ÖZEL HABER/Güneş OCAĞA-Ceren AKYIL

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya, İran’daki protestolar ve olası ABD müdahalesinin bölge ekonomisine etkilerini değerlendirdi. Kaya, bölgedeki istikrarın ekonomik büyüme için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayarak, özellikle Doğu Anadolu’daki turizm gelirlerinin önemli bir kısmının İranlı turistlerden sağlandığını söyledi. Kaya, “Bu durum, Güney sahillerinden Diyarbakır’a kadar geniş bir coğrafyada ekonomik etki yaratmaktadır” dedi.

KAYA’DAN EKSPRES’E ÖZEL DEMEÇ

Gazetemiz Güneydoğu Ekspres’e konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya şunları ifade etti:

“İran’da geçmişte de dönemsel iç karışıklıklar yaşanmıştır. Ancak İran, Suriye ya da Irak gibi bir ülke değildir. Binlerce yıllık devlet geleneğine sahip olan bu ülkede ani bir rejim değişikliği ya da köklü bir yapısal dönüşüm ne İran’ın ne de bölge ülkelerinin önceliğidir. Aksi bir durumda, yani rejimin yıkılması halinde, sadece İran değil tüm bölge için ciddi sorunlar ortaya çıkacaktır.

Dtso Başkanı Kaya2-1

“İRAN ETKİSİ BÜYÜK BİR ÜLKE”

İran bölgesel etkisi yüksek bir ülkedir. Bugün zayıf görünen Suriye’de dahi İran’ın etkili unsurları bulunmaktadır. Irak’ta ise merkezi hükümetin ana omurgasını büyük ölçüde İran politikası şekillendirmektedir. Türkiye’nin Irak ile yaptığı ticarette en büyük rakiplerinden biri de yine İran’dır. İran, Irak’a resmi olarak beş sınır kapısından ticaret yapmasına rağmen, 10–15 civarında gayriresmi kapı üzerinden de yoğun bir ticaret yürütmektedir. Özellikle Süleymaniye bölgesinde İran’ın ticari ağı oldukça güçlüdür ve bu alanda Türkiye’ye kıyasla daha avantajlı bir konumdadır.

“İSTİKRAR TİCARETİ BÜYÜTÜR”

Bölgede istikrar sağlanmadan ekonomik gelişmeden söz etmek mümkün değildir. Bu durum İran, Irak ve Suriye için olduğu kadar Türkiye için de geçerlidir. İstikrarsızlık ortamından ticari kazanç elde etmeyi beklemek gerçekçi değildir. Oysa istikrar, ticaretin büyümesini sağlar. Türkiye, bulunduğu coğrafyada güçlü bir ekonomiye sahiptir ve bu ekonomik güç aynı zamanda dış yatırımları çekme potansiyeli yaratır. İran, Irak ve Suriye’nin Avrupa pazarına açılmasında Türkiye kilit bir konumdadır. Bu nedenle bu ülkelerde istikrarlı yönetimlerin varlığı, Türkiye ekonomisi açısından da olumlu sonuçlar doğurur.

Dtso Başkanı Kaya4

“DENGELİ VE İSTİKRARLI BİR POLİTİKA ŞART”

Ancak Türkiye’nin bu doğrultuda dengeli ve kapsayıcı bir politika geliştirmesi gerekmektedir. Sadece güvenlik eksenli ve tek bir yapıya dayalı politikalar, ticarette gerilemeye yol açmaktadır. Nitekim Türkiye, 2014 yılında Irak’ın en büyük ihracatçısıyken bugün üçüncü sıraya gerilemiştir. Bu boşluğu Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin doldurmuştur. Bunun temel nedeni, Türkiye’nin Irak’a ağırlıklı olarak güvenlik perspektifiyle yaklaşmasıdır. Benzer hatalar bugün Suriye politikasında da tekrarlanmaktadır.

“İRAN’DAKİ İSTİKRAR TÜRKİYE’NİN TİCARETİ İÇİN ÖNEMLİ”

İran söz konusu olduğunda da benzer bir yaklaşım geçerlidir. İran’ın istikrarına, demokratikleşmesine ve ekonomik gelişimine değer vermek, Türkiye’nin ticari çıkarları açısından hayati önemdedir. İran’da yaşanacak bir karışıklık, yeni bir savaş riskini beraberinde getirir. Böyle bir durumda ülkeler sınırlarını kapatır; turizm ciddi şekilde zarar görür ve zaten sınırlı olan ekonomik ilişkiler tamamen durma noktasına gelir.

Dtso Başkanı Kaya3

Diyarbakır'daki güvercin otelinde yangın çıktı, 100 kuş telef oldu
Diyarbakır'daki güvercin otelinde yangın çıktı, 100 kuş telef oldu
İçeriği Görüntüle

“DOĞUNUN TURİZM GELİRİ İRAN’DAN”

Özellikle Doğu Anadolu illerinde turizm gelirlerinin önemli bir bölümü İranlı turistlerden sağlanmaktadır. Ağrı, Iğdır ve Van gibi iller bu durumdan doğrudan etkilenmektedir. Güney sahillerinden Diyarbakır’a kadar geniş bir coğrafyada ekonomik etki yaratmaktadır. İran ile sınır komşusu olan illerin büyük kısmı Kürt illeridir ve bu bölgeler arasında güçlü sosyal ve ticari bağlar bulunmaktadır. Van başta olmak üzere ticaret odaları ile İranlı muhataplar arasında yoğun bir karşılıklı etkileşim mevcuttur. Diyarbakır da bu etkileşimden payını almaktadır.

“İRAN İÇİN EN BÜYÜK ENGEL ULUSLARARASI AMBARGO”

İran ile ticaretin önündeki en büyük engel, uluslararası ambargolardır. İran’ın en önemli ihraç ürünleri olan doğal gaz ve petrol başta olmak üzere, mermer ve çeşitli hammaddeler Türkiye ve bölge ekonomileri için büyük bir potansiyel taşımaktadır. Ancak ambargolar bu potansiyelin hayata geçirilmesini engellemektedir. Bu nedenle bugün İran ile ilişkilerde en önemli gelir kalemi karşılıklı turizm faaliyetleridir.

“İRAN, TÜRKİYE’NİN İLK BEŞ TİCARET ORTAĞI”

Türkiye’nin İran’a yönelik ihracatı oldukça sınırlıdır ve İran, Türkiye’nin ilk beş ticaret ortağı arasında yer almamaktadır. Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 50-55’i Suriye ve Irak gibi güney komşularına yöneliktir. Azerbaycan ve Rusya’ya yönelik ihracat ise daha çok tekstil sektörüne bağlı olarak dönemsel artış göstermektedir. İran ve Irak ile yapılan ticaretin önemli bir kısmı sınır ticareti şeklinde ve çoğu zaman kayıt dışı olarak gerçekleşmektedir.

“BÖLGESEL HUZUR EKONOMİK GELECEK İÇİN VAZGEÇİLMEZDİR”

Sonuç olarak, Türkiye’nin ticaretini geliştirebilmesi için güvenlikçi politikalardan uzaklaşıp, istikrarı ve ekonomik iş birliğini önceleyen bir yaklaşım benimsemesi gerekmektedir. Bölgesel huzur ve istikrar, hem Türkiye’nin hem de komşu ülkelerin ekonomik geleceği için vazgeçilmezdir.”

Yönetim Kurulu ve İstişare Kurulu’ndan oluşan heyetimiz, Irak Kürdistan Bölgesi’nde bir dizi ziyarete başladı. Ziyaretin ilk gününde, Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Sayın Mesrûr Barzanî ile Bölgesel Yönetim önceki Başkanı ve Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Sayın Mesud Barzani’yle görüşüldü. Ziyarette başta Amedspor olmak üzere kültür ve spor alanında işbirliğinin yanı sıra bölgesel gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.

Muhabir: Güneş OCAĞA / Ceren AKYIL