Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili Sezai Temelli, CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin verilen "mutlak butlan" kararına dair konuştu. Alınan kararı yargının siyasete müdahalesi olarak nitelendiren Temelli, Türkiye'nin esas gündemi olan Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne odaklanması ve alınan kararın geri çekilmesi gerektiğini belirtti.
Alınan karara birkaç açıdan yaklaşmak gerektiği vurgusunu yapan Temelli, "Her şeyden önce şunu belirtmek gerekir: Uzun bir süre önce yapılmış bir kongre var. Bu kongre üzerinden bu kadar zaman geçmiş ama buna rağmen böyle bir dava ile bir siyasi iradenin yok sayılması kabul edilebilir bir şey değildir. Bir ülkede 'Mutlak butlan davası' demek zaten o ülkede yargının siyasete müdahalesinin bir başka tarifi olduğunu gösterir. Bugün bizler yargının siyasete müdahalesinin son bulmasını beklerken yargı giderek daha fazla siyasete müdahale ediyor. Geçmişten bugüne baktığımızda da Kobanê davasından bu yana yargı siyasete müdahalesini arttırarak geldi. O günden beridir Türkiye'de hem siyasi kriz hem de yargı krizi derinleşti. Bu kararla birlikte ise bu durum bir kez daha karşımıza çıktı diyebilirim" ifadelerini kullandı.
'TÜRKİYE ESAS MESELESİNE ODAKLANMALI'
Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin hukuk, adalet, demokrasi ve barış mücadelesinin önemli bir zemini olduğunu ifade eden Temelli, sürecin Türkiye'nin demokratikleşmesi ve hukuk zeminin güçlenmesi açısından önemli olduğunu söyledi.
Abdullah Öcalan'ın atmış olduğu adımın Türkiye'deki siyasi krizleri sonlandırma gücüne sahip olduğunu belirten Temelli, "Bu adım aynı zamanda Kürt sorununun çözümü ile beraber demokratikleşme açısından da önemli bir adım. Şimdi böyle bir süreç içerisinde bu süreci sabote edecek her türlü gelişmeyle karşılaştık. 19 Mart sürecinde de bugün alınan 'mutlak butlan' kararında da bunu yaşadık. Yine Halep ve Rojava'da yaşanan gelişmelerde de bunu yaşadık. Bu nedenle insan dönüp bu meseleye baktığında: Sabotaj diyebileceğimiz bu adımların atılmasının bir tesadüf olmadığı kaygısına kapılıyor. 'Süreci baltalamak isteyenlerin hamleleri ile mi karşı karşıyayız. Yoksa iktidarın sürekli olarak meselenin çözümünden önce kendi hesaplarını ön plana almaysıyla mı karşı karşıyayız' bunları düşünmeden edemiyoruz. Bu karar biran önce geçersiz kılınmalı ve Türkiye esas meselesine odaklanmalı. Türkiye'nin esas meselesi bugün Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni kulvarına oturtmak, gerekli ivmeyi kazandırmak ve Türkiye'deki bu tür sorunların sonlanmasını sağlamak olmalı" diye belirtti.
'GÜÇLÜ BİR DAYANIŞMAYI ORTAYA KOYMAK ELZEMDİR'
Türkiye'de bulunan bütün demokrasi güçlerinin bir araya gelmeleri gerektiğine dikkat çeken Temelli, "Demokrasi güçleri, yapamadığı bir şeyi yapmalıdır; Kobanê davası açıldığında demokrasi güçleri gereken tavrı ortaya koyabilseydi, belki süreç böyle gelişmeyebilirdi ya da 27 yıllık bir tecrit sürecine karşı koyabilseydi bu hukuk dışılığı ve istisnayı kabul etmeyebilirdi. Dolayısıyla yine bir hukuk dışılık var ve bu hukuk dışılığa karşı bütün demokrasi güçleri ortak noktada buluşmak zorundadır. Tabi ilk başta CHP yönetimi ve kurullarına önemli görevler düşüyor ama parti ayrımı yapmaksızın hukuk ve demokrasi konusunda bu güçler güçlü bir mutabakatı yaratmalıdır. Aksi halde bu döngünün içerisinden çıkamayacağız. Dönüp baktığımızda dokunulmazlıkların kaldırıldığı günden bugüne sürekli olarak yargı eliyle siyaseti dizayn eden bir anlayışa karşı mutlaka barışı demokrasiyi hukuku ve adaleti savunanların güçlü bir dayanışmayı ortaya koyması elzemdir" diye konuştu.




