Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanlığı, gıda güvenliğine ilişkin yaptığı açıklamada, taklit ve tağşiş ürünlerin halk sağlığını tehdit ettiğini belirterek denetimlerin artırılması, caydırıcı yaptırımların uygulanması ve yerel üreticilerin desteklenmesi çağrısında bulundu.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin 25. maddesine atıfta bulunulan açıklamada, her bireyin kendisinin ve ailesinin sağlığını koruyacak yeterli bir yaşam standardına sahip olma hakkı bulunduğu hatırlatıldı. Özellikle çocukların tükettiği gıdaların güvenilirliği konusunda endişelerin arttığı belirtilen açıklamada helal, temiz ve sağlıklı gıdaya erişimin bir lüks olmaktan çıkarılması gerektiği kaydedildi.

“GIDA SAHTEKÂRLIĞI BASİT BİR HATA DEĞİL”

Gıda ürünlerinde taklit ve tağşişin toplum sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekilen açıklamada, denetim eksiklikleri, cezasızlık algısı ve haksız kazanç arayışının gıda sahtekârlığını daha da yaygınlaştırdığı savunuldu.

Açıklamada yer verilen istatistiklere göre, hileli gıdaların yüzde 38’ini süt ve süt ürünleri, yüzde 22’sini et ve et ürünleri, yüzde 12’sini sıvı yağlar, yüzde 11’ini gıda takviyeleri ve yüzde 10’unu bal oluşturuyor. Bu tablo karşısında tüketicilerin satın aldıkları ürünlerin içeriği konusunda endişe yaşadığı belirtilen açıklamada, zeytinyağına farklı tohum yağlarının karıştırılması, et ürünlerinde uygunsuz içeriklerin kullanılması ve süt ürünlerine farklı maddelerin katılması gibi uygulamaların halk sağlığını tehdit ettiği ifade edildi.

SP KADIN KOLLARINDAN DÖRT MADDELİK ÇAĞRI

Mutfak harcamalarındaki artışı ve çocukların beslenmesine ilişkin sorunları yakından hisseden kadınlar adına yetkililere çağrıda bulunan Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanlığı, çözüm önerilerini şu başlıklar altında sıraladı:

Caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı: Taklit ve tağşiş yapan firmalara yönelik yaptırımların ağırlaştırılması; hapis cezası, ticaretten men ve tesis kapatma gibi önlemlerin değerlendirilmesi istendi.

Diyarbakır'da öğrenciyi müdür yardımcısı kurtardı
Diyarbakır'da öğrenciyi müdür yardımcısı kurtardı
İçeriği Görüntüle

Yerel üreticiler desteklenmeli: Küçük çiftçilerin, topraksız köylülerin ve tarımda çalışan kadınların sebzecilik, meyvecilik ve hayvancılık alanlarında doğrudan desteklenerek yerel üretimin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Meslek kuruluşları denetime katılmalı: Ziraat, gıda ve veteriner hekimleri odalarının denetim mekanizmalarına dahil edilmesi çağrısı yapıldı.
Temel gıdaya erişim güvence altına alınmalı: Yüksek gıda enflasyonundan etkilenen dar gelirli ailelerin ve çocukların temel gıda maddelerine erişiminin sosyal devlet ilkesi doğrultusunda güvence altına alınması talep edildi.

“GIDA GÜVENLİĞİ MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”

Açıklamanın sonunda gıda güvenliğinin yalnızca tüketicileri ilgilendiren bir konu olmadığı, aynı zamanda milli güvenlik ve gelecek nesillerin sağlığı açısından da önem taşıdığı belirtildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ