun hazırlanmasın bile neredeyse iki günü bulabiliyor. Ziyaretçilerimiz hem kahve içiyor hem de aldıkları kitapları imzalatıyorlar. Mekânımız için, edebiyat ve kahveyi buluşturan özel bir adres haline getirmek için çok çabaladık. Dijitalleşmenin hayatın merkezine yerleştiği günümüzde gençlerin kitap okuma alışkanlığı edinmesini ve bunu korunmasını özellikle rica ediyorum. Okuyacakları kitapların benim kitaplarım olması gerekmiyor. Sosyal hayatlarını tamamen dijital dünyaya bağlayıp kitaplardan uzaklaşmasınlar. Önemli olan okumaya devam etmek” ifadelerini kullandı.

“İLLA BEŞİKTAŞ İLLA AMED SPORLUYUM”

Futbola siyasetin karıştırılmasına karşı olduğunu söyleyen Değirmenci, “Genelde sporun ama özelde de futbolun, barış ve kardeşliğin en güzel ifade edilebileceği özel bir alan. Ve bu alana siyasetin-ırkçılığın-şovenizmin girmemesi gerekir bence. Bunu ülkemiz için söylemek zor maalesef. Futbol sezonunda hiç de hoş olmayan durumlarla karşılaşıyoruz. Ve üzülerek belirtmeliyim ki bu konuda son yıllarda en çok da Amed Spor mağdur durumdadır. Ben Beşiktaşlıyım ama yaşadığım şehrin takımı Amed Spor da benim desteklediğim ve takibini bırakmadığım bir futbol takımıdır. O yüzden ilal Beşiktaş ve illa da Amed Spor diyorum her daim. Onca sorunlu maç ve uygulamalardan sonra takımın Süper Lig’e yükselmesi, herkes gibi beni de çok mutlu etti. Yaşadığım şehrin, ekmeğini yediğim şehrin takımını tutmak, benim için önemli bir yaklaşım. Ama bu yıl Amedspor ile Beşiktaş karşı karşıya geldiğinde ne yapacağımı bilmiyorum doğrusu. Ama Amed Spor - Erzurum maçına gidersem şayet elbette ki Amed Spor taraftarı olarak gideceğim” diye konuştu.

Muhabir: Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ