HABER-Güneş OCAĞA-Nermin ZENGİN
Demokratik Gelişim Enstitüsü (DPI), Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği (DOGÜNKAD), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası İş Kadınları Meclisi ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Girişimci Kadınlar Kurulu iş birliğiyle “Kadınlar Barışı Konuşuyor” başlıklı etkinlik düzenlendi.
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan DOGÜNKAD Başkanı Özlem Külahci Tanaman, "Bugün Diyarbakır’da bir araya gelmemiz tesadüf değildir. Bugün burada yalnızca bir toplantı gerçekleştirmiyoruz. Bugün burada, bu ülkenin en uzun, en derin ve en ağır meselelerinden birini konuşmak üzere bir aradayız. Biz bugün barışı konuşuyoruz" dedi.
"ARTIK ÇATIŞMAYI DEĞİL, BARIŞI KONUŞMALIYIZ”
"Türkiye’nin yakın tarihine baktığımızda çok önemli bir gerçekle karşılaşırız" diyen Tanaman, "Bu ülke aslında uzun yıllardır barışı konuşmaktadır. 1990’ların başından itibaren bu mesele farklı dönemlerde, farklı yöntemlerle gündeme gelmiştir. Zaman, zaman diyalog kapıları aralanmış, müzakere süreçleri başlatılmış, ve toplumun geniş kesimlerinde umut yeşermiştir. 1993 yılında ilk ciddi ateşkes tartışmaları gündeme gelmiş, 2009 yılında demokratik açılım süreci konuşulmuş, 2013 yılında ise çözüm süreciyle birlikte barış ihtimali toplumun çok daha geniş kesimleri tarafından hissedilmiştir. O dönemlerde Türkiye’nin dört bir yanında ortak bir ses yükselmiştir: Bu ülke artık çatışmayı değil, barışı konuşmalıdır" diye belirtti.
"BARIŞ ERTELENECEK BİR GÜNDEM DEĞİLDİR"
Dünya örneklerinde, uzun yıllar süren çatışmalar, ancak diyalog ve müzakere süreçleriyle sona erdiğini gösterdiğini ifade eden Tanaman, şöyle konuştu:
“Hiçbir yerde barış yalnızca askeri yöntemlerle inşa edilmemiştir. Barış, ertelenebilecek bir gündem değildir. Artık çok daha açık, çok daha net bir hakikati ifade etmek zorundayız: Türkiye’nin onlarca yıllık meselesi, zamana bırakılabilecek bir mesele değildir. Barış, bekledikçe güçlenen değil; geciktikçe ağırlaşan bir sorumluluktur.
Toplumun beklentisi açıktır: Barış konuşulmakla yetinilmemeli, somut adımlarla inşa edilmelidir. Ancak bugün artık çok daha açık, çok daha net bir hakikati ifade etmek zorundayız: Barış, yalnızca bir niyet değil; barış, aynı zamanda bir hukuk düzenidir. Kalıcı ve onurlu bir barışın inşası, ancak hukukun üstünlüğünün tartışmasız şekilde tesis edildiği, adalet duygusunun herkes için eşit ve erişilebilir olduğu bir zeminde mümkündür. Çünkü adalet, barışın sonucu değil; adalet, barışın ön koşuludur.
"HUKUKUN İŞLEMEDİĞİ BİR YERDE BARIŞ SÜRDÜRÜLEMEZ"
Hukukun işlemediği bir yerde barışın sürdürülemeyeceğine dikkat çeken Tanaman, “Bu yüzden bugün burada sadece barışı talep etmiyoruz; aynı zamanda adil, eşit ve güven veren bir hukuk düzenini de talep ediyoruz. Çünkü gerçek barış, ancak adaletin üzerinde yükselir. Bugünkü buluşmamızın adı “Kadınlar Barışı Konuşuyor.” Çünkü artık dünya çok net bir gerçeği kabul etmektedir: Kadınların dahil olmadığı barış süreçleri eksik kalır.Kadınların emeği, aklı ve dayanışmasıyla bu ülkenin geleceği daha adil, daha özgür ve daha barışçıl olacaktır.
DİYARBAKIR'DAN ÇAĞRI YAPILDI
Barış, ertelenemez. Adalet geciktirilemez. Barış, yalnızca konuşulan bir kavram olmaktan çıkmalıdır. Barış, toplumsal bir iradeyle yeniden inşa edilmelidir. Kadınların emeği, aklı ve dayanışmasıyla bu ülkenin geleceği daha adil, daha özgür ve daha barışçıl olacaktır. Bugün Diyarbakır’dan yükselen bu sesin, Türkiye’nin dört bir yanında yankı bulmasını diliyorum.”
SEDA YILMAZ BEREKATOĞLU: İŞ DÜNYASININ DAHİL EDİLMESİ ÖNEMLİ
Ardından söz alan DTSO Yönetim Kurulu Üyesi Seda Yılmaz Berekatoğlu, kadınların barış süreçlerindeki rolüne dikkat çekerek, bunun toplumsal kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğunu ifade etti. “Diyarbakır’da gerçekleştirilen bu anlamlı buluşma, kadınların yalnızca sosyal hayatta değil, siyaset ve ekonomide de ne kadar belirleyici bir aktör olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır” diyen Berekatoğlu, toplantıda farklı ülke deneyimlerinin paylaşılmasının yerel düzeyde yürütülen çalışmalara önemli katkılar sunacağını vurguladı.
Kuzey İrlanda örneğini hatırlatan Berekatoğlu, şöyle devam etti: “Özellikle Kuzey İrlanda örneği, kadınların barış süreçlerinde üstlendiği yapıcı rolü somut biçimde gözler önüne sermektedir. Türkiye’de de kadınların karar alma mekanizmalarında daha fazla yer alması, kalıcı barışın inşası açısından kritik önemdedir.
İş dünyasının bu sürece dahil edilmesi ise barışın ekonomik boyutunun daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır. Kadın girişimcilerin güçlenmesi, hem bölgesel kalkınmayı hızlandıracak hem de toplumsal barışa doğrudan katkı sunacaktır.
Sivil toplum, kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesi bu noktada büyük önem taşımaktadır. Diyarbakır’ın böylesi önemli bir toplantıya ev sahipliği yapması, kentimizin diyalog ve uzlaşı kültüründeki rolünü de güçlendirmektedir. Bu tür platformların artarak devam etmesini temenni ediyorum. Bugün burada kurulan her diyalog, paylaşılan her fikir ve geliştirilen her öneri; yarının daha huzurlu ve daha güçlü toplumunun temellerini oluşturacaktır.”
SERRA BUCAK: ÇOK KIYMETLİ VE ÖNEMLİ BİR BULUŞMA
Son olarak konuşan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak ise, şunları söyledi:
"Çok kıymetli ve önemli bir buluşma. Bu buluşmanın devamını sağlamak, bizler için hem belediyeler hem de kentler düzeyinde tarihsel bir sorumluluktur. Bu bilinçle hareket etmek zorundayız. Mezopotamya’nın kadim kentlerinden biri olan Diyarbakır’da bulunmak ayrıca büyük bir anlam taşımaktadır.
"BU COĞRAFYA UZUN YILLAR BARIŞ VE MÜZAKERE SÜREÇLERİNİ DENEDİ"
Bu coğrafya uzun yıllar boyunca barış ve müzakere süreçlerini denedi; ne yazık ki çoğu zaman başarısız deneyimler yaşandı. Ancak buna rağmen barış talebinden hiçbir zaman vazgeçilmedi. 2013-2015 yılları arasında yürütülen müzakere ve tartışma süreçlerine dair, usta yazar Yaşar Kemal’in yıllar önce dile getirdiği sözleri hatırlamak bugün hala büyük önem taşımaktadır.
"HERKES İÇİN ADİL VE EKOLOJİK BİR YAŞAM İNŞA EDİLMELİ"
Barış, yalnızca silahların susması ya da çatışmaların sona ermesi değildir; aynı zamanda herkes için adil ve ekolojik bir yaşamın inşa edilmesidir. Bu süreçlerde kadınlar son derece önemli bir rol oynamaktadır. Kadınların öncülük ettiği süreçlerin daha kalıcı ve barışçıl olduğu, hem dünya örneklerinde hem de kendi deneyimlerimizde açıkça görülmektedir.
"KARANLIK DÖNEMLERDE KADINLAR BARIŞIN HATTINI KURMAYI BAŞARDI"
Elbette bu coğrafyada yaklaşık 50 yıldır süren çatışmalar bağlamında kadınların deneyimi oldukça derin ve kapsamlıdır. Çatışmanın en zor ve karanlık dönemlerinde bile kadınlar, barışın yolunu açmayı ve bu hattı Türkiye'nin batısından doğusuna kadar kurmayı başarmıştır.”
KADINLARIN MÜCADELESİ SİNEVİZYONLA GÖSTERİLDİ
Yapılan konuşmaların ardından, kadınların dünya genelinde verdiği mücadeleye dair bir saatlik bir sinevizyon gösterimi yapıldı.
İLK OTURUMDA İRLAN'DA DENEYİMLERİ KONUŞULACAK
Devam eden programın ilk oturumda “Çatışma Çözümünde Kadınlar” başlığı ele alındı. Oturumda, Kuzey İrlanda Kadın Koalisyonu kurucu üyesi ve Kuzey İrlanda Meclisi eski başkan vekili Jane Morrice deneyimlerini katılımcılarla paylaşacak. Gazeteci ve sivil toplum uzmanı Emma DeSouza ise İrlanda’daki barış sürecinde sivil toplumun rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunacak.
DEM, PARTİ, AK PARTİ VE CHP'DEN DE KADINLAR KONUŞACAK
Etkinliğin öğleden sonraki bölümünde “Türkiye’de Kadınların Siyaset ve Barış Süreçlerindeki Rolü: Kadın Siyasetçilerin Bakışı” başlıklı oturum gerçekleştirilecek. Oturumda, AK Parti MKYK Üyesi Zeynep Alkış, CHP Parti Meclisi Üyesi Emine Uçak Erdoğan ve DEM Parti Şırnak Milletvekili ve aynı zamanda parti sözcüsü olan Ayşegül Doğan konuşmacı olarak yer alacak.