ÖZEL HABER - Güneş OCAĞA

Diyarbakır’da geçmişte bazı bina ve müstakil evlerin dış cephelerini saran yeşil bitkiler, kent estetiğinin yanı sıra çevresel katkılarıyla da dikkat çekiyordu. Günümüzde ise bu uygulamalar kent genelinde azalsa da bazı bölgelerde hala örneklerine rastlanıyor. Ofis Semti’nde birkaç binanın çevresinde görülen bitki kaplı cephelerin, yalnızca görsel bir unsur olmadığına dikkat çeken Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Diyarbakır Şubesi Eşbaşkanı Nevroz Kavak, bu tür uygulamaların enerji verimliliği ve iklim değişikliğiyle mücadelede önemli rol oynadığını belirtti.

Kavak, günümüzde yeşil enerji, temiz enerji ve kendi kendine yetebilen bina modellerinin giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti. Kavak, binaların çevresel etkilerinin ölçülebilmesi için enerji kimlik kartlarının daha etkin kullanılması gerektiğini belirterek, “Her binanın ne kadar emisyon ürettiği görülebilse, insanlar yaşadıkları yapıların çevresel etkisini daha yakından takip edebilir” dedi.

Yeşil Cephe3

BETON YÜZEYLER AZALTILMALI

Binalardan kaynaklanan emisyonların önemli bölümünün enerji tüketimi ve beton gibi yapı malzemelerinin üretim süreçlerinden kaynaklandığını vurgulayan Kavak, beton yüzeylerin azaltılması ve yeşil alanların artırılması gerektiğini söyledi.
Kavak, dünya genelinde yeşil çatılar, bitki kaplı cepheler ve teras bahçelerinin giderek yaygınlaştığını belirterek, bu uygulamaların özellikle sıcak bölgelerde kentsel ısı adası etkisini azaltmaya katkı sunduğunu ifade etti. Bitkiyle kaplanan bina cephelerinin beton yüzeylerin güneşten aldığı ısıyı depolamasını ve çevreye geri yaymasını azalttığını dile getiren Kavak, bu sayede kentlerde daha serin yaşam alanları oluşturulabileceğini kaydetti.

YAĞMUR SUYU HASADI VE GÜNEŞ ENERJİSİ ÖNERİSİ

Kendi kendine yetebilen bina modellerinde güneş panelleri, yağmur suyu toplama sistemleri, yeşil çatılar ve bitkisel cephe uygulamalarının birlikte kullanılabileceğini belirten Kavak, özellikle kurak bölgelerde bu sistemlerin su tasarrufu ve yeşil alanların korunması açısından önemli olduğunu söyledi. Çatı alanlarında biriktirilen yağmur sularının bina çevresindeki bitkilerin sulanmasında kullanılabileceğini ifade eden Kavak, bu tür uygulamaların kent içindeki yeşil dokuyu güçlendireceğini belirtti.

MAHALLE ÖLÇEĞİNDE YEŞİL KORİDOR OLUŞTURULABİLİR

Yeşil bina uygulamalarının özellikle müstakil yapılar ve düşük katlı yerleşimler için uygun olduğunu söyleyen Kavak, Diyarbakır’da Sur ve Bağlar gibi bölgelerde kentsel dönüşüm ve yerinde dönüşüm projeleri kapsamında bu sistemlerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Diyarbakır'da anız yangını
Diyarbakır'da anız yangını
İçeriği Görüntüle

Müstakil yapıların çevreleri ve yan cephelerine uygun bitki türlerinin dikilmesiyle mahalle ölçeğinde yeşil koridorlar oluşturulabileceğini belirten Kavak, çok sayıda yapının bu uygulamaya dahil olması halinde kent içinde serin hava koridorlarının oluşabileceğini söyledi.

“DÜŞÜK MALİYETLİ ÇÖZÜMLERLE BAŞLANABİLİR”

Yeşil bina uygulamalarının her zaman yüksek maliyet gerektirmediğini vurgulayan Kavak, uygun bitki türlerinin desteklenmesi, vatandaşların teşvik edilmesi ve yerel yönetimlerin katkı sunmasının önemli bir başlangıç olabileceğini belirtti. Diyarbakır’da geçmişte doğal yollarla yeşil cephelerle kaplanan bazı yapıların bulunduğunu hatırlatan Kavak, bu örneklerin yeşil bina anlayışının kent kültüründe geçmişten beri yer aldığını gösterdiğini söyledi.

Kavak, vatandaşların evlerinin önüne diktiği bir sarmaşık ya da küçük bir yeşil alanın bile kent ölçeğinde önemli çevresel etkiler oluşturabileceğini belirterek, yeşil bina uygulamalarının yaygınlaştırılması çağrısında bulundu.

Muhabir: Güneş OCAĞA