Diyarbakır Organize Sanayi İş İnsanları Derneği (DOSİAD), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) seçimlerine ilişkin yaptığı açıklamada, seçim takviminin 21 günle sınırlandırılmasına tepki gösterdi. DOSİAD, adayların kendilerini tanıtması, üyelerin seçenekleri değerlendirmesi ve projelerin kamuoyunda tartışılması için yeterli süre tanınmadığını savundu.
DOSİAD: SEÇİMLERİ PROTESTO EDİYORUZ
“Sandığı öne alarak sekiz yılın hesabını geriye atamazsınız” DOSİAD’ın açıklaması şöyle:
“Sekiz yılın hesabı verilmeden, kentin ekonomik geleceğinin 21 günlük baskın seçim takvimine sıkıştırılmasını protesto ediyoruz.
Adayların hazırlanmasına, üyelerin seçenekleri değerlendirmesine ve projelerin tartışılmasına yeterli zaman tanımıyorsunuz. Bu acele, yönetiminizin sorgulanacağı ve alternatiflerin ortaya çıkacağı alanı daraltıyor.
İtirazımız kişilere değil, üyeleri ve toplumu seyirciye dönüştüren yönetim anlayışınadır. Çünkü temsilin temel sorumluluğu, temsil edilenlerin sözünü ve iradesini karar süreçlerine taşımaktır.
Demokrasi, yalnızca sandık kurmak değildir; özgürce tartışma, örgütlenme ve gerçek seçenekler arasında karar verebilme hakkıdır. Demokrasiyi savunmak için de bir koltuğa talip olmaya gerek yoktur.
Üyelerin güvenine sahipseniz bu telaş neden? İktidarı kaybetmekten neden bu kadar korkuyorsunuz?
“ÜYELERİN SEÇİMLERE KATILIMI DARALTILDI”
Yaklaşık 28.000 üyeli bir kurumda yalnızca 9.600 üyenin oy kullanabildiği, 18.400 üyenin iradesinin sandığın dışında kaldığı bir seçimden söz ediyoruz. Oy kullanabilecek üyelerden yaklaşık 2.600’ünün de adres beyanı ve işyeriyle ilgili gerekçelerle seçime katılmayacağı öngörülüyor. Böylece seçim, yaklaşık 7.000 seçmenin katılımıyla sınırlı kalabilecek bir zeminde yapılmak isteniyor.
Üyenin katılımını daraltarak demokratik temsil güçlendirilemez. Halkın geleceğini ilgilendiren bir kurum, dar bir çevrenin iradesine sığdırılamaz.
Üstelik kentin ekonomik ve toplumsal tablosu, tartışmayı daraltmayı değil, büyütmeyi gerektiriyor. Diyarbakır, 2025 Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması’nda 81 il arasında 66. sırada. Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliklerinin 2025 verilerine göre kentimizin ihracatı, Gaziantep’in ihracatının yalnızca %2,7’si düzeyinde. Gaziantep’te 400 binin üzerinde istihdam sağlanırken Diyarbakır OSB’de çalışan sayısı neden 10 binin altında? İşsizlikle mücadelede, istihdama katılımda ve en önemlisi kalkınmada neden ülkenin en gerilerindeyiz?
İş bekleyen gençlere, geçim mücadelesi veren halka bu tabloyu değiştirecek hangi somut ve sonuçları ölçülebilir programı sunuyorsunuz?
Böylesi bir tabloda kaybetmekten korktuğunuz nedir: Yönetim görevi mi, kimin söz sahibi olacağına tek başınıza karar verme gücü mü?
Yönetim değiştiğinde hangi kararların, kaynak kullanım tercihlerinin ve yerine getirilmeyen vaatlerin sorgulanmasından çekiniyorsunuz?
“SEKİZ YILDA HANGİ HEDEFLERİ GERÇEKLEŞTİRDİNİZ?”
Sekiz yılda hangi hedefleri koydunuz, hangilerini gerçekleştirdiniz? Tamamladığınız projelerin üretime, ihracata, gençlerin istihdamına ve halkın yaşam koşullarına katkısını; başlangıç verileri, hedeflenen değerler ve gerçekleşen sonuçlar üzerinden, resmî kaynaklara dayalı olarak açıklayın. Projeleriniz sayesinde kaç kişiye kalıcı iş sağlandı? Kaç işletmenin ihracata başlamasına katkı sunuldu? Gelir ve refahta hangi ölçülebilir iyileşmeler gerçekleşti?
Faaliyetleri sıralamakla yetinmeyin; ölçülebilir sonuçlarını ortaya koyun. Yeni dönem programınızı da takvimi, bütçesi, sorumluları ve yıllık sayısal hedefleriyle kamuoyuna sunun. Üyelerin ve halkın gerçekleşmesini izleyebileceği açık taahhütlerde bulunun.
Üyenin görevi sizi onaylamak değildir. Sizin göreviniz üyeye hesap vermektir.
Seçim takvimini uzatın. Adaylara hazırlanma, üyelere tartışma ve karar verme zamanı tanıyın. Tüm üyelerin iradesini kapsayacak demokratik ön seçimin önünü açın.
Sandığı öne alarak sekiz yılın hesabını geriye atamazsınız.
Bu kentin iradesi makamlarınızdan, halkın geleceği koltuklarınızdan büyüktür.”



