Diyarbakır’da komşusunun silahlı saldırısına uğrayan Rojda Odabaşı, kendisini vuran kişinin tahliye edilmesine ilişkin yaptığı açıklamada, “Beni vuran kişi tahliye edildi, can güvenliğim yok” diyerek yetkililerden can güvenliğini sağlayacak koruyucu tedbirlerin alınması çağrısı yaptı.

Diyarbakır’ın Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi’nde kalan Rojda Odabaşı’nın yetkililere seslenen açıklaması şöyle:

“Ben Rojda Odabaşı.

Diyarbakır’da yalnız yaşayan bir kadınım. Bağcılar’da bir sitede yaşıyorum. Kendi hâlinde, sosyal ilişkileri sınırlı biriyim.

22 Ağustos 2026 gecesi evimde televizyon izliyordum. Kapım çaldı. İlk kapıyı açıp “Kim o?” dememe fırsat kalmadan silah sesleri duyuldu. Can havliyle kapıyı kapatıp kaçmaya çalıştım. Ancak pompalı tüfekten çıkan saçmalar bacaklarıma isabet etti. Saçmalar evin içinde duvarlara ve eşyalara çarpıyor, ben ise ne olduğunu anlamaya ve hayatta kalmaya çalışıyordum. Bacaklarım kan revan içerisindeydi. Salondan telefonumu alıp kendimi banyoya kilitledim. Polisi ve ambulansı aradım. Ardından bina görevlisini aradım. “Kim yaptı?” diye sordum. Aldığım cevap hayatımın geri kalanında unutamayacağım kadar korkunçtu: “Alt komşun.”

Adını sonradan öğrendim Mazlum Çelebi. Yüzünü bile görmediğim, hayatımda hiç iletişim kurmadığım bir insanın benimle ne alıp veremediğini bilmiyordum. Fail saldırının ardından site bahçesindeki arabamı da tüfeğin kabzasıyla parçaladı ve polisler geldiğinde teslim oldu.

Hastanede tedavi edildikten sonra yaşadıklarımın gerçek olduğuna inanmakta zorlandım. Kendi evimde, kendimi en güvende hissetmem gereken yerde silahlı saldırıya uğramıştım. Ancak bugün korkuma bir de adalet kaygısı eklendi. 23 Ekim günü, bana yönelik silahlı saldırı nedeniyle tutuklu bulunan Mazlum Çelebi’nin, Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin tensip kararı doğrultusunda tahliye edildiğini öğrendim.

Beni evimde pompalı tüfekle vuran, bacaklarımdan yaralayan ve arabama zarar veren kişi artık tutuklu değil. Ben ise hâlâ yaşadığım saldırının etkileriyle ve can güvenliğime ilişkin kaygılarla yaşıyorum.

Benim can güvenliğim ne olacak?

Fatih Erbakan, Ekspres’in sirkeli suyla yıkama sorusunu yanıtladı: Daha ağır yaptırım uygulayacağız
Fatih Erbakan, Ekspres’in sirkeli suyla yıkama sorusunu yanıtladı: Daha ağır yaptırım uygulayacağız
İçeriği Görüntüle

Tahliye kararı korkumu ortadan kaldırmadığı gibi geleceğe ilişkin endişelerimi daha da artırdı. Evimde, sokağımda ve gündelik hayatımda kendimi nasıl güvende hissedeceğim? Bir daha saldırıya uğramayacağımın güvencesini kim verecek?

Cezalandırmak için ölmem mi gerekiyordu? Hayatta kalmış olmam, yaşadığım saldırının ağırlığını azaltmaz. Bir kadının kendi evinde silahlı saldırıya uğraması karşısında güvenlik kaygılarının görmezden gelinmesi kabul edilemez.

Yargı kararlarının hukuki gerekçeleri elbette değerlendirilmelidir. Ancak bir şiddet mağduru olarak güvenliğimin sağlanmasını, sorularımın yanıtlanmasını ve adalet talebimin ciddiyetle ele alınmasını istemek en temel hakkımdır.

Tahliye kararına itiraz edeceğiz

Saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, hukuki sürecin titizlikle yürütülmesi ve can güvenliğimin korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Yetkili makamlara çağrımdır:

Can güvenliğimin sağlanması için gerekli koruyucu önlemler derhâl alınmalıdır.

Tahliye kararının hukuki gerekçeleri açıklığa kavuşturulmalı ve itiraz yolları etkili biçimde işletilmelidir.

Bana yönelik silahlı saldırı bütün yönleriyle soruşturulmalı, sorumluluklar eksiksiz biçimde ortaya çıkarılmalı ve adaletin sağlanması için gereken adımlar atılmalıdır.

Şiddete uğrayan kadınların korunma ve adalete erişim hakları güvence altına alınmalıdır.

Basın mensuplarına, kadın örgütlerine, insan hakları savunucularına ve kamuoyuna çağrıda bulunuyorum: Bu olayın takipçisi olun. Sesimi duyurun. Adalet arayışımda beni yalnız bırakmayın. Talebim ayrıcalık ya da intikam değil; yaşam hakkımın korunması, can güvenliğimin sağlanması ve adaletin yerini bulmasıdır. Kendi evimde vuruldum. Şimdi hem güvenliğimi hem de adaleti sağlamak için mücadele ediyorum. Hayatta olduğum için yaşadıklarımın önemsiz sayılmasını kabul etmiyorum. Susmayacağım. Adalet talebimden vazgeçmeyeceğim.”

Kaynak: HABER MERKEZİ