ÖZEL HABER / Mehmet Rumet SOYLU – Veli BALTACİ
1991 yılında Mardin’de doğan Mustafa Turay, çocukluk yıllarından itibaren şiire, sinemaya ve edebiyata ilgi duydu. İstanbul Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu olan Turay, yaklaşık altı yıldır Diyarbakır’da İnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapıyor.
ŞİİRLERİ, KÜRTÇE VE PORTEKİZCEYE ÇEVİRİLDİ
Yaklaşık on yıl önce yazarlık serüvenine başladığını söyleyen Mustafa Turay, “Bu güne kadar üç şiir kitabım yayımlandı. Bu kitaplarımdan ‘Yelkovan Durağı’ adlı şiir kitabım, Brezilyalı akademisyen ve çevirmen Prof. Adriane do Espírito Santo Rangel tarafından Portekizceye çevrildi. Bu çeviri süreci tamamen tesadüf sonucu başladı. Bir Türkiye aşığı olan Adriane, tamamen tesadüf eseri şiirlerime rastlıyor ve onları Portekizceye çevirmek istediğini arkadaşlarını söylüyor. Benimle iletişime girip bu niyetini söylediğinde çok heyecanlanmış ve kabul etmiştim. Böylece şiirlerim, hiç gitmediğim ve belki hiç gitmeyeceğim bir ülkede okurlarla buluşmuş oldu. Portekizce çevirinin ardından Aheron adlı şiir kitabım da sevgili Rihan Oğul tarafından Kürtçe’ye çevirildi. Şimdi ise şiirlerimin Farsçaya çevrilmesi yönünde bir çalışma var” diye konuştu.

DİYARBAKIR’DA ÇEKİLEN FİLME, İNGİLTERE’DEN ÖDÜL
İlk kitabını 2020 yılında büyük maddi zorluklarla yayımladığını anlatan Turay, “Yazarlık yolculuğuna borç alarak başladım. Tüm imkânsızlıklara rağmen ilk kitabımın ikinci baskıya ulaşması, benim için tarifi imkansız bir sevinç oldu. Ancak, şiire kısa bir ara vererek sonbahar aylarında bir deneme kitabı yayımlamayı planlıyorum. Sinema eğitimi sorasında senaryo yazımı da dikkatimi çekmişti. Bu anlamda ilk kısa filmim olan ‘Kalorinin Rüyası’nı 2023 yılında çektim. Daha sonra ‘Lethera’ adlı kısa filmini de çalışma arkadaşım Mustafa Karadeniz ile birlikte Diyarbakır’da hayata geçirdik. Film, oldukça zorlu koşullarda çekildi. Kullandığımız kamera ödünçtü. Işığımız yoktu. Profesyonel ekipmanlarımız bulunmuyordu. Tamamen inanmış bir ekiple ve büyük fedakârlıklarla çalıştık. Tüm bu imkânsızlıklara rağmen “Lethera”, İngiltere’de düzenlenen bir festivalde ‘Seyirci Seçim Ödülü’ kazanırken; Almanya, İtalya, Japonya, Güney Kore ve birçok ülkedeki uluslararası festivallerde gösterim hakkı elde etti. Film hâlen Malta ve Moldova’daki festivallerde yarı final sürecinde yarışmaya devam ediyor” diye ifade etti.
DESTEK VE SPONSORLUK EKSİKLİĞİ, BÜYÜK BİR SORUN
Bugüne kadar iki kısa film çeken Turay ve Karadeniz’in hazır durumda iki yeni senaryosu bulunuyor. İkili, üçüncü filmlerinin hazırlıklarını sürdürürken uluslararası festivallerde daha fazla yer almayı hedefliyor.

Mustafa Turay, “Üçüncü filmimizle en az 20 festivale katılmayı ve birkaç uluslararası ödül kazanmayı amaçlıyoruz. Ancak sponsorluk ve teknik ekipman eksikliği bizi ciddi anlamda zorluyor. Uluslararası başarılarına rağmen yerel düzeyde yeterli desteği göremedik maalesef. Özellikle ekipman ve oyuncu bulma konusunda büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Şu an ışık ekipmanımız eksik. Çoğu zaman ekipmanları borçlanarak temin ediyoruz. Maddi imkânsızlıklar nedeniyle oyuncu bulmakta da zorlanıyoruz. İnsanlar, haklı olarak gönüllü olarak projelerde yer almak istemiyor çoğu zaman” dedi.
AMİDA FİLM ATÖLYESİ ÇALIŞMASI İÇİN MEKANIMIZ YOK
Yaklaşık üç yıldır Diyarbakır’da faaliyet gösteren Dicle Kitap Atölyesi bünyesinde kitap ve film incelemeleri yaptıklarını anlatan Turay, “Şimdi yeni bir kültür-sanat projesi için hazırlıklar içindeyiz.n Mustafa Karadeniz ile birlikte ‘Amida Film Atölyesi’ni kurmak istiyoruz. Böylece her yaştan sinemaseveri bir araya getirmeyi hedefliyoruz. Bu atölye kapsamında yönetmenlik, senaryo, kamera kullanımı, fotoğrafçılık, kurgu ve film analizi gibi alanlarda eğitimler vermeyi planlanıyoruz. Ancak proje için uygun bir mekân bulmakta zorlanıyoruz. Amida Film Atölyesi için tek ihtiyacımız bir çalışma alanı. Bunun için Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde uygun bir yer tahsis edilmesi hâlinde başka hiçbir talebimiz olmayacak” diye konuştu.
YURT DIŞINDAKİ İLGİ KENDİ MEMLEKLETİMİZDE YOK
Film gösterimleri için bile salon bulmakta zorlandıklarını belirten Turay, “Diyarbakır’da gösterim yapacak yer bulamadığımız filmimiz Almanya’da, İngiltere’de, Japonya’da ve Kore’de sinema salonlarında gösterildi. Burada ise ancak bir arkadaşımızın kafesinde izleyiciyle buluşabildik. Bu Başarılarımıza rağmen Diyarbakır ve memleketim Mardin’de yeterince görünür olamadık. Yerel kurumların sanatçılara daha fazla destek vermesi gerekmektedir aslında. Mesela İstanbul-Kadıköy’deki kitap fuarına davet edilirken, yanı başımızda düzenlenen etkinliklerde yer bulamıyoruz. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Mardin Kitap Festivali’ne davet edilmedim. Yurt dışında ilgi görüyoruz ancak kendi memleketimizde aynı ilgiyi bulamıyoruz” diyen Turay, tüm zorluklara rağmen üretmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.



