ÖZEL HABER - Mehmet Rumet SOYLU / Veli BALTACİ
Diyarbakırlı mali müşavirin zirve sevdası
— Güneydoğu Ekspres (@ekspreshaber_) February 15, 2026
🔗https://t.co/nFnCgyQeaD pic.twitter.com/hVYG5mE0jr
Gençlik yıllarında futbolla başlayan spor serüveni, bugün Türkiye’nin ve bölgenin en yüksek zirvelerine uzanan bir başarı hikayesine dönüştü.
Gençlik yıllarında futbol oynayan ve eğitimi sonrası başladığı mesleğiyle birlikte adrenalin gerektiren sporlarla devam eden Mali Müşavir Hasan Pekerli, Güneydoğu Ekspres Gazetesi'ne özel açıklamalarda bulundu.
ÖMRÜNÜN SON 15 YILINDA DAĞ SPORLARIYLA GEÇTİ
Bir dönem yaşadığı sakatlıklara rağmen spordan kopmadığını anlatan Pekerli, “Futbol sonrası Uzak Doğu sporlarıyla ilgilendim bir süre. Bir dönem sakatlık yaşamama rağmen sporu bırakmadım. Uzun yıllar boyunca her gün 10-15 kilometre koşuyorum, Spor zaten hep hayatımdaydı, disiplinli yaşam tarzını adına önemli. Son 15 yıldır da aktif olarak dağcılıkla ilgileniyorum. Diyarbakır Doğa Sporları Kulübü (DİDOSK) üyesi olmamın yanında Türkiye Dağcılık Federasyonu bünyesinde de eğitimler aldım" dedi.
PROFESYONEL EĞİTİM ŞART
Dağcılığın ciddi riskler barındıran bir spor olduğuna dikkat çeken Pekerli, “Bu alanda gelişmek ve bir yerlere gelmek isteniyorsa mutlaka profesyonel eğitim alınması gerekiyor. Ben kendim de yaz temel, kaya tırmanışı ve kış dağcılığı eğitimleri aldım. Kış kamplarında bazen metrelerce karın içinde iglo yaparak konakladık. Dağcılığın hem fiziksel hem de mental dayanıklılık gerektiriyor" diye konuştu.
TÜRKİYE’NİN ZİRVELERİNE TIRMANDI
Zirvelere tırmanmayı sevdiğini söyleyen Hasan Pekerli, “Türkiye’nin birçok önemli dağına tırmandım. Bunlar arasında; 5.137 metre ile Türkiye’nin en yüksek noktası olan Ağrı Dağı, Reşko (Ulu Doruk), Süphan Dağı, Erciyes Dağı ve Kaçkar Dağı. Son olarak İran’da bulunan ve 5.670 metre yüksekliğiyle Orta Doğu’nun en büyük dağlarından biri olan Demavend Dağı’na tırmandım. Önümüzdeki yıl Alpler’e tırmanma gibi bir planım var. Dağcılık ekip işidir. En az üç kişiyle tırmanış yapılması en uygunudur. Olası bir kazada, bir kişinin yaralının yanında kalması gerekiyor. Dağla inatlaşılmaz. Hava şartları uygun değilse mutlaka geri dönmek gerekir. Örneğin, Erciyes’te zirveye 100 metre kala çıkan ani tipi nedeniyle geri dönmek zorunda kaldık. Bir defasında da Nemrut’ta yoğun sis ve tipiden dolayı ancak ikinci gün zirve yapabildik" ifadelerini kullandı.
ZİREVEDE DALGALANAN BAYRAKLAR
Çıkılan zirveden bir şey paylaşmanın neredeyse gelenek haline geldiğini söyleyen Pekerli, “Arkadaşlarımız, Ağrı Dağı zirvesinde serbest muhasebeci mali müşavirlerin flamasını dalgalandırdı. Bazı dağcı arkadaşlar da, Reşko (Ulu Doruk) zirvesine Amed Spor bayrağını dalgalandırdılar. Güvenlik gerekçesiyle yıllarca riskli görülen bölgelere ancak son iki yıldır yeniden tırmanış yapılabiliyor. Bu da biz dağcıları son derece memnun eden bir gelişme" şeklinde konuştu.
KAYAK, VAZGEÇİLMEZLERİ ARASINDA
Dağcılığın yanı sıra kayak sporuyla da ilgilenen Pekerli, konuşmasının sonunda şunları söyledi:
Kayak sporu da benim için vazgeçilmez bir tutku. Türkiye’nin önemli kayak merkezleri Kars - Sarıkamış, Erzurum - Palandöken, Ergan Dağı Kayak Merkezi ve Haserek Kayak Merkezilerini sayabilirim. Medyaya sıklıkla çıkan Karacadağise daha çok günübirlik ziyaret ve piknik için tercih ediliyor. Doğa sporlarına ilgi duyanların mutlaka eğitim almaları, tek başına doğaya çıkmamaları ve uygun ekipman kullanmalarını şiddetle tavsiye ediyorum. Pamuklu kıyafetle dağa çıkılmaz. Doğru ekipman ve bilinç çok önemli. Her insan sağlıklı bir yaşam için mutlaka bir spor dalıyla uğraşmalı."



