HABER/Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU

Özgür Kadın Hareketi (TJA), Rojava'daki operasyonlara karşı ÇandAmed Kongre Merkezi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya sivil toplum ile siyasi parti temsilcileri, belediye eşbaşkanları, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda kadın katıldı.

Burada konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Diyarbakır Milletvekilli Ceylan Akça, “Hepimiz manşetlerini izliyoruz. ‘Rakka düştü’, ‘Deyrezor düştü’ manşetleri atılıyor. Bu, niyetlerini açıkça gösteriyor. Dünya Kürt halkına çok şey borçlu. Rakka’da DAİŞ vahşeti HTŞ bayrağı altında yapılmaya çalışılıyor. Ankara’da görülen DAİŞ üyesi için video çekip, kadınları hediye olarak getirdiklerini belirtiyorlar. Karanlık zihniyeti kadınlardan korkuyor. Korkmaktan haklılar. Bir felsefeyi, halkların umudunu öldüremeyecekler. Rojhilat, Afganistan, Rojava’da bunu bitiremeyecekler. Rojava Devrimi sürüyor. Özgürlüğü tadan bir kadına tekrar bir kelepçeyi takmak imkân değildir. Şuan cephede savaşan kadınlar bunu göstermiştir. ‘Jin jiyan, azadî’ felsefesi kazanacak. Bu fikriyatı kimse yenemez. Kürt kadınlarının direnişini durduramazsınız. Bu yüzden herkesi 25 Ocak günü İstasyon Meydanı’na çağırıyoruz” dedi.

“ROJAVA’DA BÜYÜK BİR DİRENİŞ VAR”

Rosa Kadın Derneği Başkanı Zeynep Sipçik ise, "Tüm hakların içinde olduğu bir direniş gösteriliyor. Binlerce kadın özgür bir yaşamı inşa etmek için yaşamını yitirdi. 10 yıldır Rojava halkı saldırılara karşı demokratik bir yaşamı inşa ettiler. Dünyaya umut oldular. 6 Ocak gününden bu yana kazanımlara dönük bir saldırı var. Kadınlar öncülüğünde Rojava halkı direniyor. Biz de sokakta her yerde Rojava için direneceğiz. Halkımız yapay sınırları tanımayarak bu direnişe ortak oldu. Kürler büyük bedeller vererek teslimiyeti kabul etmedi. 4 parça Kürdistan ve dünyanın her yerinde halklar Rojava için direniyor. Rojava direnişine sahip çıkmak aydınlık geleceğe sahip çıkmaktır. Kadınlar direndi, direnmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’dan Rojava’ya Kadın Isyanı2

BUCAK: KİRLİ OYUNLARDAN VAZGEÇİN

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak ise Rojava’nın kazanımlarına sahip çıkılması çağrısında bulunarak, “Rojava’nın kazanımları Diyarbakır’ın kazanımlarıdır. Katliamlara tanıklık ediyoruz. Örgütlü kadın mücadelesi bu katliamlara karşı olduğunu her seferinde dile getiriyor. Erkek devlet aklının bu zihniyetini kabul etmiyoruz. Rojava’nın hikayesi enternasyonalist hakların hikayesidir. Egemenlerin dayatmalarını kabul etmiyoruz. Rojava’da halklar kültürlerine, şehirlerine sahip çıktı. Orada hep birlikte halklar var. Kazanımlarımıza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Çoğulcu anlayış ile özgürlükçü ve demokratik zemini inşa edeceğiz. Demokratik ve barışçıl bir çözüm istiyoruz. Direnen kadınların yanında olmaya devam edeceğiz. Sayın Öcalan ile görüşme yürütenlere sesleniyoruz. Rojava’da yürütülen kirli oyunlardan vazgeçin. Kurduğunuz oyunlar sizi karanlığa götürecektir” dedi.

Diyarbakır’da beyaz esaretin keyif veren boyutu
Diyarbakır’da beyaz esaretin keyif veren boyutu
İçeriği Görüntüle

SANATÇILAR DA TEPKİ GÖSTERDİ

Kürt kadın sanatçılar adına konuşan Saliha Ayata ise Rojava’da ortak yaşamın hedef alındığını belirterek, “Çok kültürlü, çok dilli bir yaşam inşa edildi. Dünyanın örnek aldığı bir yaşam şuan inkarcı erkek devlet aklı tarafından hedef alınmış durumda. Kürtler ve diğer haklar dayatılan tekçi anlayışı kabul etmiyor” dedi.

ULUSLARARASI HUKUK

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Diyarbakır Şube Eşbaşkanı Zeynep Karayılan, Rojava’da savaş suçu işlendiğinde dikkat çekerek, “DAİŞ’e karşı direnen kadınların kazanımları hedefte. Kadın özgürlüğünün ortadan kaldırılması hedefte. Bu saldırılar uluslararası hukuku yok sayan bir saldırıdır. Uluslararası hukukun hareketi geçmesi aciliyettir. Rojava’ya dönük saldırılar derhal durmalı, etkin bir soruşturma açılmalı. Acil ve somut önlemler alınmalı. Rojava özgür, eşit ve onurlu yaşamın inşa edildiği bir yer. Direnenlere binlerce kez selam olsun” ifadelerini kullandı.

“BARIŞIN DİLİ OLAN İSLAM’I SAVAŞA ALET ETMEYİN”

Mezopotamya İslami Araştırmalar Derneği Eşbaşkanı Perva Önal ise Rojava’da yaşananların insanlık dışı olduğunu belirterek, barış dini olan İslam’ın savaşa alet edenlerin İslam düşmanı olduğunu söyledi. Önal, şöyle devam etti:

“Din adı altında bugün Rojava’da ve Suriye’de kirli bir savaş sürdürülmektedir. Bir Kürt kadını ve Müslüman bir kadın olarak, yaşananları kendi dinimin dışında ve insanlık dışı görüyorum. İslam; barışın, güvenliğin ve selametin dinidir. İslam’da savaş ancak meşru savunma hâlinde mümkündür. Eğer biri sana saldırıyorsa, kendini korumak için karşılık verirsin; bunun dışında dökülen her kan zulümdür.

Rojava ve Suriye’de ise egemen güçlerin desteklediği cihatçı gruplar, ‘Allah u Ekber’ diyerek insanları katletmekte, kadınları işkenceye uğratmakta ve öldürmektedir. Bu suçları işlerken Allah’ın adını kullanmaları, hem dine hem de insanlığa karşı işlenen ağır bir istismardır.

Açıkça bilinmelidir ki bu yapılanların İslam’la hiçbir ilgisi yoktur. Bu eylemler din dışıdır; İslam’da yeri yoktur. Zulmü meşrulaştırmak için Allah’ın adını kullanmak, en büyük günahlardan biridir.”

“KÜRTLERİN ÖNCÜLÜĞÜNDE BÜYÜK DEĞİŞİMLER OLDU”

Son olarak konuşan TJA aktivisti Ayla Akat Ata da, “2011’den bugüne Suriye Kürtlerin öncülüğünde çok büyük değişimlere uğradı. Kürtlerin statüsünün olmadığı zamanlardan ortak yaşamın inşa edildiği bir sürece geldik. Dünyanın gündeminde olan bir Rojava gerçekliği var. Haklar, dinler ortak yaşamı inşa ettiler. Dünya egemenleri bunu bir tehdit olarak gördü. Egemenler DAİŞ’lilere takım elbise giydirip öne sürdü. Kadınlar bu zihniyetini iyi biliyorlar. Kürt kadınlarının zılgıtlarından korkan bu barbar sürüsü egemenler tarafından ortaya sürülmüş durumda. Deniz Çiya’nın bedenini binalardan aşağı atarken dönüp Kürt kadın direnişine bakacaklar. Bizler özgürlük için kelebek olan kadınların direnişini biliyoruz. Örgütleneceğiz, örgütlü bir halk olacağız” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Güneş OCAĞA-Mehmet Rumet SOYLU