Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ve kentteki DEM Partili 13 ilçe belediyesi ile Diyarbakır Barosu arasında, kadınların adalete erişiminin kolaylaştırılması, hak temelli destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin yerel yönetimler düzeyinde kurumsal olarak desteklenmesi amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Protokolün imza töreni Ali Emiri Konferans Salonu’nda yapıldı. Törene Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun, Diyarbakır Barosu Başkanı Abdülkadir Güleç, ilçe belediye eşbaşkanları, DBB Genel Sekreter Yardımcısı Zerin Türk, Kadın Politikaları Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer, sivil toplum örgütü temsilcileri, Diyarbakır Barosu üyeleri ile baronun Kadın Hakları Merkezi üyeleri ve ilçe belediyelerinin kadın müdürlüklerinde görev yapan kadınlar katıldı.
“SOSYAL BELEDİYECİLERİK ÖRNEĞİ”
Protokol töreninde konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Abdülkadir Güleç, DBB’nin sosyal belediyecilik örneğinin protokol ile güçleneceğini belirtti. Daha önce DBB ile imzaladıkları protokol ile Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdiklerini anımsatan Güleç, “Bugün de ikincisini gerçekleştireceğiz. Biz kuşkusuz baro olarak kadınların adalete erişimini bu protokol ile çok güçlü bir şekilde iyi bir noktaya taşıyacağız. Emeği olan bütün kadınlara ve DBB’ye teşekkür ediyoruz. Kadınlara hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Umarım bir dahaki protokol sürecinde tüm kadınların ihtiyaçlarının tamamını karşılayacak duruma geliriz” dedi.

“KADINLARIN YAŞAM HAKKINI ÖNCELEYEN ORTAK BEYAN”
Eşbaşkan Serra Bucak ise DBB ile 13 ilçe belediyesinin imzacısı olduğu protokolün kadınların yaşam hakkını önceleyen ortak bir sorumluluk beyanı olduğuna dikkat çekerek, 2024 yılında attıkları ilk adımın devamı olarak bu yıl da kadınların adli yardım sisteminden daha erişilebilir ve daha hak temelli biçimde yararlanabilmesi için birlikte ilerlediklerini ifade etti.
BOŞANMA, NAFAKA VE VELAYET DAVALARINA ÜCRETSİZ AVUKATLIK HİZMETİ
Hazırlanan protokolün; boşanma, nafaka ve velayete ilişkin davalarda ücretsiz avukat atanmasını esas aldığını ve sürecin sürdürülebilir, hak temelli bir anlayışla yürütülmesinin hedeflendiğini vurgulayan Eşbaşkan Bucak, “Bu yıl protokole önemli bir mekanizma daha ekledik. Sahada karşılaşılan sorunlara hızlı ve ortak çözümler üretmek ve kadınların adalete erişimini kolaylaştırmak amacıyla bir Koordinasyon Ekibi oluşturduk. Koordinasyon Ekibi; dava masrafları ve noter giderleri konusunda yol gösterecek, hukuki sürecin nasıl sürdürüleceğine ilişkin ortak bir çerçeve oluşturacak ve kadınların ekonomik koşulları nedeniyle hak arama mücadelesinden vazgeçmemesi için gerekli adımların atılmasına katkı sunacaktır” ifadelerini kullandı.

“BÜTÜNCÜL BİR HİZMET HAYATA GEÇİRİLECEK”
Kadınların yaşam gerçekliğini görmeden adaletin sağlanamayacağını belirten Eşbaşkan Bucak, bu nedenle yoksulluk kriterlerini dar ve teknik bir çerçevede değil; güvencesiz çalışma, ekonomik bağımlılık ve şiddet döngüsü koşulları ile birlikte ele aldıklarını ifade etti. Belediyelerin sosyal incelemeleri, kadınların beyanı ve yaşam koşulları ile adli yardım ölçütlerinin bir bütün olarak dikkate alınacağını aktaran Eşbaşkan Bucak, bütüncül bir hizmetin hayata geçirileceğini sözlerine ekledi.
“AYNI SİSTEMLE YOLA DEVAM”
Söz konusu protokol ile kurumsallaştırdıkları yaklaşımın, kadının beyanını esas alan, onu yargılamayan, sorgulamayan ve süreci onun ihtiyaçlarına göre şekillendiren bir anlayış olduğunu ifade eden Eşbaşkan Bucak, şöyle konuştu: “Sosyal destek ile hukuki desteği birbirinden ayırmayan, kadın bakış açısını merkeze alan bütüncül bir sistemle yola devam ediyoruz. Diyarbakır, kadın mücadelesinin hafızasını taşıyan bir kenttir. ‘Kadın kenti’ vizyonu bizim için bir söylem değil, sorumluluğumuzun bir gereğidir. Bu protokol; kadınların adalete daha kolay ulaştığı, ekonomik gerekçelerle hak aramaktan vazgeçmediği, şiddet karşısında yalnız bırakılmadığı bir dayanışma modelinin ifadesidir. Bu yolda birlikte yürümeye, kadınların hak mücadelesini kurumsal bir güçle büyütmeye kararlıyız.”
“ADALET ERİŞİLEBİLİR OLDUĞUNDA GERÇEKTİR”
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi temsilcisi İrem İlhan da adli yardım protokolünün büyük bir dayanışmanın simgesi olduğunu dile getirerek, “Adalet bir ayrıcalık değil, erişilebilir bir hak olduğunda gerçektir” dedi.
Konuşmaların ardından protokol alkışlar eşliğinde imzalandı.
PROTOKOL NEYİ KAPSIYOR?
Kadına yönelik şiddetin, dünya genelinde kadınların maruz bırakıldığı yaygın ve ağır bir insan hakları ihlali olduğuna dikkat çekilen protokolde, bu sorunun toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık ve eşitsizliğin bir sonucu olarak ortaya çıktığı ve köklerinin toplumsal yapının derinliklerine uzandığına dikkat çekildi.
Türkiye’de de uluslararası standartlara paralel olarak Anayasa’nın 10. maddesine eklenen hükümlerle kadın ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunun açıkça düzenlendiğine dikkat çekilen protokolde, devletin bu eşitliği yaşama geçirmekle yükümlü olduğuna vurgu yapıldı.
Bu çerçevede, tarihsel olarak kadın mücadelesine ev sahipliği yapmış ve “kadın kenti” vizyonunu benimseyen Diyarbakır’da kadınların adalete erişiminin güçlendirilmesinin demokratikleşme sürecinin önemli bir parçası olarak görüldüğünün altı çizilen protokolde; şiddete maruz bırakılan kadınlara yönelik danışmanlık ve hukuki destek hizmetlerinin güçlendirilmesi, kadınların adli yardım hizmetlerinden etkin ve eşit biçimde yararlanmasının sağlanması, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ile merkez ve dış ilçe belediyelerine yönelik toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadına yönelik şiddetle mücadele eğitimlerinin Diyarbakır Barosu tarafından verilmesi ve kurumsal düzeyde koordinasyon ile iş birliği mekanizmalarının oluşturulmasının amaçlandığı vurgulandı.
Söz konusu protokol ile şiddete maruz bırakılan kadınların adalete erişiminin kolaylaştırılması, hak temelli destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin yerel yönetimler düzeyinde kurumsal olarak desteklenmesi hedefleniyor.





